Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe

Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 173, 174, 175 ve 176 cevapları


Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 173, 174, 175 ve 176 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 173
Sayfa 174
Sayfa 175
Sayfa 176
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 İç Denge “Homeostasis”
Canlıların yaşamlarını sürdürdükleri ortam ile iç dengelerini uyumlu kılmaları yaşamsal
önem taşır. Örneğin tatlı su ortamında bulunan bir hücreli canlılar (Paramesyum gibi) hücre
içi su dengesini korumak için farklı uyumlar (kontraktil koful gibi) geliştirmişlerdir.
Çok hücreli canlılarda ise sistemler kararlı iç dengenin korunmasını sağlar.
O rganizmanın kendi iç ortamını belli sınırlar arasında dengede tutmasına
homeostasis denir.
Hücreler ancak belli sıcaklık, iyon ve sıvı dengesinin olduğu bir iç ortamda
yaşamlarını sürdürebilir. Örneğin insanlarda ortam sıcaklığı artsa dahi vücut sıcaklığı
ortalama 36,5 °C’ta sabit tutulur. Canlının bulunduğu ortamda fiziksel koşullar değişse
bile canlı hücrelerinde daima korunan iç denge bu koşullarda etkilenmeyi engeller.Aynı
zamanda organizmadaki sistemlerin düzenli ve uyumlu çalışması sağlanmış olur.
Kararlı iç dengenin sağlanmasında hormonlar etkilidir. Örneğin kan şekerinin
ayarlanmasında insülin, glukagon ve adrenalin görev alır. Suyun geri emilimi ve su
dengesinin korunmasında vasopressin etkilidir.




İnsanda Denetleyici ve Düzenleyici Sistemin Sağlığı
İnsanda denetleyici ve düzenleyici sistemin sağlığının korunması genel olarak
vücut sağlığı açısından önemlidir. Çünkü bu sistem diğer sistem ve organlar üzerinde
etkilidir. Bu nedenle sağlığı etkileyen bazı olumsuz davranışlardan, uyulması ve
edinilmesi gereken bazı ilkelerden söz etmek gerekir.
• Beyin ve omurilik, şiddetli darbelerden korunmalıdır. Düşme, çarpma ve ezilmeler
beyin kanamalarına ve felçlere neden olabilir.
• Alkol, sigara ve uyuşturucu gibi doğrudan sinir sistemini etkileyen maddeler
kullanılmamalıdır.
• Günlük yaşamda çok yoğun ve stresten uzak kalınmalı. Dinlemeye ve uykuya
yeterli zaman ayrılmalıdır.
• Yaşanılan ortamlarda yeterli oksijen bulunmalıdır. Beynin ve diğer organların
oksijen gereksinimi karşılanmalıdır.
• Hormonların düzensiz salınımına bağlı hastalıkların erken teşhis ve tedavisi için
dikkatli olunmalıdır.
• Yeterli ve düzenli beslenmeye önem verilmelidir.
• Çocukların büyüme ve gelişmeleri hekim kontrolünde izlenmelidir. Çocukluk
döneminde teşhis edilebilecek hormonal hastalıklar için tedavi zamanında yapılmalıdır.
• Çocukluk döneminde aşılar düzenli yaptırılmalı, çocuk felci gibi sinir sistemini
etkileyen hastalıklara karşı koruyuculuk sağlanmalıdır.

Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 168, 169, 170 ve 171 cevapları


Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 168, 169, 170 ve 171 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 168
Sayfa 169
Sayfa 170
Sayfa 171
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Geri Besleme “Feedback Mekanizması”
Canlıda endokrin kontrol mekanizmalarının işleyişine yukarıda değinildi. Bu tür
olayların düzenlenişinde hedef organlarla birlikte hipotalamus ve hipofiz bezi yakın
etkileşim içerisindedir. Hipotalamus yalnızca endokrin sisteme bilgi iletmekle kalmaz
endokrin sistemden geri gelen bilgilerin değerlendirilmesinde de rol oynar.
Endokrin sistem ve sinir sisteminin birlikte uyumlu çalışması sonucu hormonlar
arasındaki karşılıklı bilgi akışının olması geri besleme “feedback mekanizması” olarak
adlandırılır.
Geri besleme mekanizması, iç çevrenin değişmez oluşunu ve devamlılığını
sağladığından canlı yaşamı için önemlidir.
Geri beslemenin gerçekleşmesinde en önemli rolü hipotalamusta sentezlenen
salgılatıcı faktörler (hormonlar) oynar.
Geri besleme hipofiz ile;
- tiroit bezi arasında tiroksin düzeyinin ayarlanmasında,
- böbrek üstü bezleri arasında kortizol düzeyinin ayarlanmasında,
- yumurtalıklar arasında östrojen düzeyinin ayarlanmasında,
- testisler arasında testosteron düzeyinin ayarlanmasında görülür.
Hipotalamus, hipofiz ve tiroit bezi arasındaki geri besleme
- Kanda tiroksin düzeyi düştüğünde hipotalamustan salgılanan salgılatıcı faktör, kan
yoluyla hipofize iletilir.
- Hipofiz tiroit uyarıcı hormonu salgılar.
- Tiroit bezi tiroksin üretir ve kan dolaşımına verir. Metabolizma hızlanır.
- Tiroksin negatif geri besleme ile hipofiz ve dolayasıyle hipotalamus üzerinde
durdurucu etki yapar.
- Tiroksin normal düzeye döner.
- Karşılıklı etkileşim ile hormon düzeyi korunmuş olur.

Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 162, 163, 164 ve 167 cevapları


Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 162, 163, 164 ve 167 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 162
Sayfa 163
Sayfa 164
Sayfa 167
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Endokrin Kontrol Mekanizması
Canlı doku ve organlarında bazı yaşamsal olaylar hormonların kontrolünde
gerçekleşir. Hormonların karşılıklı etkileşimi yani endokrin kontrol mekanizması ile
kan şekerinin ayarlanması, kandaki mineral düzeyinin dengelenmesi, üreme olaylarının
düzenlenmesi gibi olaylar gerçekleşir.
Endokrin kontrol mekanizmasına kan şekerinin ayarlanması örneği verilebilir.
Kandaki şeker (glikoz) miktarının ayarlanmasında insülin, adrenalin ve glukagon
hormonları birlikte iş görür.
- Yemeklerden sonra kandaki glikoz miktarı artar. Bu durum pankreasın insülin
salgılayan hücrelerini uyarır.
- Glikozu normal düzeye indirmek için pankreastan insülin salgılanır.
- İnsülinin etkisi ile karaciğer, kas ve vücut hücrelerine glikozun geçişi artar.
- Kandaki glikoz miktarı normal düzeye iner.
- Glikoz, kaslar ve karaciğerde glikojene dönüştürülerek depolanır.
- Kandaki glikoz düzeyi normalin altına düştüğünde ( açlık, stres durumu, aktivite
artışı vb. durumlar),
- Karaciğerde depolanmış olan glikojen, glukagon ve adrenalinin etkisiyle glikoza
dönüşür.
- Glikoz kana verilir ve kan şekeri normal düzeyine döner.

Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 158, 159, 160 ve 161 cevapları


Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 158, 159, 160 ve 161 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 158
Sayfa 159
Sayfa 160
Sayfa 161
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Eşeysel Bezler
Eşeysel bezler, dişilerde yumurtalık ( ovaryum) lar, erkeklerde er bezleri (testisler) dir.
• Dişilerde bulunan yumurtalıklar bir çifttir. Ergenlik döneminden itibaren
östrojen ve progesteron hormonu salgılar. Östrojen eşeysel olgunlaşmayı sağlar. Dişiye
özgü vücut yapısının kazanılmasını, sesin incelmesi, göğüslerin büyümesi gibi gelişim
özelliklerini etkiler. Erişkinlerde adet döngüsünün düzenlenmesinde, döl yatağının
gebeliğe hazırlanmasında rol oynar. Progesteron döl yatağını gebeliğe hazırlayan ve
gebelik durumunda gebeliğin devamlılığını sağlayan bir hormondur.
• Er bezleri, erkeklerde er bezi torbası içinde bulunan bir çift bezdir. Hormonları genel
olarak androjenler olarak adlandırılır. En önemlisi testosterondur. Eşeysel olgunlaşmayı sağlar.
Erkeklerde sakal, bıyık çıkması, vücudun kıllanması, kemik ve kas gelişiminin cinsiyete
özgü olması gibi etkileri vardır. Ergenlikten itibaren spermlerin olgunlaşmasını etkiler.
Pankreas
Midenin alt arka tarafında yer alır. Hem iç hem dış salgı ürettiği için karma bir
bezdir. İç salgı bezi olarak insülin ve glukagon hormonlarını sentezler. Her iki hormon
kan şekerinin (glikoz düzeyi) ayarlanmasında etkilidir. İnsülin kan şekerini düşürür,
glukagon ise kan şekerini yükseltir.
İnsülin glikozun kandan hücrelere geçişini sağlar. Hücrelere geçen glikoz özellikle
kas ve karaciğer hücrelerinde glikojen olarak depolanır. Glukagon ise depo edilmiş
glikojenin tekrar glikoza dönüştürülerek kana verilmesinde etkili olur.
Pankreastan yeterli insülinin salgılanmaması durumunda kandaki glikoz hücrelere
alınamaz. Bu durum şeker hastalığı (diyabet) olarak adlandırılır. Kandaki fazla glikoz
idrarla atılır ve vücut su kaybeder.

Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 151, 152, 156 ve 157 cevapları


Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 151, 152, 156 ve 157 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 151
Sayfa 152
Sayfa 156
Sayfa 157
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Böbrek Üstü Bezleri
Böbrek üstü bezleri (adrenal bezler), böbreklerin çok yakınında yer alan bir çift
bezdir. Bezler kabuk ve öz bölgesi olarak adlandırılan iki kısımdan oluşur. Bu bölgelerden
salgılanan hormonlar farklıdır.
• Öz bölgesinden salgılanan hormonlar, adrenalin ve noradrenalindir. Adrenalin,
kalp atış hızının ve kan basıncının artışına neden olur. Kandaki glikoz düzeyini artırır.
İskelet kaslarına ve kalbe giden damarları genişletir. Deriye ve sindirim kanallarına giden
damarları daraltır. Korku anında saçların ve tüylerin dikleşmesine, gözbebeklerinin
büyümesine yol açar. Bu hormonların etkileri benzerdir, noradrenalin de damarlar
üzerinde benzer etkileri gösterir.
• Kabuk bölgesinden çok farklı hormonlar salgılanır. Bu hormonlardan bazıları
kortizol, aldosterondur. Kortizol, kan şekerinin yükselmesine neden olur. Aldesteron ise
böbrekte sodyum ve klor iyonlarının geri emilimini sağlar. Böylece kan hacmini, basıncını
ve tuz dengesini koruyucu yönde etki eder.
Aldosteron az salgılanırsa iyon derişimi bozulur, kasların yorulmasına ve kan
basıncının düşmesine neden olur. Addison hastalığı ortaya çıkar.
Böbrek üstü bezlerinin kabuk bölgesinden ayrıca eşey hormonlarına benzeyen
hormonlar salgılanır. Bu hormonlar ergenlik döneminde gelişim özelliklerini etkiler.

Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 147, 148, 149 ve 150 cevapları


Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 147, 148, 149 ve 150 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 147
Sayfa 148
Sayfa 149
Sayfa 150
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Tiroit ve Paratiroit Bezleri
Tiroit bezi: Boyunda, gırtlağın hemen altında iki loplu bir bezdir. Kan damarları
bakımından zengindir. Tiroit bezinden tiroksin ve kalsitonin hormonları salgılanır.
Tiroksin hormonu yapısında iyot bulundurur.
• Ti r o k s i n , metabolizmanın düzenlenmesinde etkilidir. Hücrelerde oksijen
varlığında besinlerin kullanılması enerji elde edilmesi gibi metabolik olayları düzenler.
Çocuklarda büyüme hormonu ile birlikte büyümeyi ve gelişmeyi etkiler.
Tiroksin, çocuklukta az salgılanırsa kretenizm denilen ve zeka geriliğine neden
olan hastalık görülür. Erişkin insanda az salgılanırsa metabolizmanın yavaşladığı, vücut
sıcaklığının düştüğü ve uyuşukluğun ortaya çıktığı miksodema hastalığı görülür.
Tiroksin erişkin bir insanda fazla salgılanırsa metabolizma hızı yükselir, kalp hızlı
çalışır, solunum hızı artar. Bu durumda guatr ( hipertiroidi) görülür.
Guatr genel olarak tiroit bezinin büyümesidir. Bazen de beslenmeye bağlı olarak
yetersiz iyot alındığında tiroit bezi büyür, basit guatr denilen hastalık görülür.
•Kalsitonin, kanda kalsiyum yoğunluğunun normal düzeyde kalmasında etkilidir.
Kanda kalsiyum miktarı normal düzeyi aşarsa kalsitonin salgılanması artar ve kandan
kemiklere kalsiyum geçişi hızlanır.
Paratiroit bezleri: Tiroit bezinin arka yüzeyine yapışık dört küçük bezden oluşur.
Paratiroit bezinin hormonu parathormondur.
Parathormon, kan ile diğer dokular arasında kalsiyum - fosfat dengesinin korunması
nda etkili olur. Kanda kalsiyum düzeyi düştüğünde kemiklerden kana kalsiyum
geçişini artırır.
Parathormon kalsiyum düzeyinin ayarlanmasında kalsitonin ile birlikte etkilidir.
Kemiklerdeki kalsiyum, fosfata bağlı olduğundan hormonların etkisi ile serbest
kalan kalsiyum aynı zamanda fosfatın da kana geçmesini sağlar. Parathormon fosfat
dengesinin korunması için böbrekler üzerinde etkili olur ve fazla fosfatın atılması
sağlanır.

Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 140, 141, 142 ve 143 cevapları


Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 140, 141, 142 ve 143 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 140
Sayfa 141
Sayfa 142
Sayfa 143
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 İnsanda Endokrin Bezler ve Hormonlar
İnsanda beynin bir bölümü olan hipotalamus hormonal düzenlemenin merkezidir.
Hipotalamus ile beynin diğer bölgeleri ve iç organlar arasında sinirsel bağlantılar bulunur.
İç ve dış ortamdaki değişiklikler sinir sistemi tarafından yorumlanır ve gerektiğinde
endokrin sistem aracılığı ile gerekli yanıtlar verilir. Hipotalamus sinir sistemi ile
endokrin sistem arasında bir bakıma köprü ödevi görür..
İnsandaki endokrin bezler (iç salgı bezleri) hipofiz bezi, tiroit ve paratiroit bezleri,
böbrek üstü bezleri, eşeysel bezler ve pankreastır.
Hipofiz Bezi
Hipofiz, beyinde hipotalamusa bir sap ile bağlıdır. Hipofiz bezi vücutta birçok
olayın düzenlenmesinde etkili olan hormonlar salgılar. Bu hormonların bazıları diğer
endokrin bezlerin çalışmasını da denetler.
Hipofiz, hipotalamusun kontrolü altında çalışır. Hipotalamustan salgılanan ve salgılatıcı
faktör adı verilen kimyasal maddeler hipofiz hormonlarının serbest kalmasını sağlar.
Hipofiz, insanda ön lop ve arka lop olmak üzere iki ayrı bölgeden hormon salgılar.
Hipofizin ön lop hormonları: Büyüme hormonu, tiroit uyarıcı hormon, adreno
kortikotropin, luteinleştirici hormon, folikül uyarcı hormon ve prolaktin.
• Büyüme hormonu: Genel olarak vücudun özellikle kemiklerin büyümesini etkiler.
Hücrelerde protein sentezini artırır. Büyüme çağında fazla salgılanırsa devlik, az
salgılanırsa cücelik ortaya çıkar. Erişkinlik döneminde aşırı düzeyde salgılanırsa sadece
el, yüz, ayak parmakları gibi bazı kemikler yeniden orantısız bir büyüme gösterirler.
Sonuçta akromegali denen durum ortaya çıkar.
• Tiroit uyarıcı hormon: Tiroit bezinin gelişimini ve çalışmasını düzenler.
Adrenokortikotropin: Böbrek üstü bezinin kabuk bölgesini uyararak hormon salgılanmasını
sağlar.
Folikül uyarıcı ve luteinleştirici hormon: Eşeysel bezlerin çalışmasını düzenler.
Prolaktin: Süt bezlerinin gelişimini ve doğumdan itibaren süt üretilmesini sağlar.
Hipofizin arka lop hormonları: Hipofizin arka lobundan oksitosin ve vasopressin
salgılanır.
Oksitosin: Dişilerde döl yatağı kaslarına etki ederek doğumun başlatılmasını sağlar.
Vasopressin: Atardamarları etkileyerek kan basıncının ve kan hacminin düzenlenmesinde
etkili olur. Böbreklerde, fazla suyun geri emilmesini sağlar. Vasopressinin yetersiz
salgılanması durumunda su geri emilemeyeceğinden günlük idrar miktarı artar. Bu
duruma şekersiz diyabet denir.

Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 136, 137, 138 ve 139 cevapları


Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 136, 137, 138 ve 139 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 136
Sayfa 137
Sayfa 138
Sayfa 139
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Hormonal Düzenleme
Hormon üreten ve salgılayan dokular “endokrin ya da iç salgı bezi ” olarak tanımlanır.
Endokrin bezler salgılarını bir kanal olmaksızın kan damarına verirler.
Hormonlar, üremeyi, büyüme ve gelişmeyi, vücut fonksiyonlarının düzenlenmesini
kontrol eden maddelerdir.
Hormonların bazı özellikleri:
- Hormonların kimyasal yapısını çoğunlukla amino asitler ya da kısa polipeptit
zincirl e r i oluşturur. Bazı hormonlar ise steroit yapısındadır.
- Hormonlar kanda belirli miktarlarda bulunur. Hormon düzeyinin artması ya da
azalması vücut fonksiyonlarının bozulmasına yol açar ve hastalıklara neden
olabilir.
- Kan yoluyla bütün vücudu dolaşan hormonlar belirli dokuların ya da organların
çalışmasını düzenler. Her hormonun etkilediği hücre, doku ya da organ farklıdır.
Belirli bir hormona tepki gösteren organa o hormonun hedef organı denir.
- Hormonlar kana geçtikten ve belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra etkili olurlar.
- Hormonların salgılanması sinir sistemi tarafından kontrol edilir.
- Hormonal tepki yavaş olmasına rağmen uzun sürelidir.
Bitkisel Hormonlar
Bitki hormonları, bitkinin büyüyen bölümleri tarafından üretilir. Bitkide,
büyümenin ve gelişmenin, çiçek açmanın, tomurcuklanmanın, yaprak dökmenin vb.
olayların kontrolünü sağlar.
Başlıca bitkisel hormonlar; oksin, giberellin, sitokinin, absisik asit ve etilendir.
Oksin: Büyüme ve gelişmeyi etkileyen en önemli hormondur. Hücre bölünmesini,
büyümesini, hücre ve doku farklılaşmasını düzenler. Oksinler özellikle bitkinin uç
kı sı mları nda salgılanır.
Oksinler, ışıktan etkilenir ve bitkinin güneşe yönelmesini sağlar.
Oksinler, bitkinin doğrudan güneş ışığı almayan bölgelerinde üretilir. Karanlıkta
kalan hücreler daha fazla bölündüğünden bu bölge daha çok uzar ve bitkinin dal uçları
kıvrılarak güneşe yönelir.
Bitkide oksin fazla salgılandığında büyümeyi durdurur, az salgılandığında yapraklar
dökülmeye başlar.
Giberellin: Gövdenin uzamasını ve meyvenin büyümesini hızlandırır.
Sitokinin: Tomurcuk gelişmesi ve yaprakların geç dökülmesinde etkilidir.
Absisik asit: Tohumun uykuda kalmasını sağlar. Uygun olmayan ortamlarda
tohumun çimlenmesini engeller.
Etilen: Tohumun çimlenmesini, tomurcuk gelişimini ve meyvenin olgunlaşmasını
sağlar.
Bitki hormonları yapay olarak elde edilebilir. Yapay hormonlardan; bitkileri
çiçeklendirmek, meyve olgunlaştırmak, yabani otları yok etmek ve tozlaştırma olmadan
meyve elde etmek için yararlanılır.

Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 131, 132, 134 ve 135 cevapları


Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 131, 132, 134 ve 135 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 131
Sayfa 132
Sayfa 134
Sayfa 135
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 İşitme ve Denge
Kulak işitme ve denge organıdır. Dış, orta ve iç kulak olmak üzere üç bölümden
oluşur.
• Dış kulak: Kulak kepçesi ve kulak yolundan oluşur. Kulak kepçesi, seslerin
toplanarak kulak yoluna iletilmesini sağlar.
• Orta kulak: Kulak zarı ile dış kulaktan, oval pencere ile iç kulaktan ayrılmıştır.
Orta kulak, östaki borusu ile yutağa açılır. Östaki borusu, yutkunurken ya da esnerken
açılarak orta kulaktaki basıncın dış ortamla eşit olmasını sağlar. Orta kulakta işitme ile
ilgili olan çekiç, örs, üzengi adı verilen üç küçük kemik yer alır. Kulak zarını titreştiren
ses dalgaları bu kemiklerde kuvvetlendirilerek oval pencereye iletilir.
• İç kulak: İç kulak birbiriyle bağlantılı olan, içi sıvı dolu, odacık ve kanalların
bulunduğu labirent şeklinde bir yapıdır. Bu yapıların üstte kalan bölümü denge duyusu,
alttaki bölüm ise işitme ile ilgilidir.
Denge duyusu ile ilgili olan yapılar yarım daire kanalları, kesecik ve tulumcuktur.
Oval pencere ile iç kulağın birleştiği yerde tulumcuk bulunur. Buraya üç tane yarım
daire kanalı bağlanmıştır. Kanalların içi sıvı ile doludur. Başın konumu (duruş pozisyonu)
değiştiğinde kanallardaki sıvı hareketlenir ve buradaki almaçları uyarır. İletilen impulslar
ile merkezî sinir sistemi vücudun dengesinin korunması için gerekli düzenlemeyi yapar.
Ayrıca tulumcuk ve bağlantılı olan kesecik içindeki otolit denilen küçük kristaller, baş
hareket ettirildiğinde almaçları uyarır. Bu şekilde de oluşan impulslar beyne iletilir
vücudun dengesinin korunmasına yardımcı olur.
İç kulağın alttaki bölümü salyangoz şeklinde kıvrılmış uzun bir tüpten oluşur. Bu
tüp işitme organı olan kohleadır ( Salyangoz kabuğu demektir.). Kohlea içi sıvı dolu
olan kanallardan oluşur. Kohleanın ses titreşimlerine duyarlı almaçları içeren kısmı
Corti ( korti) organıdır. Corti organı beyne giden işitme sinirleri ile bağlantılıdır.
İşitmenin olabilmesi için kulak kepçesi tarafından toplanan ses dalgalarının kulak
yolunu geçerek kulak zarını titreştirmesi gerekir. Kulak zarında oluşan titreşimler orta
kulaktaki çekiç, örs, üzengi kemiklerinde yükseltilerek oval pencereye aktarılır. Bu
titreşimler salyangoz kanallarındaki sıvıda basınç değişikliği yaratır. Bu basınç Corti
organındaki almaçları uyarır. Uyartılar işitme sinirlerinde impuls oluşturur. İmpulslar
beynin ilgili merkezlerine iletilerek işitme sağlanır.
İnsan kulağı saniyede 20 – 20.000 titreşim yapan sesleri algılayabilir.
Ses düzeyinin yüksek olduğu yerlerde bulunan ya da çalışan kişiler işitme kaybına
uğrayabilir. Kulak sağlığının korunması için gürültüden uzak durulmalı, kulak sert
cisimlerle karıştırılmamalı, kulak enfeksiyonları zamanında ve hekim kontrolünde
tedavi ettirilmelidir.

Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 127, 128, 129 ve 130 cevapları


Atlantik yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 127, 128, 129 ve 130 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 127
Sayfa 128
Sayfa 129
Sayfa 130
___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 • Miyopluk: Görüntü ağ tabakanın önünde oluştuğundan bu kişiler yakını iyi
gördükleri hâlde uzağı iyi göremezler. Miyop göz kusurunu düzeltmek için kalın
kenarlı mercekler kullanılır.
• Hipermetropluk: Görüntü ağ tabakanın arkasında oluştuğundan bu kişiler uzağı iyi
gördükleri hâlde yakını iyi göremezler. Hipermetrop göz kusurunu düzeltmek için ince
kenarlı mercekler kullanılır.
• Astigmatizm: Bulanık görüntü oluşur. Astigmat kişilerde bu kusuru düzeltmek için
silindirik mercekler kullanılır.
Göz sağlığını korumak için; okurken ya da yazarken ışık yeterli olmalıdır. Parlak
ışık kaynaklarına çıplak gözle bakılmamalıdır. Televizyon yeterli uzaklıktan
izlenmelidir. Başkalarının havluları kullanılmamalıdır. Düzenli olarak sağlık kontrolüne
gidilmelidir. Göz sağlığı için yeterli ve dengeli beslenilmelidir.


_____
Bilimin pek çok tanımı vardır ve bunlardan sadece birini kabul edip bunu doğruymuş gibi öğretmek iyi bir fikir değildir. Yine de, böylesine bir tanım en azından daha fazla tanışma yapmak için konuyu ortaya koyabilir:
Bilim, çevremizdeki dünyada gözlemlediğimiz şeylerin açıklamalarım yarattığımız bir süreçtir.
Bilim gözlem yapma süreciyle başlar.
Bilim, düzen ve ilişkileri sergilemek için gözlemlerin düzenlenmesini gerektirir.
Bilim', düzen ve ilişkilerin nedenleri hakkında hipotezler kurulmasını gerektirir.
Bilim, belli koşullarda neyin doğru olduğunu kestirmek için bu hipotezleri kullanır.
Bilim, hipotezlere dayanarak yapılan kestirmeleri değerlendirmek için tasarımlanmış deneyler
yoluyla hipotezlerin sistematik testlerini gerektirir.
Bilim, kuramlar oluşturmak için, deneylerin sonuçlarını kullanır.
Bilim gerçek dünyada test edilemeyen hiç bir açıklamayı kabul etmez.

Bunun, bilimin basitleştirilmiş bir tanımı olduğunu unutmayın. Gerçek olan çok daha karmaşıktır ve kuşkusuz baştan sona tek ve basit bir sırayla bu aşamalardan geçerek ilerlemez. Yine de, bizi çok önemli bir soruya doğru yönlendirir. Bilimsel yöntem, öğrencilerimize öğretebileceğimiz çok sayıda daha küçük süreçlere bölünebilir mi?


Sponsorlu Bağlantılar 2
banner