Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe

Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 2 ile 48 arası cevapları

Bir bilim adamı doğal yasadan çıkarılan sonuçların deneysel sonuçlarla uygun­luğunu görebilmek için doğal yasayı deney olarak bilinen kontrollü bir çalışma ile analiz etmelidir. Bir doğal yasanın başarısını gözlemleri özetleyebilme ve yeni do­ğa olaylarını öngörme yeteneğine göre değerlendirebiliriz. Copernicus'un çalışma­sının büyük başarısı gezegenlerin gelecekteki konumlannı çağdaşlannınkine göre daha doğru olarak tahmin etmesinden ileri gelir. Bununla birlikte, bir doğal yasa­yı bir mutlak gerçek olarak düşünmemeliyiz. Gelecekteki deneyler yasayı değiştir­meyi gerektirebilir. Gezegenlerin dairesel değil eliptik yörüngelerde gezdiğini gös­teren Johann Kepler, yarım asır sonra Copernicus'un fikirlerini geliştirmiştir.

Pazar

Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 2 ile 28 arası cevapları

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ..



Maden İşlerinde Güvenlik Ders Öncesi Testi ve cevapları
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,“İş Teftiş Kurulu Başkanlığı Yeraltı ve Yerüstü Maden İşletmelerinde Proje Denetimi Değerlendirme Raporu-Nisan 2005” kapsamına göre kaza sebepleri sıralamasına göre en çok hangi tespit göze çarpmaktadır?
Bir cevap seçin.

a. Malzeme Düşmesi Doğru


b. Düşme


c. Göçük


d. Makine Teçhizat



Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,“İş Teftiş Kurulu Başkanlığı Yeraltı ve Yerüstü Maden İşletmelerinde Proje Denetimi Değerlendirme Raporu-Nisan 2005” kapsamına göre Organizasyon, Gözetim ve Genel Çalışma Şartları sıralmasına göre en çok hangi tespit göze çarpmaktadır?
Bir cevap seçin.

a. İşçilerin sağlık raporları yoktur / Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği’ndeki örneğine uygun değildir. Doğru


b. İş makinesi operatörlerinin ehliyeti yoktur.


c. İşçilere eğitim verilmemiştir.


d. İşçilere çelik burunlu ayakkabı, baret, toz maskesi verilmemiştir. Kişisel koruyucuların kullanımı yetersizdir.



Yeraltı ve Yerüstü Maden İşletmelerinde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliğine göre yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte faaliyette olan işyerleri yürürlülük tarihinden itibaren en geç ne kadar süre içinde bu yönetmeliğin ekinde belirtilen sağlık ve güvenlikle ilgili gereklere uymak zorundadır.?
Bir cevap seçin.

a. 1 Yıl Doğru


b. 30 Gün


c. 2 Yıl


d. 90 Gün




Yüksekliği ... m ve eğimi ... dereceden fazla olan şevlerde, kavlak sökümü çalışmalarında işçilere emniyet kemeri, baret, emniyet ayakkabısı vb. kişisel koruyucular muhakkak kullandırılmalıdır. Boşluğa sırası ile ne gelmelidir?
Bir cevap seçin.

a. 10,30


b. 5,30 Doğru


c. 5,15


d. 10,15

Aşağıdakilerden hangisi Alternatif Maden İşletme Yöntemleri arasında yer almaz?
Bir cevap seçin.


a. Solüsyon Madenciliği


b. Deniz Dibi Madenciliği


c. Ara Katlı Göçertme Yöntemi Doğru


d. Yeraltı Gazlaştırma Yöntemleri

Çarşamba

Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 117, 118 ve 119 cevapları


Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 117, 118 ve 119 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 117
 
