Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi

Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 184, 185, 186, 187 ve 188 cevapları


Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 184, 185, 186, 187 ve 188 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 
 Ekstra Bilgi:
 Babür  Devleti’nin Zayıflaması ve Yıkılışı
Alemgir’in 1707’de ölmesiyle Babür Devleti gerilemeye  başlamıştır. Devlette taht kavgaları ve dinî nitelikli büyük ayaklanmalar çıkmıştır. Bu mücadeleler sonucunda Afganlılar, bağımsızlıklarını  kazanmışlardır. Böylece  Babür  Devleti,  1723  yılında Delhi ve Haydarabat devletleri olmak üzere ikiye bölünmüştür.

Sayfa 184
Sayfa 185
Sayfa 186
Sayfa 187
Sayfa 188
 ___________________________________________________________
Bu  durumdan  yararlanmak  isteyen  Safevî  hükümdarı Nadirşah,  1738  yılında Kandahar’ı  ertesi  yıl da  Delhi’yi  ele  geçirmiştir.  Nadirşah, İndus’un  batısındaki toprakların İran’a bırakılması ve devlet  hazinesinin de kendisine verilmesi şartıyla, Babür  hükümdarı  Muhammet  Şah’ı  tahtında bırakmıştır. 1766  yılında İngilizler, Babür hükümdarı Şah Alem ile Allahabat Antlaşması’nı imzalayarak, Hindistan’daki iktisadi hâkimiyeti ele geçirmişlerdir. 1857 yılında  İngilizlere karşı çıkarılan Sipahi
İsyanı Babür Devleti’nin sonunu getirmiştir. Sipahi isyanının temel nedenleri şunlardır:
Ekonomik durumun bozuk oluşu, Şehirlerdeki işsizlik oranının çoğalması,
Hinduların  misyoner  faaliyetleri  sonucunda,  ülkenin  yarım  yüzyıl  sonrasında Hristiyanlaştırılacağına inanılması, Müslümanların ülkedeki egemenliğin İngilizlere kaptırılmış  olmalarından dolayı duydukları rahatsızlık, Müslümanların Hristiyan misyonerlerine karşı duydukları tepkiler, İngilizlere karşı düşmanlık duygularının gelişmesi, halkın II. Bahadır Şah etrafında toplanmasına sebep olmuştur.

Sipahiler Delhi’yi ele geçirerek II. Bahadır Şah’ı resmî hükümdar ilan etmişlerdir. Sipahiler, buldukları tüm İngilizleri öldürmüşlerse de, sonuçta  İngilizlere karşı bir başarı elde  edememişlerdir. İsyanı bastıran İngilizler,  Hindistan’a  tamamen  hâkim olmuşlar ve II. Bahadır Şah’ı isyanlarda rolü olduğu suçlamasıyla yargılayarak rgün etmişlerdir. II. Bahadır Şah  1862’de  ölmüştür. İngilizler,  1858 yılında Hindistan’ı
İngiltere  İmparatorluğu’na bağlayarak sömürgeleştirmişlerdir. Böylece Hindistan’daki son Timurlu hanedanlığı da sona ermiş oldu.

Babürlüler, Hindistan’ın büyük bir kısmına hâkim olarak bu geniş ülkede yaşayan halkı aynı çatı altında birleştirmeyi başarmışlardır. Ayrıca  Hindistan’da İslamiyetin gelişip yayılmasında da büyük rol oynamışlardır. Babür Devleti tarafından inşa edilen mimari eserlerin birçoğu, günümüzde hâlâ ayaktadır.

Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 179, 180, 181, 182 ve 183 cevapları


Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 179, 180, 181, 182 ve 183 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 
 Ekstra Bilgi:
 Babür  Devleti’nin Gelişmesi
Kısa sürede Afgan emirlerini ve Hindu prenslerini yenerek  Kuzey  Hindistan’ın fethini tamamlayan Babür, 1530 yılında Agra’da öldü. Babür’ün yerine vasiyeti gereği oğlu  Hümayun (1530–1556)  geçmiştir. 

