MEB yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MEB yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi

MEB yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı sayfa 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131 ve 132 cevapları





Ekstra Bilgi:

Nükleus(hücre çekirdeği)

Ökaryotik hücrelerde nükleus, bölünme halinde değilse çift katlı ve porlu bir nükleus membranı ile çevrilidir; nükleoplazma denen nükleus esas maddesi içinde bir veya daha fazla nükleolus ile DNA moleküllerinden yapılmış kromatin içerir. Nükleus dış membranı, pürtüklü endoplazmik retikulum ile bağlantılıdır. DNA’nın büyük kısmı nükleusta kromatin adı verilen DNA-protein kompleksi şeklinde bulunur. DNA, hücre bölünmesinde ve genetik bilginin fenotipik ekspresyonunda önemlidir. Bölünme halinde olmayan nükleusta kromatin halinde bulunan DNA tarafından RNA sentezi yapılır; hücre metabolizma ve fonksiyonu kontrol edilir.
Nükleusta, RNA polimeraz II ve RNA polimeraz III gibi mRNA ve tRNA sentezinde görevli enzimler, DNA polimeraz gibi DNA replikasyonunda görevli enzimler, niasinin NAD+’e dönüştürüldüğü yolun enzimleri ve NAD+’i poliADP-riboza dönüştüren enzim bulunur. DNA sentez ve onarımı, RNA sentezleri, NAD+ sentezi nükleusta olmaktadır. Nükleolus, rRNA sentezi ile ilgili genleri ve RNA polimeraz I gibi RNA sentezi ile ilgili enzimleri içerir. Nükleolus, RNA processing ve ribozom sentezinde önemlidir.


MEB yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı sayfa 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109,110, 111, 112 ve 113 cevapları




Ekstra Bilgi:
 KORDON KANI TOPLANMASI
Kordon kanı toplanırken anne ve babanın bu konuda yazılı onayının alınması ve kanın kullanım amacının belirtilmesi gereklidir. Toplanan kan doğan bebek için ilerde ortaya çıkabilecek bir gereksinim göz önüne alınarak, hasta bir kardeş veya aile bireyi veya
hiç bir akrabalık olmadığı halde uygun bir hasta için kullanılmak üzere saklanabilir. Kordon kanının bebeğin kendi yararına toplanmasını destekleyen bilimsel kaynaklar yetersizdir. Ancak, teknolojik gelişimi göz önüne alarak aileler her şeye rağmen kordon kanının
dondurulmasını isteyebilirler. Amerikan Pediatri Akademisinin Görüşleri'ne göre (Pediatrics 1999;104:116-118) göbek kordon kanının ticari amaçlarla dondurulması ve biyolojik bir sigorta olarak saklanması bankacılık açısından uygun bir yaklaşım değildir.  Göbek kordon kanındaki kök hücre sayıları yetersizdir ve kilogram başına hesaplandığında yetişkin için gerekli sayıların çok altında kalabilir. Elimizdeki verilere göre kemik iliğinden elde edilen
hücreler 10 yıl süreyle canlılıklarını korumaktadır. Kordon kanı toplama işlemi ise en çok 15 yıldır yapılmakta olup, bu hücrelerin daha uzun sürelerde kullanılabileceklerine ait bilimsel bir kanıt yoktur. Yaşamıboyunca bir bebeğin kendi kordon kanına tedavi amacıyla yaklaşık
1/10000 olasılıkla gereksinimi olabilmektedir. Kordon kanının saklanması ideal olarak ailede bir hasta bireyin varlığı halinde önerilmektedir. Bu durumda ise kanın hasta birey için kullanım şansı ¼ oranındadır. Diğer taraftan herhangi bir hastalık durumunda aynı bireye
ait olan ve dolayısıyla hastalık potansiyeli taşıyan bu hücrelerin tedavide kullanımı tartışma konusudur. Göbek kordon kanı toplanmasında kanı toplayan ekibin eğitimi ve yeterliliği son derece önemli bir unsurdur. Göbek kordon kanı toplayan ekibin kan ürünleri konusunda ciddi bir eğitimden geçmiş olması şarttır. Ekipteki her kişinin kanda üreyen mikroorganizmalarla ilgili temel bilgilere sahip olması gereklidir. Kanı alacak kişi bu konuda yeterli deneyime ve
kordon kanı miktarını etkileyen faktörler ile ilgili olarak teknik bilgilere sahip olmalıdır.