Sayfa 118
Sayfa 119
___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Hücreli Yapı ve Organizasyon
Tüm canlılar bir ya da çok hücreden oluşur. Bazı canlılar yalnızca bir hücrelidir.
Hemen hemen tüm bir hücreliler çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük olduğundan
onları mikroskop ile gözlemleyebiliriz. Çoğunlukla da mikroskobik canlılar olarak söz
ederiz. Diğer canlılar çok hücrelidir ve çok hücreliler genellikle çıplak gözle görülebilecek
kadar büyüktür.
Hücre, canlının yaşama ve üreme yeteneğindeki temel birimidir.
Bakteriler dünyada yaygın olarak bulunan bir hücreli canlılardandır.
Bunun anlamı her bir hücrenin yaşayan bir organizma olduğudur. İnsanlar yaklaşık bir
trilyon hücreden, insandan daha büyük yapılı canlılardan biri olan balina ise birkaç trilyon
hücreden meydana gelir. Çok hücreli organizmalar canlılığın sürdürülmesi için birlikte
iş gören çok sayıda bağımsız hücreden meydana gelir. Bazı biyologlar canlıların bir kısmını basit yaşam formları olarak adlandırsa da organizmalar her yönüyle incelendiğinde basit olmadıkları görülür. Bu kompleks yapı çok sayıdaki aşamada izlenebilir. Örneğin canlılarda kimyasal organizasyonun bir parçası olan birçok kimyasal reaksiyon gerçekleşir. Fotosentez yapabilen canlıların karbon dioksidi özümlemeleri birbirini takip eden bir dizi kimyasal reaksiyonlarla olur. Bu
kimyasal reaksiyonlar üst düzey bir kontrolü gerektirir. Bu kontrol doğru gerçekleşmezse
canlılık olmaz. Kontrolü sağlayan da deoksiribonükleik asit kısaca DNA’dır.
Canlılık birimi olan hücre kompleks ve organize olmuştur. Bağımsız bir hücrenin
varlığını sürdürebilmesi; besinini karşılayabilmesi, enerji üretebilmesi, kendine özgü
maddeleri sentezleyebilmesi gibi birçok olayın gerçekleşmesine bağlıdır. Canlılığın
devamını sağlayan bu olaylar hücrede yer alan özel yapılar ve kimyasal reaksiyonlar ile
gerçekleştirilir. Bir hücreli canlı tüm bu olayları yalnızca bir hücre içinde
sürdürürken çok hücreli canlı her bir hücresinde gerçekleştirmek durumundadır. Bu
hücresel organizasyon canlılık özelliklerinin hücre düzeyinde sürdürülmesini sağlar.

Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 103, 104, 105 ve 106 cevapları


Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 103, 104, 105 ve 106 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

 Sayfa 103
Sayfa 104
Sayfa 105
Sayfa 106
___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 VARYASYON VE MODİFİKASYON
İnsan türü, kedi türü, köpek türü, keçi türü, at türü...memeliler sınıfı altında incelenen
bu canlıların her biri ayrı bir türdür. Yeryüzünde milyonlarca farklı canlı türü
vardır. Ayrıca, aynı türün bireylerini birbirinden ayıran farklı özellikler de vardır.
Kendi aralarında üreyip verimli döller oluşturabilen bireyler aynı türe ait olmalarına
rağmen çok fazla birbirine benzemezler. Afrika'lı bir zenci ile Asya'lı bir Çinlinin insan
türü içerisinde yer almalarına rağmen bu iki insan örneğinin birbirinden farklı özellikler
taşıdığını biliriz. Bu şekilde aynı tür içinde görülen farklılıklar nasıl oluşmaktadır?
Çevresel faktörlerin etkisiyle genlerin işleyişinde meydana gelen kalıtsal olmayan
değişikliklere modifikasyon denir. Modifikasyonlar tür içi çeşitliliğin nedenlerinden
biridir. Modifikasyona neden olan çevresel faktörler besin, sıcaklık, nemlilik vb. dir. Modifikasyonlar, çevrenin etkisiyle bireyde oluşan değişiklikler olduğu için
sadece bireyin genlerinin işleyişini değiştirir. Bu nedenle kalıtsal değildir. Örneğin,
uzun yıllardır Çinliler dar ayakkabılar giydikleri için ayakları küçülmüştür fakat,
genellikle günümüzde Çinliler’de bu tür bir geleneğe rastlanmamaktadır. Bu nedenle
Çinlilerin ayakları normal büyüklüktedir. Yukarıda görüldüğü gibi eğer bu özellik
kalıtsal olsaydı, bir sonraki kuşağa aktarılırdı ve doğan çocuklarda anne ve babaları gibi
küçük ayaklı olurdu. Oysa, bir karakterin kalıtsal olması için bu değişikliklerin üreme
hücrelerindeki DNA'da gerçekleşmesi gerekir. Türü meydana getiren bireyler birbirinin aynısı değil benzeridir. Türü meydana getiren bireyler arasındaki anatomik, fizyolojik özellikler, protein yapısı ve davranışlar bakımından görülen farklılıklara varyasyon denir. Varyasyonlar, canlının genetik materyali olan üreme hücrelerindeki DNA'da meydana gelen değişikliklerdir. Bu nedenle meydana gelen değişiklikler kalıtsal olup dölden döle aktarılır. Varyasyonlara neden olan olaylar ise mutasyonlar, mayoz bölünme ve krossing-overdır. Bu şekilde aynı türün bireyleri arasında farklılıklar yani varyasyonlar oluşur. Örneğin bezelye bitkisinin düzgün, buruşuk tohum yapısı aynı
türün değişik varyasyonudur diyebiliriz. Bu özellikler kalıtsaldır. Bezelyelerdeki bu
farklılık onların yetiştikleri farklı ortam koşullarından kaynaklanır. Bu farklılık bezelyelerin
yaşadıkları ortama uyum yeteneklerini artırır ve böylece bezelyelerin farklı
ortam koşullarında yaşama ve üreme şansı artar.

Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 108, 110 ve 112 cevapları


Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 108, 110 ve 112 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 108
 
Sayfa 110
Sayfa 112
___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 KALITSAL MATERYALİN DEĞİŞMESİ
DNA’nın kendini eşlemesi sırasında meydana gelen hatalar DNA’daki baz
dizisinin değişmesine yol açar. Bu değişmeler bir azotlu bazın değişmesi şeklinde
olduğu gibi kromozom düzeyinde de olabilir. Kalıtsal bilgi de oluşan bu hatalara mutasyon
denir.
Mutasyonlar, sıcaklık artışı, pH değişiklikleri, radyasyon veya zehirli kimyasal
maddeler gibi zararlı etkenler (mutagen) yolu ile canlının DNA yapısında meydana
gelen değişikliklerdir. Mutasyonlar bireyin üreme hücrelerinde oluşuyorsa kalıtsal
nitelik kazanır ve dölden döle aktarılır.
Bir bireyde meydana gelen mutasyonlar yararlı ise, bireyin yaşama şansını artırır.
Böylece birey, değişen çevre koşullarına daha iyi uyum sağlar (adaptasyon). Bir
bireyde meydana gelen mutasyonlar zararlı ise, bireyin yaşama şansını azaltır. Böylece
birey, çevre koşullarına uyum sağlayamaz ve yaşadığı ortamdan elenir. Mutasyon artırıcı etkenlere mutagen denir.




Orak hücreli anemi :
Kalıtsal bir hastalık olup anne veya babadan çocuklara geçer. Hastalığa neden olan
gen çifti homozigot ise hastalık ortaya çıkar. Hastada uzun süren bir kansızlığın görülmesi hastalık belirtilerinin en başında
gelir. Bu kansızlığa bağlı olarak kanda alyuvar hücreleri yıkılır ve oksijen düzeyi düşer.
Kanda oksijen düzeyi düştüğünde nöbetler görülür. Alyuvarlar orak biçimini aldığı için
orak hücreli anemi olarak adlandırılır.
Bu hastalık kalıtsal olduğu için anne ve baba adaylarının kan tahlili yaptırmaları
buna bağlı olarak kalıtsal hastalıklarla ilgili aydınlatılması sağlanabilir veya erken
gebelik döneminde amniyosentez adı verilen genetik bir inceleme sonucu embriyoda
bir bozukluk olup olmadığı araştırılır. Bu şekilde herhangi bir anormalliğin söz konusu
olduğu koşullarda gebelik sonlandırılabilir.
Fenilketonüri :
Fenilketonüri, kalıtımla geçen, ender görülen bir hastalıktır. Nedeni fenilalanin adı
verilen bir amino asidin tirozin adı verilen başka bin amino aside dönüşümünü sağlayan
enzimin eksikliğidir. Zeka gelişimini etkileyen bu hastalık doğumdan sonraki ilk beş
gün içerisinde bebeğe uygulanan test ile erken teşhis edilebilir. Tedavi, bebeğe uygulanan
düşük düzeyde fenilalanin içeren özel bir diyetle olur.
Akraba evliliklerinde kan bağı olan iki kişide benzer olan genlerin bulunma
olasılığı akraba olmayanlara göre daha fazladır. Bu genlerden bazısının anormal özellik
taşıması sonucunda anormal doğan bebeklere rastlanabilir.
Spina bifida, down sendromu, hemofili gibi kalıtsal olan hastalıkların erken
tanısında amniyosentez adı verilen bir test yapılır. Bu test gebeliğin 16. haftasında
annenin rahminden bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan bir örnek alınarak yapılır. Bu sıvı
mikroskopta incelenir ve bebeğin kromozomlarına bakılarak bebekte olabilecek
kalıtsal hastalık teşhis edilir.
Kalıtsal hastalıkların erken teşhisi için en iyi hizmeti ise genetik danışma merkezleri
verir. Evlilik kararı almadan önce her çiftin bu merkezlere giderek genlerinde bir
bozukluk olup olmadığını öğrenmesi gerekir. Böylece kişiler, bilinçli bir şekilde
sağlıklı çocuklara sahip olabilirler.

Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 104, 105 ve 106 cevapları


Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 104, 105 ve 106 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

 Sayfa 104
Sayfa 105
Sayfa 106
___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Ayrılmama Olayı
Drosophila'lar üzerinde yapılan mikroskobik çalışmalar sonucunda bazı dişi ve
erkek bireylerin mayoz bölünme sonucu kromozom fazlalığı veya eksikliği olan
yumurta ve spermleri oluşturduğu gözlemlenmiştir. Daha sonra insan kromozomu ile
yapılan çalışmalarda da drosophila'larda olduğu gibi mayoz bölünme sonucu kromozom
fazlalığı veya kromozom eksikliği olan yumurta ve spermler görülmüştür. Mayoz
bölünme sonucu gametlerin oluşumu sırasında homolog kromozomların birbirinden
ayrılması gerekir. Fakat, bu durumun tersine bazen gametlerin oluşumu sırasında
homolog kromozomların birbirinden ayrılmadığı da görülebilir. Bunun sonucunda fazla
Hemofili bir erkek ile sağlam bir dişinin doğacak çocuklarının hemofili olma
olasılığı nedir?
Dişi ve erkek bireylerinin üreme organlarında mayoz bölünme sonucu gametlerin
meydana geldiğini, gametler oluşurken homolog kromozomların ve alel gen çiftlerinin
birbirinden ayrılarak her birinin eşit olasılıkla gametlere dağıldığını, bu alel gen çiftleri
ve homolog kromozomların döllenme ile bir araya geldiğini hatırlayınız.
Drosophila'lar üzerinde yapılan mikroskobik çalışmalar sonucunda bazı dişi ve
erkek bireylerin mayoz bölünme sonucu kromozom fazlalığı veya eksikliği olan
yumurta ve spermleri oluşturduğu gözlemlenmiştir. Daha sonra insan kromozomu ile
yapılan çalışmalarda da drosophila'larda olduğu gibi mayoz bölünme sonucu kromozom
fazlalığı veya kromozom eksikliği olan yumurta ve spermler görülmüştür. Mayoz
bölünme sonucu gametlerin oluşumu sırasında homolog kromozomların birbirinden
ayrılması gerekir. Fakat, bu durumun tersine bazen gametlerin oluşumu sırasında
homolog kromozomların birbirinden ayrılmadığı da görülebilir. Bunun sonucunda fazla veya eksik kromozoma sahip gametler meydana gelir. Kromozomlarda meydana gelen
bu durum ayrılmama olarak adlandırılır.

Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 99, 100, 101 ve 103 cevapları


Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 99, 100, 101 ve 103  cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

 Sayfa 99
Sayfa 100
Sayfa 101
Sayfa 103
___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 İnsanda Eşeye Bağlı Kalıtım :
İnsanda renk körlüğü, hemofili gibi kalıtsal hastalıklar X kromozomu ile taşınır.
İnsanda yapışık parmaklılık, kulak kıllığı ve balık pulluğu gibi karakterler Y
kromozomu üzerinde taşınır.
Renk körlüğü özellikle kırmızı ve yeşil rengin birbirine karıştırılmasıyla ilgili
kalıtsal bir hastalıktır. Bu hastalık X kromozomu üzerinde taşınır ve çekinik bir özellik
gösterir. Bu hastalık daha çok erkeklerde görülür. Çünkü, dişilerde eşey kromozomları
XX olup bu kromozomlar birbirinin homoloğudur. Bu nedenle dişi birey ancak X
kromozomlarının her ikisi üzerinde de hastalıkla ilgili alel gen bulunuyorsa renk körü
olur. Dişi bireylerde hastalık geni X kromozomlarından sadece birinde bulunuyorsa
diğer X kromozomu üzerinde bu geni baskılayan sağlam gen bulunur ve çekinik olan
renk körlüğü genini baskılar. Bu nedenle böyle bireyler renk körü olmaz.
Erkek bireylerde eşey kromozomları, XY olup birbirinden farklıdır. Bu hastalığın
geni X kromozomu üzerinde taşındığı için erkek bireyde bir hastalık geninin bulunması
durumunda birey renk körü olur. Çünkü Y kromozomu X kromozomunun homoloğu
değildir. Bu nedenle Ykromozomu üzerinde hastalığı baskılayan sağlam gen bulunmaz. Hemofili hastalığı, kanın pıhtılaşmasına neden olan kalıtsal bir hastalıktır. Çekinik
bir özellik gösterir ve X kromozomu üzerinde taşınır. Yine renk körlüğü hastalığı sözü
edilen nedenlerden dolayı erkeklerde daha çok görülür.

Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 95, 97 ve 98 cevapları


Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 95, 97 ve 98 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

 Sayfa 95
Sayfa 97
Sayfa 98
___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Eşeye Bağlı Kalıtım
Sutton’ın kromozom teorisine göre bir kromozom üzerinde birden fazla gen vardır.
Bir kromozom üzerinde birden fazla gen varsa bunlar bağlı genler olarak adlandırılır.
Bir kromozom üzerinde bulunan bağlı genler birbiriyle bağlantı grubu oluşturur ve
birlikte döllere aktarılır. Bir canlının kromozomları içerdikleri genlerin işlevlerine göre
otozom ya da gonozom olarak adlandırılır.
Vücut hücrelerini kontrol eden kromozomlara otozom (vücut kromozomu) denir.
Cinsiyeti veya eşeyi belirleyen kromozomlara ise gonozom (eşey kromozomu) denir.
Drosophila’da 4 çift kromozom bulunur. Buna göre Drosophila’da;2n = 8 kromozom
bulunur diyebiliriz.




Eşeye Bağlı Karakterler :
Eşey kromozomları sadece cinsiyeti belirlemez. Cinsiyetin yanı sıra başka kalıtsal
karakterlerin genlerini de taşır.
Eşey kromozomlarında genlerin etkisiyle ortaya çıkan karakterlerin kalıtımına
eşeye bağlı kalıtım denir.
Eşeye bağlı kalıtım ile ilgili ilk deneyleri Morgan adında bilim adamı yapmıştır.
Morgan, şişeler içerisinde sirke sinekleri üretiyor ve ürettiği sirke sineklerini kendi
aralarında yapay olarak çaprazlıyordu. Bu sineklerin gözleri doğada olanları gibi
kırmızı gözlü iken çaprazlamalar sırasında beyaz gözlü sirke sineği gördü. Bu deneyleri
defalarca tekrarlaması sonucunda beyaz gözülerin hepsinin erkek sirke sinekler olması
ise oldukça ilginçti. Çünkü bu durum Mendel ve Sutton'ın çalışmaları ile açıklanamıyordu. Acaba, erkek ve dişilerin kromozomları farklı mıydı? Morgan, beyaz gözlü erkek
sirke sineği ile homozigot kırmızı gözlü dişi sirke sineğini çiftleştirmiştir. F1 dölünde
dişi ve erkek sineklerin hepsinin kırmızı gözlü olduğunu, bunun sebebinin de beyaz göz
geninin çeknik olmasından kaynaklandığını anlamıştır.
F1 döllerini kendi arasında çaprazladığında bu çaprazlamaların sonucunda dişinin
tamamının kırmızı gözlü, erkeklerin yarısının kırmızı yarısının ise beyaz gözlü
olduğunu görmüştür. Bu deneylerin defalarca tekrarlanmasının sonucunda X kromozomu
üzerinde göz rengi karakterini oluşturan genlerin bulunduğu ortaya çıkmıştır.

Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 91, 92 ve 94 cevapları


Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 91, 92 ve 94 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

 Sayfa 91
Sayfa 92
Sayfa 94
___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 EKSİK BASKINLIK
Bazı türlerde aynı karakteri kontrol eden gen çiftinden her birisi aleline göre
baskın veya çekinik değildir. Bu durumda homozigot ve birbirinden farklı iki birey
çaprazlandığında, elde edilen melezler ana ve baba fenotipinden farklıdır. Örneğin,
endülüs tavuklarında, akşam sefası ve arslan ağzı bitkilerinde eksik baskınlık görülür.
Arslan ağzı bitkisinde kırmızı çiçek rengi, beyaz çiçek rengine eksik baskındır.
Homozigot kırmızı renkli bir arslan ağzı bitkisiyle homozigot beyaz renkli bir arslan
ağzı bitkisini çaprazladığımızda meydana gelen döllerin melez olduğunu ve ana baba
fenotipinden farklı olarak pembe renkli çiçeklere sahip olduğunu görürüz.
(KK = kırmızı BB = beyaz KB = pembe)
Heterozigot B kan grubundan bir kadınla heterozigot Akan grubundan bir erkeğin
doğacak çocuklarının alyuvarlarının yüzeyinde Aantijeni bulunma olasılığı nedir?
Homozigot A kan grubunda bir kadınla homozigot A kan grubundan bir erkeğin
doğacak çocuklarının kan plâzmasında B antikoru bulunma olasılığı nedir?
Arslan ağzı bitkisinde kırmızı ve beyaz renk birbirine eksik baskın olduğu için
ikisinin çaprazlaması sonucunda elde edilen döllerde her iki allenin etkisi görülür. Bu
nedenle çiçekler pembe renkte olur.




Genler ve Kromozomlar
Mendel’in çalışmalarından 35 yıl, ölümünden birkaç yıl sonra, 1900 yılında üç
biyolog, birbirlerinden habersiz olarak, Mendel’in çalışmalarına benzer kalıtımla ilgili
deneyler yaparak aynı sonuçları bulmuşlardır. Bu araştırıcılar Almanya’da Karl Correns
(Karl Korrens), Hollanda’da Hugo de Vries (Hügo dö Verie) ve Avusturya’da Erich
Tachermak (Erih Çermak)’dır. Bundan sonra modern genetik bilimi hızla gelişmeye
başlamıştır. Yirminci yüzyılın başlarında Walter S. Sutton (Volter Satın)’ın ortaya attığı kromozom
teorisine göre şGenler kromozomlar üzerine yerleşmiş gerçek fiziksel birimlerdir. Bir
kromozom çiftinin her üyesi üzerinde bir gen çiftinin bir aleli bulunur.ş
Bu hipotez, mayozla meydana gelen gametlerin farklı genler taşıdığını, bu genlerin
döllenme sonucu oluşan bireyde rastgele biraraya geldiğini ve yeni meydana gelen
bireyin atasına göre neden farklı fenotip ve genotipte olduğunu açıklar.

Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 87, 88, 89 ve 90 cevapları


Meb yayınları 5.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 87, 88, 89 ve 90 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

 Sayfa 87
Sayfa 88
Sayfa 89
Sayfa 90
___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 ÇOK ALELLİLİK :
Bir karakter üzerine ikiden fazla alel gen etki ediyorsa buna çok alellilik denir. Alel gen sayısı ne kadar fazla olursa olsun, her fertte bu alel genlerden en fazla
ikisi bulunur. İnsanda kan grupları çok alelliliğe örnek verilebilir.
İnsanda A, B, AB ve O olmak üzere dört kan grubu vardır. Bu kan gruplarının
fenotip ve genotipleri şöyledir :
İnsanda görülen dört kan grubu, alyuvarlarının yüzeyinde bulunan antijene göre
isimlendirilir. Örneğin, alyuvarlarının yüzeyinde A antijeni bulunan kan grubu A kan
grubudur. Kan grupları arasındaki kan nakilleri, kan plâzmasında bulunan antikora bağlıdır. Bu
antikor yabancı antijenleri yapıştırarak alyuvarları kümeleştiren maddedir (aglütinasyon).
A kan grubunun alyuvarlarının yüzeyinde Aantijeni, plâzmasında ise Aantijeni ile
birleşme özelliği olmayan B antikoru vardır.
B kan grubunun alyuvarlarının yüzeyinde B antijeni, plâzmasında ise B antijeni
ile birleşme özelliği olmayan A antikoru vardır.
O kan grubunun alyuvarlarının yüzeyinde antijeni bulunmaz. O kan grubunun kan
plâzmasında A ve B antikoru bulunur.
AB kan grubun alyuvarlarının yüzeyinde A ve B antijeni bulunur. Kan plâzmasında
ise antikoru bulunmaz.

Sponsorlu Bağlantılar 2
banner