6.sınıf fen konu anlatımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6.sınıf fen konu anlatımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma

canlılarda üreme büyüme ve gelişme kavram haritası

















Problem çözme
Günlük yaşantımızda birçok güçlükle karşılaşır, güçlüğün nereden geldiğini araştırarak sorunu belirleriz. Belirlediğimiz sorunun çözümü için yöntemler arar, en olası çözümü seçerek uygularız; bazan doğru çözüme ulaşarak bizi rahatsız eden güçlükten kurtuluruz. Bu bir deneyimdir. Öyleyse deneyimimizle ne öğrenmiş olabiliriz? Herşeyden önce, ileride aynı güçlükle karşılaşırsak, aynı yöntemle sorunu çözüp güçlükten kurtulacağımızı düşünürüz. Böylece sorunu, çözüm yolunu ve güçlükten kurtulmayı ileride karşılaşacağımız güçlüklere genellemekteyiz. Problemin doğru çözüme götürmesi halinde hem problem içeriğini hem de çözüm yolunu öğrenmiş oluruz. Bunlardan birincisi bilgi olarak, ikincisi de yöntem olarak kendi zihnimizde yer alır. Deneyim sonunda hem içerik hem de çözüm yolu problemi çözen kişinin kendi malı olur.
Problem çözme bir düşünme yöntemi olarak John Dewey tarafından felsefeye getirilmiştir. Bu filozof eğitim sorunlarıyla da çok uğraştığı için problem çözme yöntemine dayanan öğretme ve öğrenme metotları eğitime girmiş; eğitim uygulamalarını uzun yıllar büyük ölçüde etkilemiştir. Diğer bir ünitede problem çözmeye dayanan fen öğretimi yöntemleri ayrıntılarıyla incelenmektedir.
Düşünme ve etkinlik soruları
1 Öğrencilere somut yaşantıları olmaksızın, örneğin sözel tanımlar yoluyla, kavram kazandırmak mümkün müdür?
2 Somut gözlemlere dayandırılamayan soyut kavramlar nasıl öğretilebilir?
3 Bilgi edinmeye ilişkin yöntem bilgi ve beceriler nasıl kazandırabilir?
4 Hazır kaynaklardan edinilen bilgiler niçin kolay unutulur? Hazır kaynaklardan edinilen bilgilerin daha kalıcı olması nasıl sağlanabilir?
5 Öğrenciler öğretmenlerini "yanılmaz otorite" olarak görürler. Öğrencilerde öğretmenin yanılabileceği düşüncesi nasıl geliştirilebilir?
6 Fen derslerinde öğretmenin hangi davranışı Öğrencilere örnek olur?
7 Öğrenilen bir ilkeyi irdelemek hangi koşullarda ilkenin transfer olasılığını artırabilir?
8 Problem çözmede öğrencinin sınadığı yöntem doğru çözüme götürmezse hangi davranışlar beklenebilir?