MEB yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı sayfa 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92 ve 93 cevapları





Ekstra Bilgi:
 OTOİMMÜN HASTALIKLARIN TEDAVİSİ
Vücudumuza yabancı bir madde veya organizma girince bağışıklık sistemimiz buna karşı derhal bir savaşbaşlatıyor. Bağışıklık sisteminin en önemli askerleri kemik iliğindeki kan
kök hücreleri tarafından yapılan T ve B hücreleri. Vücudumuza herhangi bir mikrop veya yabancı hücre girdiğinde bunlar ilk olarak “antijen sunucu hücreler” tarafında yutularak parçalara ayrılıyorlar. Yabancı organizma küçük parçalara ve proteinlere ayrıldıktan
sonra bu parçalar antijen sunucu hücreler tarafından T hücrelerine sunuluyor. Yabancı organizmanın parçalarını yüzeyindeki algılayıcılar sayesinde tanımlayan ve düşman
olduğunu anlayan T hücreleri, alarm durumuna geçerek “sitotoksik T hücreleri”in ve B hücrelerini harekete geçiriyor. Aktif hale geçen B hücreleri antikor salgılayarak yabancı hücreye saldırıyor.  Sitotoksik T hücreleri ve antikorların saldırısına uğrayan yabancı
organizma böylece yok ediliyor.
 Vücut normal koşullarda kendi hücrelerini veya proteinlerini yabancı olarak algılamıyor. T hücreleri, timus bezi tarafından programlanarak kendileriyle yabancı arasındaki farkı ayırt etmeyi öğreniyorlar. Ancak bazen T hücreleri bu programlamanın dışında kalıyor ve vücuttaki bazı molekül ya da hücreleri yabancı olarak algılayarak bağışıklık sistemini alarm durumuna geçiriyorlar. Yanlışalarm sonucu harekete geçen bağışıklık sisteminin askerleri, vücudun
yabancı zannedilen kendi hücrelerine saldırıyorlar. Eklem romatizması, tip 1 şeker hastalığı, glomerulonefrit denilen bir grup böbrek rahatsızlığı bu şekilde oluşan hastalıklardan bazıları. “Romatoid artrid” olarak adlandırılan eklem romatizmasında vücutta oluşan antikorlar
eklemlerdeki kıkırdağa saldırarak burayı tahrip ediyorlar. Bu tahribata bağlı olarak eklemlerde hareket kısıtlığı, ağrı ve şekil bozukluklarımeydana geliyor. Kesin bir tedavisi olmaya romatizma hastalığında bazı ağrı kesiciler veya bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar
kullanılıyor. Ancak bu ilaçlar hastalığı tam olarak tedavi etmeyip sadece ilerlemesini durduruyor ve şikayetleri hafifletiyor. Bağışıklık sistemi, Tip 1 şeker hastalığında pankreastaki beta hücrelerine, multiple skleros hastalığında ise sinirlerin etrafında bulunan kılıfa karşı
savaş açılıyor. Pankreastaki beta hücreleri kişinin kendi bağışıklık sistemi tarafından yok edilince insülin salgılanmıyor ve kan şekeri yükseliyor. Sinir hücrelerinin etrafında bulunan ve elektrik iletimini hızlandıran kılıfın bağışıklık sistemi tarafından yok edilmesi multiple
skleros hatalığına yol açıyor. Bu hastalıkların hala kesin tedavisi mümkün değil.
 Kök hücreler kullanılarak otoimmün hastalıkların kesin tedavisi yapılabilecek. Kişinin kendi hücrelerini yabancı olarak algılayan T hücreleri yok edilerek bunların yerine sağlıklı normal T hücreleri üreten kan kök hücreleri nakli üzerinde çalışılıyor. Kişinin kendi kemik
iliğinden alınan kök hücreleri kültürlerde çoğaltılarak bunlardan normal 36 T ve B hücreleri elde edilebiliyor. Hastaya geri verildiğinde bu hücreler artık vücudun kendi hücrelerine saldırmıyorlar.
Diğer bir yöntem de bağışıklık sistemi hücrelerindeki genetik mekanizmanın kontrol edilerek baskılanması. Bağışıklık sisteminde yer alan hücreler harekete geçtiklerinde çeşitli moleküller salgılıyorlar. Bu moleküllerin sentezi bazı genlerin kontrolünde. Kök hücrelerdeki genetik yapı değiştirilerek bu genler kontrol altına alınabiliyor. Böylece vücuda zarar veren maddelerin salgılanması engelleniyor. Genetik yapısı düzenlenmiş bu kök hücreler kişiye geri verildiğinde artık kendi hücrelerine zarar vermeyen normal T ve B hücreleri üretiyorlar. Önümüzdeki yıllarda genetik mühendisleri ve kök hücreler kullanılarak yapılan bu tedaviler, otoimmün kökenli eklem romatizması, şeker hastalığı ve nefrit gibi birçok hastalığın kökten çözümü olacak.

