7.SINIF FEN KONU ANLATIMI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7.SINIF FEN KONU ANLATIMI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba

Güneş sistemi ve ötesi ünite özeti, geniş özet !!

                - Yıldızlar, gezegenler, gök taşları gibi gök cisimlerinin içinde yer aldığı boşluk uzay olarak adlandırılır. Uzayda bulunan varlıkların tümü de evren adı verilen yapıyı meydana getirirler. Uzay; yıldızlar, gezegenler ve gök taşlarıyla doludur. Bunların her biri gök cismi olarak adlandırılır. Bu gök cisimlerinin milyarlarcası bir araya gelerek dev yıldız kümelerini oluşturur.

- Uzaydaki bu gök cisimleri arasında uzaklıklar çok fazla olduğundan uzunluk ölçüsü olarak ışık yılı kullanılır. Işık yılı ışığın bir yılda aldığı yoldur. Bu birim saniyede 300.000 km yol alan ışığın bir yılda kat ettiği yol olan 9,46.1012 km uzunluğa eş değerdir (Güneş ışınlarının Dünya'ya ulaşma süresi yaklaşık 8 dakikadır.).

- Bu birimin dışında Güneş sistemindeki uzaklıklar Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın 1 birim kabul edildiği "astronomi birimi" (AB) ile de değerlendirilir. Buna göre 1 AB 149,6 milyon km dir. Plüton cüce gezegeninin Güneş'e uzaklığı 39,5 AB dir.

- Gece, gökyüzünde dağınık olarak duran yıldızlar, gerçekte çeşitli şekiller oluşturacak biçimde birleştirilebilirler. Bunlar yıldız gruplarının parçalarıdır. Bu grupları oluşturan ve nokta gibi gördüğümüz yıldızlar genellikle küreseldir.

- Yıldızlar uzaydaki "bulutsu" adı yerilen gaz ve toz yığınlarının bir araya gelip sıkışmalarıyla meydana gelir. Yıldızlar canlı değildir ama onlar da tıpkı canlılar gibi doğar, yaşar ve ölür. Ömrü sona eren dev yıldızlar, şiddetli bir patlama ile parçalanır; ortaya çıkan parçalar, uzay boşluğuna dağılır. Dağılan parçalardan gezegenler oluşur. Yıldızların sıcaklıkları 3000 °C ile 50.000 °C arasında değişmektedir. Isı ve ışık kaynağı olan yıldızların ışığı bize bir parlayıp bir sönüyormuş gibi gelir. Işığın bu şekilde titreşiyormuş gibi görünmesinin sebebi Dünya'yı çevreleyen atmosferin sürekli hareket etmesidir.

- Yıldızın parlaklığından yararlanılarak uzaklığı tahmin edilebilir. Çok uzaktaki parlak bir yıldız Dünya'dan sönük bir ışıkla görülebilmektedir. Yıldızların uzaklıkları tespit edilirken belli zamanlardaki yer değiştirmeleri teleskopla gözlenir. Yıldız Dünya'ya ne kadar yakınsa yer değiştirmesi de o kadar çok olur. Dünya'ya en yakın yıldız; bize hayat veren ısı ve ışık kaynağımız Güneş'tir.

- Milyarlarca yıldız ve diğer gök cisimlerinin oluşturduğu topluluğa galaksi (gök adası) adı verilir. Galaksiler görünüşlerine göre farklı isimlerle sınıflandırılır. Bazı galaksiler görünüşleri hiçbir şekle benzetilemediğinden düzensiz olarak adlandırılırken bazıları da sarmal galaksi ve eliptik galaksi gibi isimler alır.

- Evrende 100 milyardan fazla galaksi bulunmaktadır. En küçük galaksiler 100 bin, en büyükleri de 3 trilyon kadar yıldız içerir. Güneş, Dünya ve diğer gezegenlerden oluşan güneş sistemi de bir galaksinin parçasıdır. Güneş sistemi Samanyolu Galaksisi'nde yer alır. Samanyolu'na en yakın galaksi Andromeda'dır. Bu galaksinin Samanyolu'na uzaklığı yaklaşık 2,2 milyon ışık yılıdır.

- Günlük hayatımızda kullandığımız yıldız kayması ifadesi, yıldız sözcüğünün yanlış kullanımından başka bir şey değildir. Gerçekte yıldızlarda kayma diye bir olay söz konusu olmayıp bu olay bazı gök cisimlerinin uzaydaki yolculukları sırasında Dünya’nın çekim kuvveti etkisinde kalarak atmosfere girmesi ve atmosferdeki gaz molekülleriyle sürtünerek ısınıp akkor hâle gelmesidir. Sürtünme etkisi ile ısınan gök cisimleri gökyüzünde ince parlak bir iz bırakırlar. Uzaydan gelen katı bir cismin Dünya atmosferine girmesiyle gerçekleşen ışıklı gök cismine meteor adı verilir.