6.sınıf 8.ünite Yer kabuğu nelerden oluşur ünite özeti

ÖZET
- Üzerinde yaşadığımız yer kabuğu mineral ve taş parçalarından oluşan kayaç adı verilen yapılardan oluşur. Kayaçlar oluşum şekillerine göre üçe ayrılırlar:
a. Magmatik kayaçlar; yerin derinliklerinde akkor (erimiş) hâldeki magmanın yerin içine ya da yüzeye yakın veya yüzeyde soğuyarak katılaşması ile oluşan kayaçlara magmatik kayaçlar adı verilir. Volkanik püskürmelerle oluştuğu için diğer bir adı da püskürük kayaçlardır. Granitler, bazaltlar, sünger taşları magmatik kayaçlara örnektir.
b. Tortul kayaçlar; yeryüzü üzerindeki magmatik kayaçlar uzun yıllar süren zaman içinde sıcaklık , yağış , rüzgâr vb. dış etkilerle ufalanır. Ufalanan bu mineral ve taş parçacıklarına tortu denir. Meydana gelen tortular rüzgâr ve suların yardımıyla başkalaşıma uğrayarak tortul kayaç oluşturacakları kendileri için uygun ortamlara taşınır. Her taşınan tortunun üzerine aynı yollarla başka tortular da gelir ve bu tortular zamanla çökerek tortullaşır. Her gelen tortu diğer tortulara baskı yapar, tortu tabakaları kalınlaşır ve katılaşır. Buna göre tortul kayaçlar dört değişik
şekilde oluşabilirler; erozyon , taşınma , birikme , sıkışma. Kalkerler, travertenler, alçı taşları , kireç taşı , çakıl taşı , kum vb. bu kayaçlara örnektir.
c. Başkalaşım kayaçları; sıcaklık , basınç ve suların etkisi altında kalan magmatik ve tortul kayaçlar zamanla değişikliğe uğrayarak başkalaşım kayaçlarını oluştururlar. Bu kayaçlar kimi yönden oluşturdukları kayaçlara benzeseler de farklı özellikler gösterirler. Isı ve basınç etkisiyle kristal bir yapıya dönüşürler. Mermerler, mikeşistler, kuvarslar başkalaşım kayaçlarına örnektir.
- Kayaçlar oluştukları günden bugüne kadar geçen sürede çeşitli değişikliklere uğramıştır. Görüntüde bulundukları yerden hareket etmiyorlarmış gibi dursalar da aslında onlar sürekli değişimin birer parçasıdır. Kayaçların geçmişten bugüne doğal yollarla devam eden bu dönüşümüne kayaç döngüsü denir. Bu döngüyü devam ettiren etken doğal olaylardır.
- Ekonomik değeri olan kayaçlara maden denir. Ülkemiz madenler bakımından zengin bir ülkedir. Madenlerimizin tamamı henüz belirlenememiştir. 
- Tarih öncesinde yaşamış pek çok şekilde yok olmuş ölen bir canlının yumuşak dokuları diğer canlılar tarafından tüketilmiş ya da bakteriler tarafından çürütülerek yok edilmiştir. Birçoğunun ölümü sırasındaki ortam bu canlıların günümüze kadar gelebilmesi için uygun olmadığından bu canlılara ait kalıntıların günümüze kadar ulaşması mümkün olmamıştır. Ölen bir canlıya ait kalıntıların günümüze kadar ulaşabilmesi için hava ile temasının kesilmesi gerekir. Uygun şartlar sağlanarak havayla teması kesilen bu türden kemik, iskelet, kabuk ve yaprak gibi kalıntıların
uzun süren  bir süreç içinde taşlaşarak günümüze kadar ulaşmış yapıların tümüne fosil  denir.248
- Fosiller, bir yandan kendileri hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlarken diğer taraftan bulunduğu katmanın oluşum tarihi ve oluşum biçimi hakkında bilgi verir. İçinde bulunduğu katman hakkında bilgi edinmemizi sağlar.
- Oluşum süreci ile oluşum sırasında canlı atıklarının olması sebebiyle bu yakıt türlerine fosil yakıtlar denilmektedir.
- Doğada ilk canlının oluşumundan günümüze kadar geçen zaman içinde çok sayıda canlının olduğunu, bunların pek çoğunun günümüzde yaşamadıklarını fosiller yardımı ile öğreniyoruz. Soyu tükenmiş olan pek çok canlıyı tanımamızda fosillerin varlığı inkar edilemez bir gerçektir.
Fosilleri ve özelliklerini inceleyen bilim dalına bilim dünyasında paleontoloji, bu bilim dalı ile uğraşan bilim insanlarına ise paleontolog denilmektedir. Bu insanlar fosillerle ilgili olarak inceleme ve araştırma yaparlar. Bu incelemeler sonucunda geçmiş dönemler ve fosili bulunan canlı hakkında da bilgi sahibi oluruz. Ayrıca bu incelemeleri yapan paleontologlar yaptıkları incelemeler sonucu Dünya’da meydana gelen iklim ve yeryüzü değişimleri hakkında fosiller yardımı ile milyonlarca yıl öncesine ışık tutarlar. - Toprak; çok uzun yıllar boyunca rüzgâr ve suyla küçük parçalara bölünen kayalardan oluşmuştur. Toprak özelliklerine göre çeşitlilik gösterir:
a. Tarım için en elverişli toprak humuslu topraktır. Koyu renkli, yumuşak ve çok verimli olan bu toprak türü bünyesinde bitki ve hayvan kalıntılarını barındırır.
b. Seramik, tuğla, kiremit vb. ürünlerin yapımında kullanılan toprak türü killi topraktır.
İçeriğinde bol miktarda kil bulunur. İşlendiğinde sert bir yapıya sahip olan bu toprak türü ısıya dayanıklıdır ve asitlerden etkilenmez.
c. Suyu toprağın altına çabuk ulaştıran, su tutma özelliği olmayan toprak türüne kumlu toprak denir. Özellikle pamuk üretiminde bu topraktan yararlanılır.
d. Yapısında bol miktarda kireç barındıran topraklara da kireçli toprak adı verilir. Bu toprak türü tarıma elverişli değildir. Gevşek bir yapıya sahip olan bu toprak türü su tutmaz.
- Kayaçlar oluştukları günden bugüne kadar geçen sürede çeşitli değişikliklere uğramıştır. Görüntüde bulundukları yerden hareket etmiyorlarmış gibi dursalar da aslında onlar sürekli değişimin birer parçasıdır. Kayaçların geçmişten bugüne doğal yollarla devam eden bu dönüşümüne kayaç döngüsü denir. Bu döngüyü devam ettiren etken doğal olaylardır.
- Çeşitli etkilerle yeryüzünde bulunan kayaçların ve organik maddelerin bozulup parçalanması sonucu oluşan ve yer kabuğunu ince bir tabaka hâlinde kaplayan toprağın akarsu, çığ, rüzgâr vb. gibi çeşitli dış etkenlerle yer değiştirmesine erozyon denir. Bu olay sonucunda toprağın verimli katmanı ortadan kalkar.
- Yağan yağmurlar, sert esen rüzgarlar ya da akan bir nehrin sebep olduğu erozyon şiddeti, bitki örtüsünün seyrekliği ve arazi eğiminin de etkisi ile orantılı olarak artar.
- Yaşadığımız zamandan sonrasını da düşündüğümüzde erozyonu önlemek için çaba sarf etmeli, ülkemizin çöl olmasını istemiyorsak erozyondan korunma yollarına başvurmalı ve erozyonla mücadele etmenin önem vermeliyiz.
- Dünyamızın 4/3’ü sularla kaplıdır. Bunlardan bir kısmı yer altında soğuk veya sıcak sular hâlinde bulunurken bir kısmı ise yer yüzünde bulunurlar. Okyanuslar, denizler, göller, nehirler, buzullar Dünya yüzeyinde bulunan ve bizim görebildiğimiz sulardır. Bunların haricinde bizim göremediğimiz yer altında da gerek sıcak gerekse de soğuk su bulunmaktadır.
- Sızma sonucu yer altında biriken bu suların yer yüzüne kendiliğinden çıktığı yerlere kaynak denir. Kaynak sularının bir kısmı soğuk, bir kısmı da sıcak ya da ılıktır. Buna göre kaynak suları;
a. Soğuk su kaynakları,
b. Sıcak su kaynakları olmak üzere iki grupta incelenebilir.
- Sıcak su kaynaklarına termal kaynak adı da verilir. Yurdumuz termal kaynaklar yönünden zengin bir ülkedir.
- Sıcak suların bir kısmı da magmadan gelen kızgınlığın etkisiyle iyice ısınıp bazı mineralleri de eritip bünyelerine katarak yer yüzeyine çıkarlar. Bu sulara maden suları denir.
- Kimi yer altı suları bazı hastalıkların tedavi sürecinde kullanılır. Hastalıklara iyi geldiği söylenen kaynak sularına ise içme veya içmece adı verilir.
- Yer yüzünün şekillenmesinde rüzgârların, akarsuların, yağışların vb. etmenlerin rol oynadığını biliyoruz. Yer kabuğunun oluşum sürecinde meydana gelen yeryüzü şekillerine doğal anıtlar denir. Buna göre travertenler, şelaleler, göller birer doğal anıttır.
- Bunlar yüzeyde olan değişikliklerdir.Yer altında bulunan ve en az bir kişinin sığabileceği genişlikte olan boşluklara mağara denir. Bu mağaralar bir kişinin ancak sığabildiği yerler olabileceği gibi kilometrelerce uzunluk ve genişlikte de olabilirler. Bazı mağaralarda tavandaki çatlak veya tabakaların arasındaki suyun sızmasıyla sarkıt (tavanda ise) ve dikitler (tabanda ise) oluşmuştur. Ülkemizin 2/5’i mağara turizminin gelişimine uygun kayalardan meydana gelmiştir. Bu mağaraların büyük bir bölümü Batı ve Orta Toros dağlarında yer alırlar.