MEB yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı sayfa 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69 ve 70 cevapları





Ekstra Bilgi:
 ORGAN NAKİLLERİ
Böbrek, kalp, akciğer gibi hayati organların çeşitli hastalıklar veya yaşlanmaları nedeniyle işlevlerini yitirmesi insan ömrünü sınırlayan nedenlerin başında geliyor. Çalışmayan organların sağlam olan bir organla değiştirilmesine organ nakli deniliyor. Eskiyen veya hastalanan organın yenisiyle değiştirilmesi fikri binlerce yıl geriye gider. Eski Mısır dönemlerinden kalan şekiller
bize ilk organ nakli denemelerinin bu dönemlerde yapıldığıfikrini veriyor. İlk başarılı organ nakli 1954 yılında Amerikalı cerrah Dr. Murray tarafından yapılan böbrek nakli. Diğer insanlardan alınan
organlar farklı genetik yapı nedeniyle, takıldıkları vücutta yabancı olarak kabul ediliyor. Vücuttaki bağışıklık sistemi, yabancı olarak kabul edilen organa karşı şiddetli bir savaş başlatıyor. Bu savaşı azaltmak veya engellemek amacıyla bağışıklık sistemini baskılayan çeşitli ilaçlar kullanılıyor. Buna rağmen takılan organlar alıcının vücudunda ancak sınırlı bir sürede yaşamını devam ettiriyor.    
   
      Organ nakillerinde karşılaşılan tek sorun organın reddedilmesi değil. Organ yetmezliği olan hasta  sayısı, mevcut organ vericilerinin çok üzerinde. Halen ülkemizde 30.000 in üzerinde böbrek hastası var ve yılda bunların ancak 400 kadarına organ temin edilebiliyor. Organ bağışlarının ihtiyacı karşılayamaması ve buna bağlı organ azlığına çözüm arayışları devam ediyor.
Hayvanlardan alınan organların insanlara nakledilmesi üzerinde çalışmalar yapılıyor. Klinik uygulamalarda, maymundan alınan böbrekler insan vücudunda en fazla 1 yıl kadar yaşatılabiliyor, daha sonra vücut bu organı reddediyor. Son yıllarda kök hücreler üzerinde yapılan çalışmalar, bu hücrelerden çeşitli doku veya organların oluşturulabileceğini gösterdi. Kök hücrelerin daha iyi anlaşılması ve kullanımı önümüzdeki yıllarda organ sıkıntısına belki de son verecek.
     
