Ada yayınları 8.sınıf matematik çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ada yayınları 8.sınıf matematik çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar

Ada yayınları 8.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 10 ile 59 arası cevapları

-Kisisel Koruyucu Donanimlar ile ilgili test çöz
Soru 1 (Ağırlık 10%)
Aşağıda belirtilenlerden hangisi kişisel koruyucu donanımların seçim ve kullanım kurallarının belirlenmesinde önemli değildir?
( )Kullanım süreleri
(x) İşyerindeki çalışan sayısı    Doğru cevap
( )Maruziyet sıklığı
( )İşçinin çalıştığı yerin özellikleri
Puan: 100% Test içindeki puanı: 100% × 10 = 10% 
Soru yanlış  Soru 2 (Ağırlık 10%) 
Aşağıdakilerden hangisi kişisel koruyucu donanımlardan sayılmaz?
( )Göz ve yüz koruyucuları
( )El ve kol koruyucuları
( )Baş koruyucuları
(x) Acil kurtarma servislerinin kullandıkları ekipman    Yanlış cevap
Puan: 0% Test içindeki puanı: 0% × 10 = 0% 

Perşembe

Ada yayınları 8.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58 ve 59 cevapları




Ekstra Bilgi:
Avrupa Birliği Rusya Enerji Diyaloğu

AB-Rusya Ortaklık ve Iş  birliği Anlaşması’nın 1997  yılında yürürlüğe  girmesinden sonra  AB, enerji alanında iş birliğinin kaçınılmazlığını görerek  Rusya ile bir enerji diyaloğu başlatmıştır. Birlik açısından bu diyalog; petrol, doğal gaz, elektrik enerji tasarrufu  ve çevrenin korunması alanlarında ortaklık sürecini geliştirme ve ABnin enerji ar venliği kaygıla gidermeye  yöneliktir.

AB, özellikle doğal  gaz ve petrolde  Rusya’ya olan bağımlılığını dikkate alarak, Rusya’nın içinde bulunduğu ekonomik  ve toplumsal  sıkıntılardan  da  yararlanarak   amaçlarına  ulaşmayı planlamaktadır.  Bu   birliği sayesinde   AB, Rusya’nın enerji sektörünün AB yatırımlarına açılması, verimli ve çevreye duyarlı modern teknolojilerin kullanılması, enerji tasarrufunun artırılması gibi alanlarda  gelişmeler  sağlayarak  geçmişte  Rusya  ile olan enerji ilişkisini yeniden tanımlamayı amaçlamaktadır.

Öte yandan  Rusya’nın önceliği ise, enerji kaynakları  ihracatının  yarısından  fazlasını (petrolde % 50, doğal  gazda  % 60) AB ye gerçekleştirdiğini dikkate alarak enerji üretimini sürdürmek ve bunu pazarlayabilmektir.  Rusya’nın AB ile olan enerji alışverişinin  gelecekte artarak  devam  edeceği  tahmin edilmektedir.

Enerji Nakil Hatlarının Stratejik Önemi
 19. yy.dan itibaren petrol, kömür,  doğal  gaz gibi enerji kaynaklarına sahip  olmak,  bunların üretimi- ni elde tutmak  ve dağıtımını denetim  altında bulundurmak büyük devletlerin temel  amaçları arasında yer almıştır. Yaşadığımız iletişim çağının m araçları enerjiye endekslenmiş durumdadır. Bu bakımdan enerjinin kişi başına yıllık  ketimi de ülkelerin gelişmişlik ölçütü  olarak görülmektedir. Bundan  dolayı enerjinin temini ve taşınması önem  arz etmektedir.

Üretici ve ketici bölgeler  arasında gerçekleştirilen petrol  ve doğal  gaz taşımacılığı, teknik açıdan büyük  farklılıklar göstermektedir. Petrol,  nispeten  düşük  maliyetle deniz yolu ile taşınabilirken, doğal gazın (LNG) önce  sıvılaştırılması, ketilmeden önce  de tekrar gaz hâline getirilmesi gerekmektedir. Bu işlem oldukça  yüksek bir maliyet gerektirdiğinden doğal gazın boru hatları ile nakli tercih edilmektedir.

Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Japonya satın aldıkları petrolün  büyük bir bölümünü deniz yolu ile taşımaktadırlar. Dünya ekonomisi  için enerji kaynaklarının devamlı ve güvenli bir şekilde taşınması çok önemlidir.  Özellikle petrol  ve doğal  gazın tankerlerle  taşınmasının çevre  kirliliğine neden  olması ve ekonomik  olarak pahalı olması bu enerji kaynaklarının boru  hatlarıyla taşınmasını zorunlu hâle getirmiştir.

 Petrolün  büyük  kısmının  tankerlerle  taşınması uluslararası su  yollarının önemini  artırmıştır.  Basra Körfezi’nden ihraç edilen petrolün  yılda 737  milyon tondan, 2020  yılında 1.668  milyon tona  yükseleceği tahmin  edilmektedir.  Orta Doğu petrollerinin çıkış kapısı konumundaki Hürmüz Boğazı önemli bir noktadır. Buradan  çıkan petrol,  Akdeniz’e ulaşmadan önce  Bab-ül  Mendeb  Boğazı’ndan ve Süveyş Kanalı’ndan geçmektedir.

Ada yayınları 8.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42 ve 43 cevapları





 Ekstra Bilgi:
Doğal Kaynakların  Uluslararası Ilişkilere Etkileri
Maden, petrol, su, orman, tarım gibi doğal kaynaklar, tarih boyunca  toplumların kalkınmasında önemli rol oynamıştır. Dünya nüfusunun artması ve toplumsal  ihtiyaçların çeşitlenmesi  doğal kaynaklara  olan talebi hızla artırmıştır.

Bazı ülkeler petrol, doğal gaz ve kömür  gibi enerji kaynakları bakımından, bazıları ise orman, su kaynakları vb. alanlarda  daha  zengindir. Bu farklılıklar ülkelerin küresel ve bölgesel  etkileşimini artırmaktadır.
Ülkeler, doğal  kaynaklarını  farklı şekillerde kullanmışlardır.  Örneğin,  Kanada,  Isveç, Norveç  gibi bazı ülkeler  doğal  kaynaklarını  kullanarak  ekonomi yönde gelişmişlerdir.  Orta  Doğu  ve  Afrika ülkeleri ise çeşitli nedenlerle  doğal kaynaklarından yeterince yararlanamamışlardır.
Afrika, Orta Doğu ve Güney  Amerika’da bulunan  ülkelerin doğal  kaynakları bazı ülkeler  tarafından sömürülmektedir. Örneğin neml tropika ve  subtropika bölgelerde    bulunan    zengi tarım  potansiyelin sahip Kolombiya, Brezilya, Arjantin gibi  ülkelerde  plantasyon tarımı, yerliler tarafından yapılamamaktadır, çünkü  bu plantasyonlar ABD, Avrupa ülkeleri ve Japonya’ya  ait çok uluslu şirketlere aittir.

Geçmiştolduğu  gibi günümüzde de uluslararası ilişkilerde doğal  kaynaklara  sahip  olma  ve bu kaynakları kontrol etme  giderek önem  kazanmaktadır. Gelişmiş ülkelerin bir çoğu  sömürgeleri olan ülkelerin doğal kaynaklarından yararlanarak bugünkü sanayileşme düzeyine ulaşmışlardır.
 Orta Asya’da Kazakistan- Türkmenistan-Özbekistan’nın, Kuzeydoğu Afrika’da Çad-Libya-Mısır-Sudan,  Kuzeybatı Afrika’da Cezayir- Fas-Nijerya-Mali-Moritanya-Batı Sahra’nın ve Orta Amerika’daki ülke sınırlarının bügünkü şekliyle oluş- turulmasının nedeni zengin doğal kaynaklara sahip olmalarıdır. Stratejik doğal kaynaklara sahip olan bu ülkeler,  Ikinci  Dünya  Savaşı sonrasında  ulusal  bağımsızlıklarını  ilan ettikleri hâlde  ekonomik  alanda bağımsızlıklarını elde edememişlerdir.
Sponsorlu Bağlantılar 2
banner