Doğal anıt ne demektir? Yer Kabuğunun Doğal Anıtları

Yer yüzünün şekillenmesinde rüzgârların, akarsuların, yağışların vb. etmenlerin rol oynadığını biliyoruz. Yer kabuğunun oluşum sürecinde meydana gelen yeryüzü şekillerine doğal anıtlar denir. Buna göre travertenler, şelaleler, göller birer doğal anıttır.
Bunlar yüzeyde olan değişikliklerdir.Yer altında bulunan ve en az bir kişinin sığabileceği genişlikte olan boşluklara mağara denir. Bu mağaralar bir kişinin ancak sığabildiği yerler olabileceği gibi kilometrelerce uzunluk ve genişlikte de olabilirler. Bazı mağaralarda tavandaki çatlak veya tabakaların arasındaki suyun sızmasıyla sarkıt (tavanda ise) ve dikitler (tabanda ise) oluşmuştur.
Ülkemizin 2/5’i mağara turizminin gelişimine uygun kayalardan meydana gelmiştir. Bu mağaraların büyük bir bölümü Batı ve Orta Toros dağlarında yer alırlar. Doğal anıtlar hem tarih boyunca insanlığın geçirdiği serüvenlerin şahitleridir hem de bulundukları ülkelerin başlıca zenginlik kaynaklarıdır.Doğal anıtların bir çoğu millî parklar bünyesine alınmıştır. Doğal güzelliklerimize sahip çıkmalıyız. Birey olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeliyiz.

Yer Altı ve Yer Üstü Suları nelerdir? Yer Altı ve Yer Üstü Sularının özellikleri, artezyen nedir? Maden suyu nedir? İçme, içmece nedir?

Okyanus, deniz, göl ve akarsular yerin yüzeyindedir ve yer üstü suları olarak dlandırılırlar. Sıcak ve soğuk su kaynakları ise yer altı sularını oluştururlar. Her iki suyun da temel kaynağı yağmurlar ve kar sularıdır. % 75’i sularla kaplı olan Dünya’daki suyun büyük bir çoğunluğu tuzlu su olduğundan içilebilir değildir. Çok az miktarı içilebilir niteliğe sahip olan tatlı sudur. Tatlı su miktarının büyük bir çoğunluğu buzullardadır. Buzullardan sonra sırayı yer altı suları alır. Yüzeyde kalan (yer üstü suları) bölüm ise su miktarının oldukça az bir bölümünü oluşturur.
Yüzey suyu diye adlandırdığımız bölümde de öncelikle göller, bataklıklar ve geriye kalan küçük bir kısmını da nehirler oluşturur.
Sızma sonucu yer altında biriken bu suların yer yüzüne kendiliğinden çıktığı yerlere kaynak denir. Kaynak sularının bir kısmı soğuk, bir kısmı da sıcak ya da ılıktır.
Buna göre kaynak suları;
a. Soğuk su kaynakları,
b. Sıcak su kaynakları olmak üzere iki grupta incelenebilir.
Sıcak su kaynaklarına termal kaynak adı da verilir. Yurdumuz termal kaynaklar yönünden zengin bir ülkedir. Sıcak suların bir kısmı da magmadan gelen kızgınlığın etkisiyle iyice ısınıp bazı mineralleri de çözüp bünyelerine katarak yer yüzeyine çıkarlar. Bu sulara maden suları denir.
Kimi yer altı suları bazı hastalıkların tedavi sürecinde kullanılır. Hastalıklara iyi geldiği söylenen kaynak sularına ise içme veya içmece adı verilir.