- Bu gök cisimlerinden bazıları asteroit ya da kuyruklu yıldızlardan kopan parçalardır. Bu parçalardan çoğu atmosferde yanarak yok olurken bir kısmı yeryüzüne kadar ulaşır. Yeryüzüne kadar ulaşan bu gök cisimlerine gök taşı da denir. Meteoritlerin büyüklüğü toz parçacığından 20-30 m çapında kütlelere kadar değişir. Yeryüzüne düşen bu gök cisimleri, düştükleri yerlerde meteor çukuru açar.

- Güneş Sistemi'nin dışından gelen ya da Güneş Sistemi'ndeki bir kuyruklu yıldızı düşünün. Bu gök cismi yeryüzünden gözlenebileceği yakınlığa geldiğinde etrafı sisle çevrilmiş bir yıldıza benzemesine rağmen gerçekte yıldız değildir. Çakıl, toz ve buzdan oluşan birkaç kilometrelik bir kümedir.

- Gök cisimleri ile ilgili olarak yanlış kullanılan bir diğer ifade ise kuyruklu yıldız adlandırmasıdır. Kuyruklu yıldızlar da isimlerinin aksine gerçekte yıldız değildir. Bunların kütlesi bir gezegen ya da uyduya oranla oldukça küçüktür. Bilinen kuyruklu yıldızlardan elips biçiminde yörüngeye sahip olanların, Güneş Sistemi'nin sürekli üyesi oldukları ve düzenli aralıklarla görüldüğü belirlenmiştir.

- Kuyruklu yıldızlar buz, donmuş haldeki gazlar ve tozla karışmış halde bulunan katı kayaç malzemelerinden oluştuğundan bir başka ismi de kirli kartopudur. Güneş'in etrafında eliptik yörüngelerde dolanan Kuyruklu yıldızlar, Güneş'e yaklaştığında içindeki buz bir miktar erir. Buzun erimesiyle serbest kalan gaz, su buharı ve ince tozlar güneş rüzgarıyla itilerek kuyruklu yıldızın kuyruk kısmını oluşturur. Bu sırada baş kısmının çapı büyür ve çekirdeğinin çevresinden başlayıp geriye doğru incelerek uzayan, çekirdeği çevreleyen gaz ile toz kuyruğu oluşur.

- Gökyüzünde çıplak gözle görebildiğimiz bir diğer gök cismi de gezegenlerdir. Gezegenler yıldızlardan farklıdır. Yıldızlar kendi ışıklarını üretirken, gezegenler yıldızlardan aldıkları ışığı yansıtır. Gezegenler Dünya'ya daha yakındır bu yüzden ışıkları titreşmez. Gezegenler Güneş etrafındaki hareketlerinden dolayı birbirlerine ve yıldızlara göre yer değiştirirler, yıldızlar ise birbirlerine göre yer değiştirmez. - Güneş, Güneş'in çevresindeki yörüngelerde dolanan gezegenler, gezegenlerin uyduları, kuyruklu yıldızlar, asteroitler kısacası Güneş ve çekim alanında bulunan gök cisimlerinden oluşan topluluğa güneş sistemi denir.

- Uzunca bir süre güneş sisteminin 9 gezegenden oluştuğu kabul edilmiştir. Ancak 14-25 Ağustos 2006 tarihinde Prag'da yapılan Uluslararası Astronomi Birliği toplantısında değişen gezegen tanımlaması sonucu Plüton’un cüce gezegen statüsüne indirgenmesiyle sistemi oluşturan gezegen sayısı 8’e inmiştir.

- Bu toplantı kararına göre güneş sisteminde Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün gezegenleri, Ceres, Plüton ve Eris gibi cüce gezegenler ile küçük gezegen olarak bilinen gök cisimleri, kuyruklu yıldızlar, meteoritler ve diğer küçük gök cisimleri bulunmaktadır.

- Güneş ile asteroit kuşağı arasında kalan gezegenler (Merkür, Venüs, Dünya, Mars) iç gezegen, geriye kalan (Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüton) gezegenler de dış gezegen olarak adlandırılmıştır. Buna göre güneş sisteminde bulunan bu sekiz gezegen aşağıdaki gibi sıralanabilir:

İç gezegenler: Merkür , Venüs, Dünya, Mars

Dış gezegenler: Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün

- Gezegenlerin etrafında dönen gök cisimlerine uydu adı verilir. Dünya'nın çevresinde dönen Ay da gezegenimizin tek doğal uydusudur. Güneş sisteminde yer alan gezegenlerin yüzey sıcaklıkları Venüs dışında, Güneş'ten uzaklaştıkça azalmakta ve bu gezegenler Güneş’in etrafındaki yörüngelerinde saat ibresinin dönme yönüne zıt yönde dönmektedirler.

- Uzayla ilgili bilgilere ulaşmada en çok kullanılan yollardan birisi gözlem yapmaktır. Teleskobun bulunmasıyla insanların yeni bilgilere ulaşması da hızlanmıştır.