      Kök hücreler vücuttaki her türlü hücreye dönüşebiliyor. Yani gerekli sinyaller verildiğinde kök hücre kes hücresine veya karaciğer hücresine dönüşebiliyor. Bu amaçla, embriyodan elde edilen kök hücreler laboratuarlarda çoğaltılarak uzmanlaşmış hücreler elde ediliyor.
Daha sonra bu hücreler hasta hayvanlara naklediliyor. Nakledilen hücreler hastalıklı organda çalışmayan hücrelerin yerini alıyor. Böylece organ eski işlerliğini kazanıyor. Kök
hücrelerden elde edilmiş olan kalp kası hücreleri farelere nakledildiğinde kalpteki çalışmayan
hücrelerin yerini alıyorlar. Nakledilen bu bu hücreler, farenin diğer kalp hücreleriyle birlikte
çalışıyorlar. Kök hücrelerden elde edilen bu tür dokuların nakli,henüz deney aşamasında.

MEB yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı sayfa 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49 ve 50 cevapları





Ekstra Bilgi:
 EMBRİYONEL KÖK HÜCRE
İnsanı oluşturan ilk hücre, babadan gelen sperm ile anneden gelen yumurtanın birleşmesiyle meydana geliyor. Bu ilk hücreye yani döllenmiş yumurtaya “zigot” deniliyor. Daha sonra bu hücre bölünüp 2, 4, 8 hücre oluşturarak her 36 saatte bir sayısını ikiye katlıyor. İlk dört gün içerisindeki hücrelerin her biri tek başlarına bir insan oluşturabilecek potansiyele sahiptir. Anne karnındaki gelişimin 5’inci günlerinde oluşan hücre topluluğuna “blastosit” deniliyor. Bu hücreler tek başlarına insan oluşturamıyor ama insan vücudunda 200 ‘ den fazla sayıda bulunan tüm hücre türlerine dönüşebiliyorlar. Blastosit adı verilen bu hücre kümesinden alınan hücrelerin her birine embriyonel kök hücre” deniliyor. Daha sonra bu hücreler kültürlerde çoğaltılarak bilimsel araştırmalarda kullanılıyor. Embriyonel kök hücreleri genellikle tüp bebek ünitelerinden elde ediliyor. Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftler tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olabiliyorlar. Bu yöntemde ilk olarak erkekten alınan sperm ile kadının yumurtası laboratuar ortamında birleştiriliyor. 4–5 gün kadar dış ortamda büyütülen bu hücreler daha sonra kadının rahmine yerleştiriliyor. Bu yöntemde başarı %100 değil, yani anne rahmine yerleştirilen her hücreler kümesi büyüyerek normal bir gebeliğe yol açamıyor. Bu nedenle tüp bebek işlemine başlarken ilk olarak birden fazla sperm ve yumurta birleştirilerek yedek embriyolar elde ediliyor. Bu hücreler tüp bebek ünitelerindeki derin dondurucularda saklanıyorlar. Eğer biriyle gebelik oluşmazsa diğer hücre kümesi rahme yerleştiriliyor. Ancak gebelik olunca eğer aile başka çocuk istemiyorsa depolanmış olan hücreler, yani embriyolar ailenin izni alınmak koşuluyla deneysel çalışmalarda kullanılabiliyorlar.
Erişkin kök hücrelerden farklı olarak embriyonel kök hücreler çok daha hızlı çoğalma gücünde. Çoğalma çeşitliliği olarak da embriyonel kök hücreler, daha geniş bir yelpazeye sahipler. Yani farklılaşma potansiyeli erişkin kök hücrelere göre daha fazla. Embriyonel kök hücrelerin telomerleri çok uzun. Bu nedenle çok uzun süre çoğalabiliyorlar. Laboratuar ortamında bu hücreler iki yıldan uzun süre yaşatılabiliyor.