Erozyon nedir? Erozyon nasıl önlenir? Erozyonun sebepleri nelerdir? TEMA vakfı

Günümüzden on binlerce yıl öncesinde oluşan toprak; bu oluşumunu günümüzde de hâlâ devam ettirmektedir. Çeşitli etkilerle yeryüzünde bulunan kayaçların ve organik maddelerin bozulup parçalanması sonucu oluşan ve yer kabuğunu ince bir tabaka hâlinde kaplayan toprağın akarsu, çığ, rüzgâr vb. gibi çeşitli dış etkenlerle yer değiştirmesine erozyon denir. Bu olay sonucunda toprağın verimli katmanı ortadan kalkar. Günümüzde Dünya’nın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de verimli toprakların yoksullaşması ve kullanılmaz hâle gelmesi ilerde insanlık için dönüşü olmayan sonuçlar doğuracaktır.
Yapılan çalışmalar sonunda her yıl ülkemizde Kıbrıs adasının yüzeyinin 25 katı kadar verimli toprağımızın kaybolduğunu göstermektedir. Erozyon olayı; ormanların tahribi, toprağın yanlış kullanımı ve meraların yok edilmesi ile günden güne artmaktadır. Erozyon olayının toprağın verimini düşürdüğü, çölleşmeye sebep olduğu, suların kirli kalmasına sebep olduğu ve ürün kalitesini düşürdüğü de dikkate alındığında tehlikenin ciddiyeti daha da ürkütücü bir hâl almaktadır. Doğal erozyonla birlikte ormanların ve yeşil alanların ölçüsüz ve kontrolsüz kullanılması sonucu oluşan toprak kaybı; toprağın niteliğinin bozulmasına dolayısıyla da canlıların yaşam ortamlarının bozulmasına neden olacaktır.
Erozyon nasıl önlenir?
Erozyonu önlemenin değişik yoları olmakla beraber, bunlardan en önemli ikisi ağaçlandırma ve teraslama çalışmalarıdır. Teraslama çalışması eğimli arazilerde toprağın önüne eğime dik olacak şekilde set kurulmasıdır.
TEMA Vakfı
Çevresel sorunlara akılcı çözümler üretmek ve doğayı korumak amacıyla oluşturulan kurum ve kuruluşlarla ortak hareket etmeliyiz. Ülkemizde bu amaçla kurulan kurum ya da kuruluşlardan en önemli ve tanınmışı TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı), ülkemizin çölleşmemesi ve toprakların akıp gitmesini önlemek için devamlı olarak çalışan insanlardan kurulmuştur.

Kireçli toprak, Kireçli toprağın özelliği, Kireçli toprak nerede kullanılır?

Yapısında bol miktarda kireç barındıran topraklara da kireçli toprak adı verilir. Bu toprak türü tarıma elverişli olmayıp gevşek bir yapıda olan bu toprak türüdür ve su tutmaz. Kireç imalatında kullanılır.




____
Bilim adamları kuramsal çalışmalarla yetinmezler; bir kuramdan çıkarılan yeni bağıntıların gerçek doğada doğrulanıp doğrulanmadığını da görmek isterler ve bu amaçla deney düzenleyip yaparlar. Yeni deneysel bulgular kuramın düzeltilmesine veya genişletilmesine yol açabilir. Genişletilmiş kuram da daha yeni deneylere yol açabilir. Böylece, deneysel ve kuramsal çalışmalar birbirini tamamlar; bilim gelişir.
Varlıkları ve olayları bazan doğal ortamda hiçbir etkeni kontrol etmeden gözleriz. Bu tür gözlemler gerçek olayları olduğu gibi gözleme olanağı sağlamakla birlikte, değişkenlerin karmaşıklığı ve etkenlerin kontrol edilememesi olayın çözümlenmesinde ve neden-sonuç bağıntılarının bulunmasında büyük güçlükler yaratır. Bilim adamları karmaşık olaylarda olayın tümünü değil, önemli bir veya birkaç niteliğini gözleyecek düzenlemeler yaparlar. Bu tür düzenlemelere basitleştirme denir. Örneğin, bir kuş türünün hangi besinlerle beslendiğini ortaya çıkarmak istiyorsak, başlangıçta yalnızca o türün hangi besinleri yediğini gözleriz. Besin çeşitlerinin azalıp çoğalmasını, mevsim ve doğal çevre değişikliklerini dikkate almayabiliriz.
Deneysel çalışmada diğer bir yöntem, bir olayda bir etkenin değişmelerini gözlerken diğer etkenleri sabit tutmaktır. Örneğin, bitki tohumlarının çimlenmesinde nem ve ısının etkilerini incelemek istiyorsak, bir takım deneylerde tohumlan nemlilik dereceleri eşitlenmiş fakat sıcaklık dereceleri farklı ortamlarda çimlenmeye bırakabiliriz. Bu tür çalışmalara kontrollü deney tekniği denir.

