Ders Kitabı Cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ders Kitabı Cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı

DERS KİTABI CEVAPLARI



Çevre  Sorunları  Için Yapılan Çalışmalar


Yakın zamana  kadar çevreyi hava ile özdeş ve çevre sorunlarını da hava kirlenmesinden ibaret sayan görüşler ağırlıktaydı. Ancak çevre  sorunlarına duyulan  ilgi arttıkça bu  dar  “çevre” kavramı yerini daha geniş tanımlamalara bıraktı. Günümüzde suyun, havanın, toprağın, kısacası doğanın kirlenmesi anlamındaki çevre sorunları yerine her türlü insan yerleşmelerindeki sağlık, eğitim, yeşil alan ve konut  sorunları ile ilgilenen, yaşanabilirlik” kavramına en geniş anlamını veren bir çevre anlayışı hâkimdir.



6.sınıf     
İNGİLİZCE    FEN ve TEKNOLOJİ    MATEMATİKDİN
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

7.sınıf 

MATEMATİK       İNGİLİZCE       DİN       FEN
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

8.sınıf
İNGİLİZCE       MATEMATİK       DİN      FEN

   Son yıllarda ülkeleri meşgul eden meseleler  yalnız enflasyon, dış ticaret açıkları, hızlı nüfus artışı, işsizlik,  konut sorunları  olmayıp kalkınmanın, gelişmenin  beraberinde getirdiği  çevre  sorunlarının da  önemli  yer tuttuğu görülmektedir.

Çevrenin korunması ve daha  yaşanabilir bir çevrenin  sağlanabilmesi tüm  insanlığın ortak  hedefidir. Bunu sağlamak için yerel anlamda devletler ve küresel anlamda uluslararası kuruluşlar önemli görevler üstlenmektedirler. Bu görevlerini yerine getirirken birçok hukuki dayanak  temel  alınmaktadır. Günümüzde birçok ülkenin ve ülkemizin de çevrenin korunmasına  yönelik kanun  ve yönetmelikleri mevcuttur.  Gelişmiş ülkelerde  genellikle  insan  hayatını  tehdit  eden  unsurlar,  yönetimler  tarafından  yasal düzenlemelerle ortadan  kaldırılmaya çalışılmaktadır. Gelişmemiş ülkelerde ise ekonomik  seviye düşük olduğu  için yaptırım gücü  zayıflamakta ve yasal düzenlemeye gidilememektedir.
Gelişmiş ülkelerde  üretimin  artması, bir yandan  yenilenemez  kaynakların hızla kenmesine,  diğer yandan  da özellikle su ve hava kirlenmesinin  artmasına ve böylece bunların kıt kaynaklar hâline gelmesine yol açmaktadır.  Gelişmekte olan ülkelerde  ise çevre sorunları, öncelikle yoksulluğun  ve toplumun geri kalmışlığının sonucudur. Bunlar, düşük gelir seviyesi, geri kalmış teknoloji kullanımından kaynaklanmaktadır. Kırsal bölgelerde  ve hızla büyüyen şehirlerde yeterli ve sağlıklı içme suyunun  olmaması, düzgün bir kanalizasyon  veya atık toplama  sisteminin  hemen hemen hiç bulunmaması  sonucu salgın hastalıkların yayılması, erozyon ve taşkınlar, gelişmekte  olan ülkelerin temel  çevre sorunlarını oluşturmaktadır. Yoksulluğun ekolojik bozulmaya yol açtığı ve bunun  da  yoksulluğu arttırdığı bilinen bir gerçektir. Bu kısır döngüyü  kırmanın yolu sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaktan geçer.

Perşembe

Ders Kitabı Cevapları


5.sınıf
MATEMATİK 
(MEB YAY)
(pasifik yayınları)  

İNGİLİZCE

6.sınıf
FEN BİLİMLERİ
MATEMATİK
İNGİLİZCE    
DİN


7.sınıf 
ARAPÇA
FEN VE TEKNOLOJİ
MATEMATİK      
İNGİLİZCE      
DİN                    

8.sınıf
ARAPÇA
İNKILAP TARİHİ
FEN VE TEKNOLOJİ
VATANDAŞLIK
MATEMATİK
İNGİLİZCE      
DİN    

 Ekstra Bilgi:
Doğal Kaynakların Planlanması ve Kontrolü
Hızlı  sanayileşme,  doğal  kaynakların sınırsız  kabul  edilmesi,  kaynakların hızla ketilmesine neden olmuştur.  Buna  bağlı olarak  20.  yüzyılda doğal  kaynakların kendilerini yenileyememesi ve kenmesi tehlikesi ortaya çıkmıştır.
Günümüzde dünyamızın karşı karşıya bulunduğu sorunların başında doğanın ve çevrenin kirlenmesi gelmektedir. Insanoğlu çağlar  boyunca   doğal  kaynaklardan   faydalanmıştır. Doğal  kaynaklardan   faydalanırken bilerek veya bilmeyerek canlılara  zarar vermekte  ve çevre kirlenmesine  neden  olmaktadır.
Sanayi Devrimi ile birlikte başlayan sanayileşme sürecinde doğal kaynaklar hiç kenmeyecekmiş gibi kullanılmış ve bunun  sonucunda doğal  denge  bozulmuştur.  “1960’lı yıllarda hızlı  sanayileşme  sonucu olarak çevre kavramı ortaya çıkmıştır. 1970’li yıllarda kirletici limitlerini belirleyen mevzuatın oluşturulması ve nihayetinde” 1990’lı  yılların başında atıkların azaltılması ile ilgili girişimler çevre yönetiminin önemli bir parçası hâline gelmiştir.
Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı, insan sağlığını ve doğal dengeyi koruyarak sürekli olarak ekonomik kalkınmayı ve gelecek  kuşaklara  daha  sağlıklı bir çevre  bırakabilme yönünde  bir gelişmeyi ifade eder. Sürdürülebilir kalkınmanın temel amacı doğal kaynakları koruma  ve doğal kaynak kullanımında verimliliği sağlamaktır. Bunun  için toprak,  su, hava ve canlı bileşenlerden  oluşan doğal  çevredeki  kaynakların doğru  kullanılması gerekmektedir.
Sponsorlu Bağlantılar 2
banner