- İlk teleskobu 1608 yılında Hollandalı gözlükçü Hans Lippershey (Hans Liperşey) icat etti. Bu teleskop cisimleri gerçek boyutundan ancak beş kat daha büyük gösterebildiğinden ilkel sayılırdı. Gök biliminde kullanılabilecek ilk teleskop 1609 yılında Galileo tarafından yapıldı. Galileo teleskopla yaptığı incelemeler ile Venüs'ün görünüşünün değiştiğini ve gezegenlerin Dünya'nın değil de Güneş'in etrafında döndüğünü ispatlamıştır. Galileo gibi teleskoplar yardımıyla gök cisimlerinin hareketlerini ve yapısını inceleyen bilim insanları gök bilimci olarak adlandırılmaktadır.

- Uzaygemisi denilen roketlerle uzaya giden, özel teknik elbiseler giydirilmiş ve uzay bilimi ile ilgili özel eğitim almış kişilere uzay adamı denilmektedir. Uzay adamları gelişmiş teknik araçlar kullanarak uzayda bir çok deney ve gözlemler yapar. Uzay adamlarına evrende araştırma yapan kişi anlamında ABD'de astronot, Rusya'da ise kozmonot adı verilmiştir.

Neptün’ün özellikleri

                Mavimsi gri renkteki Neptün, Uranüs'e çok benzemektedir. Atmosferi Uranüs'te olduğu gibi metan, hidrojen ve helyumdan oluşur. Jüpiter gibi belirgin bir lekeye sahiptir. Buna “Büyük Karanlık Leke” denilmiştir. Bugüne kadar, yeryüzünden fotoğrafı çekilemeyen tek gezegendir. 1989 yılında Voyager 2 uzay aracı gezegene 147 milyon km yaklaşarak fotoğrafını çekmiştir. En büyüğü Triton olmak üzere sekiz uydusu bulunuyor. Güneş Sistemi’nin sekizinci gezegeni olmasına karşın yörüngesi onu zaman zaman Plüton’dan da uzağa götürür.

Ayırıcı sorular, genelde etkinliğin yer aldığı orta ::._—u .önlendirir. Fakat, kullanılacak nitelikli bir ayırıcı soru etkili bir başlangıç olacaktır. Bu tür bir soru incelemeye dayalı bir sürecin canlandırılması için izlenmesi gereken yol olabilecektir. Açık uçlu bir soru problemin ortaya konması için izlenecek en iyi yol olabilir.
Birleştirici sorular, belirli hedefler, olgular ve olaylar üzerine odaklanmaya yarar. Bu tür sorular, öğrencilere daha yüksek düzeyli sorular için gereksinim duydukları kavram ve becerileri sağlamak için gereklidir. Ayıncı sorulara verilecek yanıtlarda uzunluk ve çeşitlilik çok önemlidir. Bu durumda, kişi bir soruya birden fazla yanıt arar.Ayırıcı sorular, genelde etkinliğin yer aldığı orta ::._—u .önlendirir. Fakat, kullanılacak nitelikli bir ayırıcı soru etkili bir başlangıç olacaktır. Bu tür bir soru incelemeye dayalı bir sürecin canlandırılması için izlenmesi gereken yol olabilecektir. Açık uçlu bir soru problemin ortaya konması için izlenecek en iyi yol olabilir.
Birleştirici sorular, belirli hedefler, olgular ve olaylar üzerine odaklanmaya yarar. Bu tür sorular, öğrencilere daha yüksek düzeyli sorular için gereksinim duydukları kavram ve becerileri sağlamak için gereklidir. Ayıncı sorulara verilecek yanıtlarda uzunluk ve çeşitlilik çok önemlidir. Bu durumda, kişi bir soruya birden fazla yanıt arar.

Uranüs’ün özellikleri

                 Dış gezegenlerden Jüpiter ve Satürn Dünya'ya göre çok büyük olduklarından dev gezegenler olarak da bilinirler. Satürn gezegeninden sonra gelen gezegenlere ise uzak gezegenler denir. Uranüs az tanınan uzak gezegenlerden biridir. Uranüs tıpkı Jüpiter ve Satürn gibi kendi ekseni etrafında çok hızlı döner.
Uranüs Güneş etrafındaki yörüngesinde tıpkı yuvarlanan bir varil gibi yan yatmış olarak döner. Bu dönüş şekline milyonlarca yıl önce gezegene çarpan dev bir meteorun neden olduğu tahmini yapılmaktadır. Uranüs'ün yüzeyi buzlarla kaplıdır, atmosferi zehirli gazlardan oluşmuştur. Renginin yeşilimsi mavi olmasının atmosferinin üst kesimlerinde bulunan donmuş metan gazı ile bir bağlantısı olabilir. Çünkü metan, kırmızı ışığı soğurur, diğer renkteki ışıkları yansıtır. Uranüs gezegeninin bu özelliğinin Güneş'e olan uzaklığıyla bir ilgisi olabilir mi?Uranüs'ün çevresindeki halkaların arasında toz şeritlerinin yer aldığı kaya parçalarından oluşan 11 halkası ve 5 uydusu bulunmaktadır. 1986 yılında, Voyager (Voyecır) uzay aracının yolculuğuyla yeni uyduları belirlenmiştir. Bu uydular gezegene yakınlık sırasına göre Miranda, Ariel, Umbrel, Titania ve Oberan şeklinde sıralanır. Uranüs ile ilgili ilk fotoğraf 1986 yılında Voyager (Voyecır) uzay aracı ile elde edilmiştir.