Doğal olayları gerçek ortamlarda gözleyemediğimiz, basitleştiremediğimiz ve kontrol koşullarını sağlayamadığımız hallerde incelenecek olayı laboratuvara getiririz. Laboratuvarda olayın yalınlaşması sağlanır, gözlem ve ölçme kolaylaşır, kontrol koşulları gerektiği gibi düzenlenebilir. Fen bilimlerinde deneysel çalışmaların çoğu laboratuvarlarda yürütülür. Laboratuvar donanım, araç ve gereçleri sağlamak, deney desenleri yaratmak, deney araçları yapmak fen bilimlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.

Kumlu toprak, Kumlu toprağın özelliği, Kumlu toprakta ne yetişir?

Suyu toprağın altına çabuk ulaştıran, su tutma özelliği olmayan toprak türüne kumlu toprak denir. Özellikle pamuk üretiminde bu topraktan yararlanılır. Karpuz da kumlu toprağı sever.





1933'ten beri açılan İzmir Panayırı, İzmir Enternasyonal Fuarı adını aldı.
İlk betonarme baraj olan Ankara Çubuk Barajı açıldı.
Hatay'ın bağımsızlığı kabul edildi.
Devlet Meteoroloji İşleri Müdürlüğü kuruldu.
Karabük Demir Çelik Fabrikalarının yapımına başlandı.
Sadabat Paktı imzalandı.
Akdeniz'de korsanlığa karşı Türkiye ve Akdeniz ülkeleri'Nyon Sözleşmesi ni imzaladılar.
Nazilli Basma Fabrikası açıldı.
Hava Harp Akademisi kuruldu.
19 Mayıs tarihi, Gençlik ve Spor Bayramı olarak kabul edildi.
Cemiyetler Kanunu kabul edildi.
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) kuruldu.
Meclisi toplanarak Hatay Cumhuriyetl'nin kurulduğunu ilan etti. Cumhurbaşkanlığına Tayfur Sökmen getirildi.
Ankara Radyosu törenle hizmete başladı.
Cumhuriyetin 15. yıldönümü kutlandı.
Atatürk, ağır komaya girdi.

Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'nda saat dokuzu beş geçe vefat etti.

Killi toprak, Killi toprağın özelliği

Seramik, tuğla, kiremit vb. ürünlerin yapımında kullanılan toprak türü killi topraktır. İçeriğinde bol miktarda kil bulunur. İşlendiğinde sert bir yapıya sahip olan bu toprak türü ısıya dayanıklıdır ve asitlerden etkilenmez.




1935
Kayseri dokuma ve izmit Kağıt fabrikaları inşaatı tamamlandı.
Beşinci TBMM, çalışmalara başladı. Atatürk, IV. defa Cumhurbaşkanı seçildi.


Hilal-i Ahmer Cemiyeti'nin adı Kızılay oldu.
Ulusal Bayramlar ve Genel Tatiller Kanunu kabul edildi.
Hafta sonu tatili, Cumartesi 13. OO'ten itibaren başlayacak şekilde değiştirildi.
Mülkiye Mektebi'nin adı 'Siyasal Bilgiler Okulu'oldu.
Bütün din adamlarının, ibadet yerleri dışında sivil giyinmesine dair'Kisve Kanunu'yürürlüğe girdi.
Etibank'ın kurulmasına ilişkin kanun yürürlüğe girdi.
MTA (Maden Tetkik Arama) 'nın kurulmasına ilişkin kanun yürürlüğe girdi.
Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası hizmete girdi.
Ankara'da, Dil veTarih-Coğrafya Fakültesi açıldı.
izmit-SEKA fabrikası üretime başladı.
Ankara Ne İstanbul arasında uçak seferleri başladı.
Türk Bayrağı Kanunu kabul edildi.
İş Kanunu kabul edildi. İşçi ve işveren ilişkileri düzenlendi.

Montreaux Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.

Humuslu toprak ne demektir? Humuslu toprağın özelliği

Tarım için en elverişli toprak humuslu topraktır. Koyu renkli, yumuşak ve çok verimli olan bu toprak türü bünyesinde bitki ve hayvan kalıntılarını barındırır.



