5.sınıf türkçe çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5.sınıf türkçe çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı

5.SINIF TÜRKÇE ÇALIŞMA KİTABI CEVAPLARI

FCM YAY  ADA YAY    MEB YAY

Ekstra Bilgi:
Dinin bireyi esas almasının sebepleri nelerdir?
İnsan ruhsal yapısı itibariyle bir takım değerlere sahip olarak doğar. O aynı zamanda, irade, akıl ve düşünce sahibi bir varlıktır. Her sağlıklı birey bu melekelere sahiptir. İşte insan, diğer canlılarda olmayan bu özelliklerinden ötürü, bireysel anlamda sorumludur. Diğer canlıların davranışları önceden, üyesi bulunduğu türe özgü olarak verilmiş, artık o türe mensup canlılar aynı  davranışları gösterirler. İnsanın ise fiziksel olarak aynı yapıda olmalarına rağmen, değişik davranışlar göstermesi, birine hoş gelen bir şeyin diğerine hoş gelmemesi, sahibi olduğu melekelerden kaynaklanır.

Yeryüzündeki dinlere bakıldığında emir ve yasakların öncelikle bireye  yönelik olduğu  görülür.  İlahi  dinlerde  de  ilk  insan  ve  ilk  peygamber  Hz.  Adem(a.s.)’dir. Dolayısıyla dinin ilk emir ve yasakları da O’na teklif edilmiştir. Yani din ilk insanla başlamıştır.

Âdem(a.s.)’e teklif edilen emir ve yasaklardan elbette öncelikle kendisi sorumludur. Yani kendisine teklif edilenleri yerine getirip getirmemesinden ötürü göreceği mükafat ta, ceza  da  ferdidir.  Çünkü  fert  eylemlerini  kendi  akıl ve  iradesiyle  yapar.  Nitekim Kur’anda Allah buyurdu ki “Ey Adem, sen ve eşin cennette  yerleşip, dilediğiniz yerden   yiyin.  Ancak   şu   ağaca   yaklaşmayın!  Yoksa  zalimlerden  olursunuz.” (Araf  suresi, 19. ayet)  Görüldüğü gibi emir ikisine birden yöneliktir. Yani sorumluluk açısından fert fert ikisi de sorumlu tutulmuştur.

İslam dini de bireyi esas almakla, getirmiş olduğu emir ve yasakların  öncelikle bireylerin hayatlarında yer etmesini istemektedir. “…Emrolunduğun gibi dos doğru ol…”(Hud suresi, 112. ayyet) ayetiyle öncelikle dürüstlük ve doğruluğun peygamberin hayatında yer etmesi istenmektedir.

Sorumluluk sahibi insanın eylemlerinin neticesini de bireysel anlamda  görecek olması dinin bireyi esas aldığının işaretidir. “… Hiçbir günahkar, diğerinin  günahını çekmez…”(Zümer  suresi, 7. ayet) Başka bir ayette de   Kim  zerre  miktarı  hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre  miktarı şer işlemişse onu görür.”(Zilzal suresi, 7-8. ayetler) Görüldüğü gibi ayetlerde dinin emir ve yasaklarından her bireyin ayrı ayrı soruml tutulacağı anlaşılmaktadır. Öncelikle  bireyin  kendi  davranış ve  fiilleri düzeltilmek istenmektedir.
 “Ancak tövbe edip, hallerini  düzeltenler, Allah’a sımsıkı sarılıp, dinlerini (ibadetlerini) yalnız  onu için  yapanlar  başkadır İşte  bunlar  müminlerle  beraberdir…” (Nisa suresi, 146. ayet) Başka bir ayette de “…Gerçek  şu ki: sizden kim bilmeyerek  bir kötülük  yapar, sonra ardında tövbe edipte kendini ıslah ederse, bilsin ki Allah çok  bağışlayan,  çok  esirgeyendir.”  (En’am  suresi,  54.ayet)   İnsanın iyiyi  güzeli seçmesinin tamamen kendi özgür iradesinde olduğu belirtilmektedir.  u ayette açıkça gösteriyor ki din öncelikle bireyi esas almaktadır. “ve de ki: Hak Rabbinizdendir. Öyle ise dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin…”(Kehf suresi, 29. ayet)

Allah; sağlıklı her insana doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, güzel olanı çirkinden ayırt edebilme kabiliyeti vermiştir.

Gönderdiği  kitaplarla  da  onların akıl ve  düşüncelerini kullanarak,  doğru  yolu bulmalarını istemiştir. “Dinde zorlama  yoktur…”(Bakara suresi, 256. ayet) ayeti ile de bireylerin dini kabul etmelerini de tamamen özgür iradelerine bırakmıştır.
Sponsorlu Bağlantılar 2
banner