MEB yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı sayfa 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 28 cevapları





Ekstra Bilgi:
Elektronların Hareketleri
Çekirdek çevresindeki elektronun iki tip hareketi vardır:
1. Orbital hareketi: Elektronun çekirdek çevresindeki belirli bir uzayı (orbitali) tarama hareketidir. Günümüzde 4 orbital hareketi tanımlanıyor: s, p, d ve f orbitalleri. Orbitaller, elektronların zamanlarının yüzde doksanını geçirdiği ya da elektronların bulunma olasılıklarının en büyük olduğu atomik uzaylar olarak
düşünülebilir (2.15 Şekil).
2. Spin hareketi: Çekirdek çevresindeki uzayı tarayan her elektron, aynı anda kendi ekseni etrafında da döner. Bu dönmeye spin hareketi denir. Zıt spinli iki elektron, zıt uçları birbirini çeken iki mıknatıs gibidir. İşte bu nedenle bir atomik orbital, zıt spinli iki elektron barındırabilir. (Pauli dışarma ilkesi) (2.14 Şekil)
1. Bir elektron, çekirdeğe en yakın (en düşük enerjili) orbitale yerleşir. Örneğin atom numarası (Z), 5 olan bir atomda 2 elektron öncelikle 1s orbitaline girer. Kalan 3 elektrondan biri 2s, ikisi 2p orbitaline girse ne olur? 2s orbitali 2 elektron alabilir; bu orbitalde yer varken elektronun 2p orbitaline konması, atomu yüksek
enerjili konumda göstermek olur.

Salı

MEB YAYINLARI 5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ ÇALIŞMA KİTABI CEVAPLARI 6

Meb yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.

sayfa 114 ile 132 arası cevaplar         GERİ

Ekstra Bilgi:
Sınıflandırmanın Önemi
Bir ülke için cansız doğal zenginlikler ne kadar önemliyse, canlı doğal zenginlikleri
ondan çok daha önemlidir. Yeryüzünde her canlı türünün besin zinciri içinde önemli
bir fonksiyonu vardır. Bir kısmı bizim için zararlı gibi görünse de farkına varmadığımız
ya da bilmediğimiz çok önemli yararlı yönleri olabilmektedir. Bir ülkenin canlı
doğal zenginliklerinden yararlanabilmesi için, önce nelere sahip olduğunu bilmesi
gerekir. Bu da ancak yapılacak sistematik çalışmalarla mümkündür.
Günümüzün önemli konularından olan çevre sorunları olayının tespiti de yine bu
çalışmalara dayanmaktadır. Çünkü çevre kirliliği canlılar için geçerli bir olgudur.
Çevre kirliliğinin sonuçlarını söyleyebilmek için ise, çevreyi bozmadan önce sahip
olduğumuz canlı varlıkların neler olduğunu bilmek ve onları günümüzdekilerle
karşılaştırmak gerekir.
Sistematik, biyolojinin tüm dallarında etkisi olan bir bilim koludur. Örneğin kalıtım,
ekoloji, jeoloji, karşılaştırmalı biyokimya, moleküler biyoloji, deneysel biyoloji
gibi bilim dallarının taksonomiye dayanmadan bir çalışma yapmaları olanaksız gözükmektedir.
Günümüzde bir canlı türünün sahip olduğu yararlı bir genin diğer türlere aktarılabildiğini
(gen mühendisliği) düşününüz.
Sağlam bir sınıflandırmanın en önemli özelliklerinden birisi de, onun tahmin yapabilme
değerine sahip oluşudur. Bir çok hayvan laboratuvarda yetiştirilemez bazıları
da kültürlerde çoğaltılamaz. Doğal sistemde uygun şekilde dağılmış bir kaç türün
iyi bir analizi yeni enzimlerin, hormonların dağılışları ya da metabolik yolları hakkında
bize çok gerekli bilgiler verebilir.
Tıp, eczacılık, tarım, doğal kaynakların korunması vs. gibi alanlarda problemlerin
çözümünde sistematik anahtar rol oynar.

MEB YAYINLARI 5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ ÇALIŞMA KİTABI CEVAPLARI 5

Meb yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.