Satürn’ün özellikleri

                 Güneş sisteminin ikinci en büyük gezegenidir. Eski Roma mitolojisinde göre bereket tanrısının adıdır. Bir görüşe göre 1610 yılında Galileo tarafından keşfedilmiştir. Etrafındaki dev halkalarla tanınır. Bu halkalar gezegenin atmosferindeki amonyağın donarak plaka biçiminde buz kristallerine dönüşmesi ile oluşmuştur. Teleskopla yapılan incelemelerde bu halkaların bütün olmadığı, bunların binlerce küçük gök cisminden, toz, mineral ve buz parçalarından oluştuğu anlaşılmıştır. 17 tane uydusu vardır. En büyük uydusunun adı Titan'dır. İsim verilmiş diğer uyduları Japet (Ceypıt), Rea (Re) ve Tetis'dir.
Başanlı bir deneysel çalışma sonunda öğrenci, istenilen genellemeye kendi gayretiyle ulaşır (konuyu öğrenme); bu arada deneysel yolla fen problemlerini çözebileceğini öğrenir (deneysel yöntemi öğrenme); ayrıca çeşitli zihin yetenekleri ve el becerileri geliştirir {yetenek ve beceri geliştirme); sonunda da kendine güven kazanır (kişilik geliştirme) ve fen bilimleri için bilim ve teknolojiye katkılarını takdir eder (olumlu tutum geliştirme).

Jüpiter’in özellikleri

Güneş sistemindeki gezegenler içinde en büyük olanıdır. Jüpiter, eski Romalıların baş tanrısının adıdır. Mitolojik anlamda en büyük tanrı demektir. Gezegenin güney yarısında Dünya'nın alanından daha büyük bir kırmızı leke bölgesi vardır. Gezegenin dış yüzeyindeki sarı ve kırmızının egemen olduğu bulutlar, dönme yönünde desenler ve kuşaklar oluşturur. Geceleri açık bir havada teleskopla kolaylıkla gözlemlenebilir.
Jüpiter'in etrafında toz ve taş parçalarından oluşmuş bir halka bulunmaktadır. 16 tane uydusu vardır. Ganimed adlı uydusu güneş sisteminin en büyük uydusudur. İsim verilen diğer uyduları Bo (Ay), Avrupa ve Kallisto'dur.


____
Öğrenci verileri yorumlayarak bir sonuca ulaşmalıdır.
6 Öğrencinin ulaştığı sonuç başta verilen problemi çözdüyse, deneysel çalışma bir yazılı raporla sona erdirilmelidir.
7 Öğrencinin ulaştığı sonuç başta verilen problemi çözmediyse, öğrenci önceki basamaklara dönüp olası çözümü veya deneyi değiştirerek tekrarlamalıdır.
8 Öğrenciden ulaştığı başarılı sonucu değişik deney durumlarıyla irdelemesi istenebilir. Öğrenci toplumsal ve teknolojik sorunlara yönlendirilebilir. Öğrenciden ulaştığı sonucu toplumsal veya teknolojik bir probleme uygulanması istenebilir.
Yukarıda görüldüğü gibi, bu yöntem 'buluş' veya 'problem çözme' yöntemidir. Öğrencinin bir bilim adamı gibi çalışması istenmektedir. Yöntemin ilkokul düzeyinde uygulanabilirliği, baştaki sorunun basit ve açık olmasına, yapılacak deneyin de basit olmasına, en önemlisi varılacak genellemenin öğrencinin zihin gelişmişliği düzeyine uygun olmasına bağlıdır. Yöntemin etkinliğinde çok önemli olan diğer bir etken, öğretmenin rehberliğidir. Öğretmen öğrencinin çözeceği sorunları çözerse, onun deneyini düzenleyip, sonuçlan yorumlarsa yöntem amacına ulaşmaz. Bunun yerine öğretmen öğrenciyi deneysel etkinlikte gerekli ipuçlarıyla yönlendirirse deneysel çalışma amacına ulaşır. 

Mars’ın özellikleri

                 Kırmızı gezegen adıyla da bilinir. Güneş sisteminin üçüncü küçük gezegenidir. Yüzey şekillerini teleskopla Dünya'dan görmek mümkündür. Mars ile ilgili ayrıntılı bilgiler 1976 yılında Viking 12 ve Temmuz 1997 yılında Pathfinder (Petfayndır) uzay aracından elde edilmiştir.
Dünya'ya en çok benzeyen gezegen olarak bilinen Mars, adını eski Roma savaş tanrısından almıştır.. Pobos ve Deimos adında iki uydusu bulunan Mars’ın rengi kızılkırmızı arasındadır. Mars'ta yeryüzü şekilleri dağlık ve engebelidir. Güneş sisteminin en büyük dağı olan Olympus(Olimpus) Dağı Mars'tadır. Yüksekliği 25 km ve taban çapı 600 km civarında olan Olympus Dağı'nın tabanı Türkiye'nin yarısına yakın bir alan kadardır.