Sayfa 179
Sayfa 180
Sayfa 181
Sayfa 182
Sayfa 183
 ___________________________________________________________
Hümayun  döneminde  Gücerat  hükümdarı yenilgiye  uğratılarak toprakları ele geçirilmiştir. Hümayun’un karşılaştığı en  büyük tehlike Bihar Sultanı’nın atabeyi olan Şir Han’la yaptığı mücadeledir. Şir Han, 1539 yılında bir  gece  baskınıyla Hümayun’u  ağır bir  yenilgiye  uğratarak  sultanlığı ele geçirmişti. Daha sonra  Şir Han’la mücadele eden Hümayun ve kardeşleri başarılı olamayarak İran’a sığınmak zorunda kalmışlardır. 
15 yıl süre ile  tahtını kaybeden Hümayun, Safevîlerden aldığı yardımla tekrar tahtına sahip olmuş ve kardeşlerini de etkisiz hale getirmeyi başarmıştır (1555). Hümayun, tahtına sahip olduktan kısa bir süre sonra da ölmüştür (1556).

Hümayun’dan sonra 13 yaşındaki oğlu Ekber  (1556–1605) Babür tahına geçmiştir. Sultan Hümayun’un tecrübeli komutanlarından olan Bayram  Han da Ekber’in atabeyi olmuştur. Sultan Ekber, hâkimiyetini sağlamlaştırmak için, ülkeyi yeniden ele geçirmek ve fetihlerde bulunmak zorunda kalmıştır. Gücerat, Ganj Vadisi, Bengal, Kâbil, Keşmir ve Kandahar’ı alarak topraklarını genişleten Sultan Ekber, ülkesinde birlik ve düzeni sağlamış, halkına da dinî hoşgörü göstermiştir. Ekonomik alanda da yeni düzenlemeler yapan Sultan Ekber, Safevîler, Özbekler, Osmanlılar ve Portekizlilerle ticari ilişkiler kurmuştur.

Sultan  Ekber’den  sonra  oğlu  Selim  “Cihangir”  unvanı  ile  tahta  oturmuştur (1605–1627). Cihangir, babası Ekber’in aksine zayıf karakterli ve eğlenceye düşkün bir hükümdardı. Onun zamanında  İngilizler,  Hindistan ticaretine el atmışlardır (1613). Cihangir’den sonra oğlu Hürrem, “Şah Cihan adı ile hükümdar olmuştur (1628–1658). Bu  dönemde  Tibetlilerl yapılan  mücadeleler  sonucunda  başarılı olunarak  sınırlar genişletilmiştir. Şah Cihan zamanında devlet, özellikle sanat ve mimarlık alanlarında gelişme göstermiştir. Dünyanın en  güzel  ve  gösterişli anıtlarından biri  olan  Tac Mahal’i  Şah  Cihan,  ölen  karısı Mümtaz   Mahal  (Ercümend  Banu  Begüm)  için yaptırmıştır. Tac Mahal’ın yapımı yaklaşık 22 yıl  sürmüştür. Anıtın mimarı Mimar Sinan’ın öğrencilerinden olan İstanbullu  Mehmet  İsa Efendi’dirYapıda  tamamen ak mermer  kullanılmıştır. Anıtın  yine  ak  mermerden  dört  minaresi  vardır. Kubbenin mimarı ise İstanbul’dan gelmiş olan İsmail Efendi’dir. Mermer duvarlara yüz binlerce akik, sedef, firuze gömülmüştür. Ayrıca bunların içinde 42 zümrüt, 142 yakut, 625 pırlanta, 50 tane de çok büyük inci vardır. Şah Cihan’da 1666’da yine bu anıta gömülmüştür.

I.  Alemgir  (1658–1707),  babası Şah  Cihan’ın ölümünden  sonra  kardeşleri ile yaptığı mücadeleyi kazanarak tahta çıkmıştır.  I. Alemgir  döneminde, İngilizlerden sonra  Hollandalılar  da  Gücera limanlarınd ticari  imtiyaz  elde  etmişlerdir.
I. Alemgir, buradaki yabancı şirketlerin sömürücü tutumlarını önlemeye çalışmış, gümrük vergilerini artırmıştır. Halkın Hindulaşmaması için de büyük çaba harcamıştır.

Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 170, 171, 172, 173, 176 ve 177 cevapları


Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 170, 171, 172, 173, 176 ve 177 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 
 Ekstra Bilgi:
 BABÜR DEVLETİ  (1526–1858)
 Babür’ün Ortaya Çıkışı ve Babür  Devleti’nin Kurulması
Timur Devleti’nin zayışayıp yıkılmasından sonra Türkistan’da fieybanîler, İran’da Safeviler,  Hindistan’da da Delhi Türk  Sultanlığı gibi  devletler kurulmuştu. Babür  Devleti de, Delhi Türk Sultanlığı’ndan sonra Hindistan’da kurulan ikinci Türk devletidir.
Babür Devleti’nin kurucusu olan Zahîrüddin Muhammed Babür,  baba tarafından Timur’un  torunudur. Annesi  ise  Çağatay  hükümdarı Yunus  Han’ın kızıdır. Babür’ü babası  Ömer   Şeyh  Mirza Timurluları Fergan valis idi. Babasının 1494 yılında ölümü  üzerine  onbir yaşında onun yerine geçerek Fergana valis oldu

Sayfa 170
Sayfa 171
Sayfa 172
Sayfa 173
Sayfa 176
Sayfa 177
 Babür saltanatının ilk  yıllarında Timuroğullarından  diğer  beylerle mücadele etmiştir. Babür, karışıklıklar ve Özbek hücumları sonucunda 1501 yılında tahtını kaybederek, kendine bağlı az bir kuvvetle Horasan’dan güneye doğru gitmek zorunda kalmıştır. Ancak mücadeleden vazgeçmeyen Babür, Timur Devleti’ni yeniden canlandırmak istiyordu. 1504 yılında Kabil’i Afgan beylerinin elinden almayı başaran Babür,  ele  geçirdiği  toprakları  kendisini  yalnız bırakmayan mirzalara  ve  beylere dağıtarak küçük bir devlet kurmuştur.

1509–1511 yıllarında Türk dünyasına egemen olmak isteyen üç büyük devlet vardı. Bunlar Özbek  Hanlığı, Osmanlı  Devleti ve İran  Safevî  Devleti idi. Babür, kendi gücüyle Türkistan’a egemen olamayacağını anlayarak Safevî hükümdarı Şah İsmail’den yardım istedi. Şah İsmail’de  Türkistan’da etkili olabilmek için bu isteği kabul etti. Babür Şah,  İsmail’den aldığı yardımla Buhara, Semerkant, Taşkent ve Fergana’yı Özbeklerden almayı başararak topraklarını genişletti ve Timur’un tahtına oturdu (1511). Şah  İsmail  de  böylece  Babür’ün  sayesinde  Türkistan’a  egemen  olmuştu. Ancak Türkistan  Türkleri,  Babür’ün  Şah  İsmail’i etkisinde  kalmasından  rahatsızlık duyduklarından  Babüre  karşı ceph aldılar.  Bu  durumdan  yararlanmak  isteyen Özbekler  de  Babür karşı   harekete  geçtiler.  Şah  İsmail’in  yardımına  rağmen mücadeleyi kaybeden Babür, Türkistan’dan çıkmak zorunda kalmıştır. Bunun üzerine Babür, Timur ülkesini ele geçirme ümidini kaybedince yönünü Hindistan’a çevirmiştir.
154
Babür, Delhi Sultanlığına  karşı yardım isteyen Afgan beylerinin daveti üzerine 1517 yılında Hindistan’a  gelmişti. Uzun  mücadelelerden  sonra  Kandehar  ve  Pencap şehirlerini ele geçirmeyi başaran Babür (1524), Panipat’da 1526 yılında Delhi Sultanı
İbrahim Lodi ile yaptığı savaşı kazanarak Delhi ve Agra  şehirlerini ele geçirmiştir. Böylece  kendisini  hükümdar  ilan  eden  Babür,  Hindistan’da  kendi  adını taşıyan devletini kurdu (1526) .
Sponsorlu Bağlantılar 2
banner