1933
Türk Parasını Koruma Kanunu yürürlüğe girdi.
Sümerbank'ın kurulmasına ilişkin kanun kabul edildi.
Darülfünun yerine İstanbul Üniversitesi açıldı.
Deniz Yolları İşletmesi (Seyrisefain idaresi) devletleştirildi.
Cumhuriyetin 10. yılı nedeniyle genel af ilan edildi.
1934
Balkan Antantı imzalandı.
İstanbul Üniversitesinde Türk inkılâp Enstitüsü'açıldı.
İlk Türk Operası Özsoy, Ankara Halkevi'nde sahnelendi.
Soyadı Kanunu kabul edildi.
Mustafa Kemal, Atatürk soyadını aldı.
Hertürlü ayrıcalık ifade eden unvanın kullanımı yasaklandı.
Hakimiyet-i Milliye Gazetesi, Ulus adıyla çıkmaya başladı.
Kıyafet Kanunu mecliste kabul edildi.

Türk Kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanındı.

Toprak çeşitleri, kaç çeşit toprak vardır?

1. Humuslu toprak
2. Killi toprak
3. Kumlu toprak
4. Kireçli toprak



Türk Parasını Koruma Kanunu kabul edildi.
Türk Kadınlarına belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kurulmasına dair kanun kabul edildi.


Ankara Etnografya Müzesi açıldı.
Serbest Cumhuriyet Fırkası Fethi Bey (Okyar) tarafından kuruldu.
Adana'da Ahali Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
Serbest Cumhuriyet Fırkası kendini fesh etti.
Menemen'de yedek subay Kubilay irticai olaylar sonucu şehit edildi.
1931
Türk Çocuklarının ilköğrenimierini Türk okullarında yapmalarını zorunlu hale getiren kanun kabul edildi.
Yeni ölçü ve ağırlık birimleri kabul edildi.
Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti (TürkTarih Kurumu) kuruldu.
Ezan ilk kez Türkçe okundu.
Halkevleri açıldı.
Türk Dil Kurumu kuruldu.

Milletler Cemiyeti, Türkiye'nin üyeliğine karar verdi.

Fosil ne demektir? Fosil nerelerde bulunur? Fosil nasıl oluşur? Paleontolog ne demektir? Paleontoloji nedir?

1. Canlıların günümüze kadar ulaşan kalıntı ya da izlerine fosil denir.
2 . Uzun süreç içinde taşlaşarak günümüze kadar ulaşmış, kemik, kabuk gibi canlı kalıntılarına
yada izlerine fosil denir.
Bulunan fosillerin çoğu suda yaşayan canlılara aittir. Derin sularda yaşayan canlılar öldüklerinde yumuşak kısımları diğer canlılar tarafından tüketilirken kemik, diş gibi sert kısımları su dibine çöker. Geçen zaman içinde bu kalıntıların üzerleri tortullarla kaplanır.
Bu süreç içinde yer kabuğunda meydana gelen değişimlerle karalardaki şekillenmeler devam eder. Bir zamanlar deniz dibinde olan yerler yükselerek kara parçaları hâlini alabilirler. Bu arada kat kat tortul tabakalar altında kalan canlı kalıntıları dış etkilerden korunurken milyonlarca yıl içinde kayaçlar arasına sızan sular taşıdıkları minerallerin etkisiyle bu kalıntıları sertleştirir ve kalıntılar fosilleşir.
Yer kabuğunun şeklindeki değişim süreci ile artık fosilleşmiş bu canlı kalıntıları üzerlerindeki yapının doğal yollarla aşınması sonucu açığa çıkabilir ya da yer derinliklerinde yüzeye çıkacakları anı beklemeye devam edebilirler. Fosilleri ve onları bulmayı kendilerine iş olarak seçmiş bilim insanları bir arama sırasında öncelikle fosillerin bulunabilecekleri yerleri belirlerler. Bu yer tespiti sırasında en büyük avantajları kayaçlar konusundaki bilgileridir.
Bu bilim adamları buldukları iz ya da fosillerden yararlanarak kalıntıları bulunan canlının bir maketini oluştururlar. Bir dinazora ya da bir mamuta ait kalıntılar bulunduktan sonra bu canlının bir maketi oluşturularak en azından fiziksel görünüşü hakkında bilgi sahibi olmamıza yardım eder.
Bu kayaçlar içinde fosilleşme olayı en fazla tortul kayaçlar içinde olur. Bunun yanı sıra canlı kalıntılarını doğanın etkilerinden koruyan bataklıklar, su ortamları (göl, deniz, akarsu yatakları vb. ) da fosilleşme için uygun ortamlardan bazılarıdır. Bu açıklamalar doğrultusunda ele geçen fosillerin en genç olanları bu kalıntıları koruyan üst kısımlarda bulunurken en eski fosiller ise daha alt kayaç katmanları arasında bulunur. Günümüzde bulunan bu kalıntılar çeşitli müzelerde korunmaktadır. 
Ülkemiz sınırları içinde Ankara’da bulunan Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünün, Tabiat Tarihi Müzesi de bu müzelerden biridir. Yukarıda oluşum süreci anlatılan fosiller bir polen tanesi büyüklüğünde de bir mamut büyüklüğünde de olabilir. Ayrıca canlılara ait gövde kapları ve izleri de fosil olarak nitelendirilir.
Fosilleri ve özelliklerini inceleyen bilim dalına bilim dünyasında paleontoloji, bu bilim dalı ile uğraşan bilim insanlarına ise paleontolog denilmektedir. Bu insanlar fosillerle ilgili olarak inceleme ve araştırma yaparlar. Bu incelemeler sonucunda geçmiş dönemler ve fosili bulunan canlı hakkında bilgi sahibi oluruz. Ayrıca bu incelemeleri yapan paleontologlar yaptıkları incelemeler sonucu Dünya’da meydana gelen iklim ve yeryüzü değişimleri hakkında fosiller yardımı ile milyonlarca yıl öncesine ışık tutarlar.