Dünya'nın olduğu gibi Mars'ın da dönme ekseni eğiktir. Bu yüzden Dünya'da yaşandığı gibi dört mevsim söz konusudur. Mars yüzeyinde sıvı halde su yoktur. Yüzeyinde bulunan akarsu yataklarına benzeyen kanallar geçmişte akarsuların olabileceği düşüncesini uyandırmaktadır. Kutup bölgelerinde belirgin olmak üzere donmuş karbondioksitten oluşan buzul örtüleri bulunmaktadır. Mars'ın yüzeyinde esen rüzgarlar kışın şiddetli toz fırtınalarına sebep olur.

Ay’ın özellikleri, ayın dönme süreleri

                  Ay kendi ekseni etrafında ve Dünya'nın etrafında dönerken, Dünya ile birlikte Güneş'in etrafında da döner. Gezegenimizin etrafında elips biçimli yörünge oluşturarak dolanmakta olan Ay'ın kendi ekseni etrafındaki dönüş süresi, Dünya'nın etrafındaki dönüş süresine eşit olduğundan yeryüzünden Ay'ın her zaman aynı yüzü gözlenir. Kuzey Kutbu'ndan bakıldığında, Dünya'nın ve Ay'ın kendi eksenleri etrafındaki dönüşleri saatin ters yönündedir.
Ay yüzeyinden elde edilen kayaçların incelenmesiyle birçok yeni ve kesin bilgi edinilmiştir. Ay'ın Dünya'dan görünen yüzü ile görünmeyen yüzünün kabuk kalınlıkları farklıdır. Tozla kaplı olan Ay'ın yüzeyinde 30 bin kadar krater bulunmaktadır. Yeryüzünden ya da uzayın bir noktasından Ay'ın nasıl göründüğünü aşağıdaki şemada inceleyiniz. fiemadaki elips yörüngenin dışında olan görünüşler, Ay'ın yeryüzünden bakıldığındaki görünüşleridir.















____
Öğrenciden kendi deneyini düzenlemesi, deneyi yapıp olayı gözlemesi, veri toplaması, verileri çözümleyerek genellemeye ulaşması, sonunda hem deneyini hem de bulgusunu yazılı olarak öğretmene bildirmesi istenir. Böyle bir yöntemin etkili biçimde kullanılması için aşağıdaki tavsiyelere uyulmalıdır:
1 Öğrenciye genel bir sorun verilmeli, deney düzenleme kendisine bırakılmalıdır.
2 Öğrencinin doğru yanıtını bildiği bir soru deney konusu yapılmamalıdır.
3 Öğrenci problemi anlamalı, çözülmesi gerektiğine inanmalı, olası çözümleri bulabilmelidir.

4 Öğrenpi deneyini düzenlemeli, verileri toplamalıdır. Öğrencinin sonucunu önceden bildiği bir deney bu amaca hizmet etmez.

Dünya’nın özellikleri

                 Canlılığın oluşması; atmosferinin olması ve atmosferinde canlılar için gerekli gazların bulunması, suya sahip olması, gece gündüz arasındaki sıcaklık farkının az olması ve ortalama sıcaklığının ne çok düşük ne de çok yüksek olmaması nedenleriyle açıklanabilir. Dünya yüzeyinin üçte ikisi sularla kaplıdır. Yüzeyinde dağlar, denizler, vadiler ve birçok yeryüzü şekli vardır.

Dünya'nın şekli kutuplarından basık bir küre gibidir. Dünya kendi ekseni etrafındaki hareketi sırasında Güneş'ten gelen ışık Dünya'nın Güneş'e dönük olan kısmını aydınlatırken, diğer taraf karanlıkta kalır. Yani gece ve gündüzün oluşması Dünya'nın kendi ekseni etrafında dönüşü sonucu oluşur.
Mevsimlerin oluşması ve gece gündüz sürelerinin aynı olmayışının nedeni ise Dünya'nın Güneş etrafında dolanırken dönme ekseninin yörünge düzlemine dik olmamasıdır. Bunun sonucunda Dünya'nın üst yarısı Güneş'e doğru eğikken alt yarısı uzakta, alt yarısı Güneş'e yakınken de üst yarısı uzakta kalmaktadır. Kuzey Yarımküre'de Güneş'e daha yakınken yaşanan ilkbahar ve yaz mevsimleri sırasında Güney Yarımküre'de sonbahar ve kış yaşanır.
Dünya'nın tek doğal uydusu Ay ortalama 384 400 km uzaklığıyla Dünya'ya en yakın gök cismidir. Dünya'nın çapı Ay'ın çapının 4, kütlesinin ise yaklaşık 81 katı kadardır. Böylece Ay'ın çekim kuvveti de Dünya'nın çekim kuvvetinin 1/6’sı kadar olmaktadır. Dolayısıyla Ay'ın Dünya'nın etrafındaki dönüşü sırasında Dünya'nın Ay'a bakan yüzündeki çekim etkisi o sırada arkada kalan yüzüne göre daha fazladır. Bu çekim karalar üzerinde fark edilebilir fakat fazla etkili olamaz. Okyanuslar ve denizler Ay'a doğru bir miktar yükselir. Sonuçta günde iki kez oluşan gelgit hareketleri meydana gelir.