GERİ          sayfa 94 ile 113 arası cevaplar        DEVAMI
    
Ekstra Bilgi:
Sınıflandırmanın Önemi
Bir ülke için cansız doğal zenginlikler ne kadar önemliyse, canlı doğal zenginlikleri
ondan çok daha önemlidir. Yeryüzünde her canlı türünün besin zinciri içinde önemli
bir fonksiyonu vardır. Bir kısmı bizim için zararlı gibi görünse de farkına varmadığımız
ya da bilmediğimiz çok önemli yararlı yönleri olabilmektedir. Bir ülkenin canlı
doğal zenginliklerinden yararlanabilmesi için, önce nelere sahip olduğunu bilmesi
gerekir. Bu da ancak yapılacak sistematik çalışmalarla mümkündür.
Günümüzün önemli konularından olan çevre sorunları olayının tespiti de yine bu
çalışmalara dayanmaktadır. Çünkü çevre kirliliği canlılar için geçerli bir olgudur.
Çevre kirliliğinin sonuçlarını söyleyebilmek için ise, çevreyi bozmadan önce sahip
olduğumuz canlı varlıkların neler olduğunu bilmek ve onları günümüzdekilerle
karşılaştırmak gerekir.
Sistematik, biyolojinin tüm dallarında etkisi olan bir bilim koludur. Örneğin kalıtım,
ekoloji, jeoloji, karşılaştırmalı biyokimya, moleküler biyoloji, deneysel biyoloji
gibi bilim dallarının taksonomiye dayanmadan bir çalışma yapmaları olanaksız gözükmektedir.
Günümüzde bir canlı türünün sahip olduğu yararlı bir genin diğer türlere aktarılabildiğini
(gen mühendisliği) düşününüz.
Sağlam bir sınıflandırmanın en önemli özelliklerinden birisi de, onun tahmin yapabilme
değerine sahip oluşudur. Bir çok hayvan laboratuvarda yetiştirilemez bazıları
da kültürlerde çoğaltılamaz. Doğal sistemde uygun şekilde dağılmış bir kaç türün
iyi bir analizi yeni enzimlerin, hormonların dağılışları ya da metabolik yolları hakkında
bize çok gerekli bilgiler verebilir.
Tıp, eczacılık, tarım, doğal kaynakların korunması vs. gibi alanlarda problemlerin
çözümünde sistematik anahtar rol oynar.

MEB YAYINLARI 5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ ÇALIŞMA KİTABI CEVAPLARI 4

Meb yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.

 DEVAMI            sayfa 73 ile 93 arası cevaplar         GERİ
   
Ekstra Bilgi:
Canlıları belirli özelliklerine göre gruplara ayırarak inceleyen bilim dalına Taksonomi ya da Sistematik Bilimi denir.
Taksonomi yunancada taxis = sıralama ve nomos = yasa, kelimelerinin birleşmesiyle
meydana gelmiş, "organizmaların sınıflandırılmasının teori ve uygulamasıdır"
şeklinde tanımlanabilir. Sistematik ise yunanca bir kelime olan Systema'dan türetilmiş
olup "organizmaların çeşit ve farklılıklarıyla onların arasındaki akrabalıkları inceleyen
bir bilimdir" şeklinde tanımlanır.
Hayvanları sınıflandıran bilim kolu sistematik zooloji, bitkileri sınıflandıran bilim
kolu ise Sistematik Botanik adını alır.


___
Korelasyonal düşünme (HD5) Kişi rastgele (random) dalgalanmalara karşın, incelediği olaylarda ilişkileri ve nedenleri tanır; hipotezi doğrulayan veya doğrulamayan halleri değerlendirir. İki değişken arasında belli bir bağıntı bulunması halinde ilişki tamdır. Oysa ki birçok doğal olayda iki değişkenin tüm hallerinde beklenen bağıntı gözlenmez; bağıntı ancak gözlenen hallerin bazılarında doğrudur. Bu durum korelasyonal ilişki adını alır. Çocuk, ancak birçok deneyimden sonra korelasyonal ilişkinin tam bağıntı değil, kısmi ilişki olduğunu kavrar.

MEB YAYINLARI 5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ ÇALIŞMA KİTABI CEVAPLARI 3

Meb yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.