Kurşunun kullanım alanları nerelerdir? Kurşun nerelerde kullanılır?


Akü yapımında, ambalaj sanayinde kullanılır.




1925
Şeyh Sait Ayaklanması başladı
Türk Hava Kurumu'Tayyare Cemiyeti'adıyla kuruldu.
Aşar Vergisinin kaldırılmasına dair kanun kabul edildi.
Takrir-i Sükun Kanunu kabul edildi.
Sanayi ve Meadin Bankası kuruldu.
29 Ekim'in milli bayram kabul edilmesi kanunlaştı.
Terakkiperver Cumhuriyet Partisi kapatıldı.
Ankara Hukuk Mektebi açıldı.
Şapka giyilmesi hakkında kanun kabul edildi.
Tekke ve zaviyeler ile türbelerin kapatılmasına dair kanun kabul edildi. Uluslararası saat ve takvim hakkındaki kanunlar kabul edildi.
1926
192
1928
1929
Türk Medeni Kanunu mecliste kabul edildi. Türk Ceza Kanunu kabul edildi.
30 Ağustos'un Zafer Bayramı olarak kutlanması hakkındaki kanun kabul edildi. Kabotaj Kanunu mecliste kabul edildi. Borçlar Kanunu kabul edildi. Türk Ticaret Kanunu kabul edildi.
Musul'un İngiltere güdümündeki Irak'a bırakılmasını öngören Ankara Antlaşması imzalandı. Kayseri'de ilk uçak fabrikası açıldı. Uşak Alpullu Şeker Fabrikası açıldı.
İstanbul Radyosu ilk deneme yayınını yaptı.
Mustafa Kemal ordudan emekli oldu.
Mustafa Kemal, Nutuk'u okudu.
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk nüfus sayımı yapıldı.
Üçüncü dönem TBMM göreve başladı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kâğıt parası tedavüle çıktı.
Anayasa'dan "Türkiye Devleti'nin dini, din-l İslamdır" maddesi çıkarıldı.
Türkiye İmar Bankası açıldı.
Uluslararası rakamlar kabul edildi.
Türk Vatandaşlığı Kanunu Kabul edildi.
Süreyya Opereti ilk temsilini verdi.
Yeni Türk Harfleri kabul edildi.
in
Millet Mektepleri açıldı.
Türkiye, Briand-Kellog Paktı'na katıldı.
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMUK) kabul edildi.
İlk defa Çocuk Bayramı kutlandı.
DenizTicaret Kanunu kabul edildi.

Ankara ile İstanbul arasında ilk telefon konuşması yapıldı.
Sponsorlu Bağlantılar 2
banner