Venüs’ün özellikleri

                   Güneş'e en yakın gezegen olmamasına rağmen güneş sisteminin en sıcak gezegenidir. Venüs kendi ekseni etrafında o kadar yavaş döner ki bir günü, bir yılından daha uzundur. Venüs, Güneş sistemi içindeki altıncı büyük gezegen olup büyüklüğü Dünya'ya çok yakındır. Dünya'nın ikizi olarak adlandırılmasının nedeni budur. Gökyüzünde çok güzel görünmesinden dolayı Venüs'e aşk tanrısı ismi verilmiştir. Ayrıca Venüs gökyüzünde bir yıldız gibi parladığından çoban yıldızı, sabah yıldızı, akşam yıldızı gibi isimleri de vardır.











Venüs'ün uydusu yoktur.Venüs gezegeninin yüzey haritası, 1990-1994 yılları arasında Magellan (Macellan) uzay aracı tarafından çıkarılmıştır. Yapılan gözlemler sonucunda gezegenin yüzeyinde büyük kraterler ve oldukça yüksek kabartılar bulunduğu anlaşılmıştır. Bu gezegen aralıklı olarak dünyadan çıplak gözle gözlenebilmektedir.
Yapılan hesaplamalara göre 2004 ve 2012 yılları arasında yeniden görülebildiği bilim insanlarınca söylenmektedir.

Salı

Merkür’ün özellikleri


Güneş sisteminde Güneş'e en yakın gezegen olduğundan gözlenmesi oldukça zordur. Ancak yörüngesinde Güneş'e en uzak olduğu noktadayken gözlenebilmektedir. Güneş sisteminin en küçük ikinci gezegeni olan Merkür, kendi ekseni etrafında çok yavaşdöner. Hem atmosferinin olmaması hem de kendi ekseni etrafında çok yavaş dönmesi gece ve gündüz sıcaklık farkının çok fazla olmasına neden olmaktadır. Merkür'ün uydusu yoktur. Merkür haberci (Romalıların ticaret tanrısı) anlamına gelir.







___
Açık uçlu deneylerin etkili kullanımı
Araştırma (Inquiry) ve Buluş (Discovery) yöntemlerinin fen eğitimine girmesiyle geleneksel laboratuvar çalışmaları da temelde değişikliklere uğramıştır. Geleneksel deneylerin öğrenci tarafından tekrarı ve öğrenilen genellemelerin doğrulanması terkedilmiş; bunun yerine 'deneysel çalışma' veya 'deneyerek fen öğrenme' denilebilecek yöntemler getirilmiştir. Bu yöntemlerde öğrenciye deneysel yolla çözümü aranacak bir problem verilir, izlenecek deneysel yöntem ana çizgileriyle tavsiye edilir, kullanılacak araç ve malzeme belirlenir. 

Gezegenlerin özellikleri, gezegenlerin güneşe uzaklıkları, gezegenlerin güneş etrafında dönüş süreleri, gezegenlerin kendi ekseni etrafında dönüş süreleri, gezegenlerin uydu sayıları




Gösteri deneylerinin etkili kullanımı
Gösteri deneylerinde öğretmen deneyi yapar, öğrenci öğretmeni izler. Öğrenci açısından bu bir bakarak ve izleyerek öğrenme biçimidir. Öğrenme öğrencinin deneyi görebilmesiyle ve daha önemlisi öğretmenin sunduğu düşünme zincirini izleyebilmesiyle mümkündür. Gösterme deneyleri yoluyla etkili öğrenme sağlanabilmesi için aşağıdaki tavsiyelere uyulmalıdır:
1 Öğretmen gösteriden önce deneyi kendisi yapmalıdır. Böylece gösteri sırasında deneyin başarısız olma riski azaltılabilir.
2 Deney öğrencilerin tümünün bakıp görebileceği bir konumda yapılmalıdır. Deney masasında öğrencilerin dikkatlerini başka yöne çekecek araç ve gereçler bulunmamalıdır.
3 Öğrenciler deneyden önce deneyi izlemeye hazırlanmalıdır. Bu hazırlığın türü ve derecesi öğretmenin izlediği öğretim yöntemine göre değişir. Deneyin amacı bu hazırlık evresinde öğrencilere anlatılmalıdır. Öğrenciler deney sonunda ne bulmayı beklediklerini anlamalıdırlar.
4 Deney canlı ve sürükleyici olmalıdır. En basit deneyler bile öğretmenin hazırlık evresindeki güdülemeleriyle, deney sırasındaki sorularıyla ilgi çekici hale getirilebilir.
5 Deney öncesinde ve deney sırasında kısa sorularla, deneyden hemen sonra değerlendirme sorularıyla öğrencilerin deneyi anlayarak izleyip izlemedikleri yoklanmalıdır. İlgili düşünme zinciri anlaşılmadıysa deney tekrarlanmalıdır.
6 Öğretmen deney sonucunu yorumlayarak bir genellemeye varabilir. Fakat daha etkili yöntem deney sonucunu öğrencilerin yorumlamaları, tümevarım yoluyla istenilen genellemeye ulaşmalarıdır.
Dersi kapatma evresinde öğrencilere 'Ne öğrendik?' sorusu yöneltilmeli, deneyin ve dersin özeti sınıfa yapılmalıdır.
Nadir hallerde bir gösteri deneyi bir öğrenci veya küçük bir öğrenci grubu tarafından yapılıp sınıfa sunulabilir. Bu halde yine öğretmenin rehberliği gereklidir.