GERİ            sayfa 51 ile 70 arası cevaplar         DEVAMI
  


Ekstra Bilgi:
Yeryüzünde ne kadar canlı türü bulunmaktadır, hiç düşündünüz mü?
Günümüzde dünyada 1 500 000 den fazla yaşayan hayvan, 800 000 den fazla da bitki
türü tespit edilmiştir. Bu kadar canlı türünün sadece isimlerini yazmaya kalksak
ciltler dolusu kitap yazılması gerekir. Ayrıca jeolojik devirlerde yaşayıp da fosil olmuş
pek çok canlı ceşidi de vardır. Bu nedenle canlıların sınıflandırılması ve isimlendirilmesi
gereği ortaya çıkmıştır.
Organizmaları yakından incelersek, birbirlerine benzeyen özelliklerinin yanında
farklılıklarını da görürüz. Bu farklara rağmen organizmaları benzerlik durumlarına
göre bir araya toplamak ve gruplandırmak mümkündür. İşte sınıflandırmada
amaç, canlıların belirgin ve farklı özelliklerini saptayıp, bir sınıflandırma şemasına
göre çeşitli canlı grupları arasında benzeyen ve benzemeyen özellikleri filogenetik
akrabalık açısından değerlendirerek bir sıralama yapmaktır. Sınıflandırmanın temelini
canlıların kalıtsal özellikleri oluşturur. Yukarda saydığımız nedenlerle canlıları
bir araya toplama ve gruplandırma taksonomi ve sistematik disiplinlerini ortaya
çıkarmıştır.

MEB YAYINLARI 5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ ÇALIŞMA KİTABI CEVAPLARI 2

Meb yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.

DEVAMI         sayfa 33 ile 50 arası cevaplar           GERİ
   

Ekstra Bilgi:

Tür Kavramı
Biyolojik taksonomi evrimsel prensipler üzerine kurulmuş olup, pek çok bilim adamının,
organizmalar arasındaki genetik ilişkileri ortaya koymak için gösterdikleri
çabaların ürünüdür. Taksonomik sistem taksonları hiyerarşik bir düzen içinde sıralar.
Her ne kadar türün altında alt tür ve ırk gibi daha küçük birimler bulunursa da
hiyerarşik sıralamada en küçük kategori tür olarak kabul edilir.
Taksonomide tek gerçek kategori olan tür kavramı üzerinde durmamızda yarar
vardır. Hayvanların ve bitkilerin sınıflandırılmasında temel birim olarak alınan türün,
diğer türlerle ayrılımı hangi sınırlarda olmalı sorusu, yani tür tanımı, biyolojinin
en zor yanıtlanabilen sorularından birisidir. Hayvan ve bitki gruplarının tümü
için geçerli olabilecek bir tür tanımı vermek, bugünkü bilgilerimizle olanaksız görünmektedir.
Ancak, bir çok araştırıcı arasında, değerlendirme yöntemleri ve özelliklerin
seçimi konusunda bir çok fikir ayrılığı olmakla birlikte, ana ilkeler açısından
tam bir fikir birliğine varılmış denebilir.

Çarşamba

MEB YAYINLARI 5.SINIF FEN VE TEKNOLOJİ ÇALIŞMA KİTABI CEVAPLARI

Meb yayınları 5.sınıf fen ve teknoloji çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.

sayfa 13 ile 28 arası cevaplar         DEVAMI

Ekstra Bilgi:
Taksonominin Amacı
Taksonomi biliminin amacı, herhangi bir organizma ya da organizma grubuna ait
yapılmış gözlemler sonucunda ortaya konmuş olan bilgileri toplayacak, uluslararası
kullanışlı ve pratik bir sistem oluşturmaktır. Ancak böyle bir sistem içinde dünya-da yaşayan canlı grupları hakkında gerekli bilgileri edinebiliriz. Taksonomik sistem
hiyerarşik bir sistem olup, işlerliği olabilmesi için şu özellikleri taşıması gereklidir.
• Değişik tipteki organizmaları ayırdedebilmelidir.
• Bu ayırım için gerekli kriterleri ortaya koymalıdır.
• Spesifik taksonları daha kapsamlı taksonlar içine toplama kapasitesine sahip
olmalıdır.
Sponsorlu Bağlantılar 2
banner