Güneş sistemindeki iç gezegenler, dış gezegenler

                     1. Merkür,
2. Venüs,
3. Dünya,  İç gezegenler
4. Mars,

5. Jüpiter,
6. Satürn,    Dış gezegenler
7. Uranüs,
8. Neptün


___
Deneyin zamanlanması
Deney, öğretme ve öğrenme yönteminin hangi evresinde yapılır? Bu soruya verilecek cevap öğretim yöntemine ve yöntemde deneyin kullanılış amacına göre değişir. Aşağıdaki haller akla gelebilir.
Deney konuya girmek, öğrencilerin dikkatini öğrenilecek olay üzerine çekmek amacıyla kullanılacaksa dersin başında yapılır. Bu tür deneyler öğrencinin günlük yaşamında kolayca rastlayabileceği olaylar değildir; öğrencinin ilk defa karşılaştığı bir olayı gösterir. Hele deney sonucu öğrencinin yanlış bilgileriyle çelişiyorsa, onun beklemediği şekilde ortaya çıkıyorsa deney daha etkili olur.
Deneyin amacı bir ilkeyi öğretmek ise, deney öğretim yöntemi içinde yapılır. Tümevarım yoluyla öğretim yönteminde deney öğretimin içindedir; öğrenci deney sonuçlarından tümevarım yoluyla ilkeye ulaşır.
Problem çözme yoluyla öğretimde ise hipotez önce kurulur; hipotezin yoklanacağı deney daha sonra gelir.
Öğrenilmiş bir ilkenin doğrulanması ve öğrenmelerin pekiştirilmesi için kullanılan deney, ilkenin öğretimi tamamlandıktan sonra yapılır.

Kuyruklu yıldızların özellikleri

                  Kuyruklu yıldızlar buz, donmuş haldeki gazlar ve tozla karışmış halde bulunan katı kayaç malzemelerinden oluştuğundan bir başka ismi de kirli kartopudur. Güneş'in etrafında eliptik yörüngelerde dolanan Kuyruklu yıldızlar, Güneş'e yaklaştığında içindeki buz bir miktar erir. Buzun erimesiyle serbest kalan gaz, su buharı ve ince tozlar güneş rüzgarıyla itilerek kuyruklu yıldızın kuyruk kısmını oluşturur. Bu sırada baş kısmının çapı büyür ve çekirdeğinin çevresinden başlayıp geriye doğru incelerek uzayan, çekirdeği çevreleyen gaz ile toz kuyruğu oluşur.
Kuyruklu yıldızların en çok bilinenlerinden biri Halley kuyruklu yıldızıdır. En son 1986 yılında Dünya'nın yakınından geçen Halley kuyruklu yıldızı yaklaşık 76 yılda bir Dünya'ya yakın olarak geçmektedir. Dünya'dan en son izlenebilen kuyruklu yıldız yukarıda görülen 2002 yılında gözlenen Ikaye Zhang (İkaye Zeng) kuyruklu yıldızıdır.


___
Düşünme soruları
1 Bu ünitenin başlıkları nasıl kodlanmıştır? Bu kodlama sistemi ünitenin bütününü kavramamıza nasıl yardım ediyor?
2 Öğretmenin bir konuyu tümevarım yöntemiyle sunduğunu düşününüz. Bu durumda:
3 Sunuşu izleyen öğrencinin zihin süreci nedir? Genellemeye kim varır? Öğrenme öğrencinin buluşuna dayanan bir yöntemdeki kadar etkili olabilir mi?
4 Bir eğitimci sunuş yönteminin ortaokul ve lise için uygun olduğunu, ilkokul düzeyinde
başarıyla uygulanamayacağını ileri sürmüştür.     Üçüncü ünitede öğrendiklerinize dayanarak bu görüşü destekleyen ne gibi kanıtlar bulabilirsiniz?

5 Ders süresinin kısalığı ve öğrencilerin çalışma hızlanndaki farklılıklar araştırma yöntemlerinin uygulanmasını güçleştirir. Bu güçlükler nasıl aşılabilir?

Yıldız kayması nedir?

Bazı geceler gökyüzünde, kayan ve birdenbire görünüp kaybolan ışıklı cisimler görürüz. Bu olay halk arasında "yıldız kayması" olarak bilinir. Yıldız kaymasının yıldızlarla ilgisi olsaydı, tüm yıldızların sürekli kayması gerekmez miydi? Günlük hayatımızda kimi zaman kullandığımız bu ifade, yıldız sözcüğünün yanlış kullanımından başka bir şey değildir. Gerçekte yıldızlarda kayma diye bir olay söz konusu olmayıp bu olay bazı gök cisimlerinin uzaydaki yolculukları sırasında Dünya’nın çekim kuvveti etkisinde kalarak atmosfere girmesiyle atmosferdeki gaz molekülleriyle sürtünerek ısınıp akkor hâle gelmesidir. Sürtünme etkisi ile ısınan gök cisimleri gökyüzünde ince parlak bir iz bırakırlar.
Uzaydan gelen katı bir cismin yer atmosferine girmesiyle gerçekleşen ışıklı olaya meteor adı verilir. Bu gök cisimlerinden bazıları asteroit ya da kuyruklu yıldızlardan kopan parçalardır. Bu parçalardan çoğu atmosferi terk ederken bir kısmı yeryüzüne kadar ulaşır. Yeryüzüne kadar ulaşan bu gök cisimlerine meteoroit ya da gök taşı denir.

Samanyolu Gökadası’nın özellikleri

                Samanyolu sarmal tipte bir galaksidir. Yaklaşık 100 milyar yıldız içerir ve 100 bin ışık yılı uzunluğundadır. Samanyolu en büyük galaksilerden biridir. Sarmal kollarındaki yıldızlar, gaz ve toz bulutlarıyla örtüldüğünden normal teleskoplarla görülemez. Yoğun toz bulutları arasından geçebilen radyo dalgalarına duyarlı radyoteleskoplar ve kızıl ötesi teleskoplar yardımıyla sarmal kolların biçimi ve yıldızların yerleri tespit edilebilmiştir.


___
Yönlendirici sorular Öğretmen öğrencileri sınıfta yapacağı tartışmalarla araştırma etkinliklerine yöneltir. Tartışmaların yöntemi soru-cevap yöntemidir. Öğrenciyi konuya yöneltmek için öğretmenin sınıfa soracağı sorular, öğrencilerden beklediği cevaplar önceden düşünülüp planlanmalıdır. Soru-cevap etkinliğinde öğrencilerin problemi belirlemeleri, olası çözümler (hipotezler) ileri sürmeleri, araştırma etkinliğinin yöntemini belirlemeleri sağlanabilir.
Veri toplama Araştırma yazılı kaynaklardan bilgi aktarmayı gerektiriyorsa öğrenciler tablo, istatistik, kaynak kitap gibi kaynaklara yönlendirilir. Araştırma gözlem ve deney gerektiriyorsa öğrenciler bu etkinliklere yönlendirilir. Öğrencilerin veri toplama etkinlikleri gözetim altında tutulur.
Veri analizi Öğrenciler verileri tablolama, grafikle gösterme, v.b. gibi etkinliklere yönlendirilir. Ayrıca, çeşitli düzeylerde yorumlar yapmaları da sağlanır.
Sonuca varma Öğrencilerin vardığı genellemeler sınıfta tartışılır. Doğru olmayan genellemelerin düzeltilmesi sağlanır.
Sonucu iletme Öğrencilerin vardıkları sonucu bir genelleme ve özet halinde yazmaları sağlanır. Yazılı özetler sınıfta tartışılır.

Pazartesi

Takım yıldızı nedir?

               Gökyüzüne Dünya'dan bakıldığında sergiledikleri görünüm nedeniyle bir arada bulunan yıldız grupları takımyıldızı olarak adlandırılır.
Örnek: Büyükayı takım yıldızı yedi yıldızın bir araya gelmesiyle oluşmuştur.

Bunun dışında Küçükayı, Ejderha, Çoban, Kuzey Tacı ve Orion (Avcı) 2 takım yıldızlarından bazılarıdır.


___
Araştırma yöntemlerindeki zihin süreçleri
Hemen hemen bütün yazarlar araştırma yoluyla öğretimde geliştirilmesi amaçlanan zihin süreçlerini daha önce bilimsel süreçler adı altında verdiğimiz zihin becerileri olarak sayarlar. Hepsi ondört tane olan bu zihin becerilerini hatırlatalım:
Problemin nitelikleri araştırma yoluyla öğretim yöntemlerinin hepsi araştırılacak konuya bir problemle girer. Problem gerçek fen konularından alınmalı, öğrenci için anlamlı ve incelemeye değer olmalı, öğrencinin başarabileceği güçlükte olmalıdır.
Gerekli ön bilgi ve beceriler Öğrenci gerekli beceriye sahip değil ise başaramayacağı bir etkinliğe yöneltilmemelidir. öğrencide gerekli ön bilgiler yoksa, asıl etkinlikten önce bu ön bilgilerin kazanılacağı etkinlikler (yazılı kaynaklardan bilgi toplama, bir ön deney yapma gibi) düzenlenip uygulanabilir.

Öğretim materyalleri Bireysel ve grup çalışmalarına yetecek kadar öğretim materyali (kaynaklar, öğretmenin hazırladığı yazılı dokümanlar, görsel araçlar, deney araç ve gereçleri v. b.) öğrencilerin kolayca ulaşacağı ve güvenle kullanacağı biçimde hazır bulundurulmalıdır.
Sponsorlu Bağlantılar 2
banner