Meb yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meb yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe

Meb yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 85 ile sayfa 95 arası cevapları

Günümüzde dilimizi korumak için neler yapabileceğimize ilişkin görüşlerinizi yazınız.
b. Gazetelerde yabancı kelimelerin sıklıkla kullanıldığını görüyoruz. Buna engel olma konusunda önerilerinizi yazınız.
Türkçede kullanılan yabancı kelimeler konusunda siz neler yapabilirsiniz?

Pazartesi

Meb yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 97 ile sayfa 105 arası cevapları

Türkiye konulu bir şiir yazınız.
Etkinlik: Metinde anlatılan konuğa ikram geleneği ile günlük yaşamınızdaki ikram geleneğini karşılaştırarak aşağıdaki uygun yerlere yazınız.

Pazar

Meb yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 119 ile sayfa 129 arası cevapları

Dünya yı saran gaz tabakası insanları veya yükleri bir yapının bir katından ötekine çıkaran veya indiren araç.
Maddede var olan ısı veya ışık biçiminde ortaya çıkan güç.
Tasarlanmış şey. Tasarı
Bir gezegenin çekiminde bulunarak çevresinde dolaşan küçük gezegen.

Meb yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 107 ile sayfa 118 arası cevapları

Uluslararası Uzay istasyonunda 4 aydır görev yapan Rus astronot Salizhan Şaripov'un uzayda boyunun uzadığı bildirildi. Omurgası doğal kıvrımını kaybettiği için düzleşen 40 yaşındaki Şaripov'un bu yüzden kendisini Dünya'ya getirecek uzay aracı Soyuz'daki bölmesine rahatça sığamadığı belirtildi.

Cumartesi

Meb yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 74 ile sayfa 83 arası cevapları

Aşağıda verilen şiiri okuyunuz. Bu şiirin "Orman Konuşuyor" adlı şiirle benzer ve farkl yönlerini yazınız. Aşağıdaki sorulan bu habere göre cevaplayınız.
Habere göre yangın kim tarafından bildirilmiştir?
Yangın ne zaman çıkmıştır?
Yangın ne kadar sürede söndürülmüştür?
Yangını kimler söndürmüştür?
Aşağıda verilen cümleleri aralarındaki sebep-sonuç İlişkisine göre eşleştlrlnlz.
Aşağıdaki karikatürü inceleyiniz. Karikatürde anlatılanlara ilişkin düşüncelerinizi yazınız
Aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
Aşağıda verilen kelimelerin eş anlamlılarını karşılarına yazınız.

Perşembe

5.sınıf meb yayınları türkçe çalışma kitabı sayfa 61 ile sayfa 73 arası cevapları

"Eşi kaybolmuş ayakkabı bağcıkları, rengarenk gazoz kapakları ve düğmeler, kesik kumaş parçaları, kaçık çoraplar, eski faturalar, bozuk çakmaklar, sapı kırılmış . bıçaklar, teneke kutular, küçük cam kavanozlar, 
kolu kopmuş oyuncak bebekler... Ne varsa, ne varsa... Dolaplardan, çekmecelerden, yatak altlarından, kutulardan, çuvallardan çıkıp üzerime üzerime geliyorlardı..." Aşağıdaki sorulan paragrafa göre cevaplayınız. ) Bu paragraf hikâyenin hangi bölümünden alınmış olabilir? Paragrafta ne anlatılmaktadır? Kendi kelimelerinizle açıklayınız. Etkinlik: Evinizdeki atık malzemeleri düşününüz. Bu malzemelerle neler üretebileceğinize ilişkin kısa bir yazı yazınız.

Pazar

Meb yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 10 ile 60 arası cevapları

Günlerden bir gün kırlangıcın biri bir adamın penceresinin önüne konup adama şöyle demiş:
"Lütfen beni içeri al. Artık soğuklar da başladı. Dışarda kalamam
biliyorsun. Ben sıcak havalarda yaşayabilirim sadece. Beni içeri almazsan başka sıcak ülkelere gitmek zorunda kalırım. Adam ona: — "Git başımdan! Ben yalnız kalırım." demiş ve kuşu kovmuş... Kırlangıç bu cevap üzerine üzüntülü bir şekilde uçmuş ve uzaklara gitmiş. " Kırlangıç uzaklara gittikten sonra adam pişman olmuş. Pişman olmuş ama iş işten geçmiş. Sıcaklar başlayınca yine gelir diye beklemeye başlamış. Yazın gelmesiyle kırlangıçlar da gelmeye başlamış.

Salı

Meb yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59 ve 60 cevapları




Ekstra Bilgi:
Aile İçi rev ve Sorumluluklarla İlgili Öğütleri
Ailede mutluluk ve huzurun olması bir yönüyle de her ferdin üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmesiyle olur.

 Eşlerin birbirlerine olan rev ve sorumlulukları nelerdir?

İslam  dinî  kadın  ve  erkeğe  ayrı  ayrı  haklar  ve  sorumlulukla vermiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde “Dikkat  ediniz,  sizin  kadınlarınız  üzerinde,  kadınlarınızın  da  sizin üzerinizde  hakları  vardır…” (Riyazus Salihin c1, s318) buyurmuştur.

 Kocanın rev ve sorumlulukları nelerdir?

Koca, eşine sadık olmalı, onu aldatmamalıdır.
Erkek, ailesinin ihtiyaçlarını helal yönden temin etmeli.
Erkek, hanımına nazik ve yumuşak davranmalı.

Peygamberimiz  (s.a.v.):  “…Sizi e hayırlınız kadınlara  karşı   e iyi davrananızdır”  (Riyazus    Salihin  c1,  s  320)    buyurarak  kocanın  karısına karşı yumuşak davranması gerektiğini öğütlemiştir.

 Kadının rev ve sorumlulukları nelerdir?

Kadın, kocasına sevgi ile bağlanmalı, ev idaresinde ona yardımcı olmalı
Tutumlu olmalı, kocasının kazandıklarını israf etmemeli
Kadın, kocasına sadık olmalı, namusunu korumalıdır.

Peygamberimiz  (s.a.v.)  “Kadın  beş vakit  namazını  kılar, ramazan  orucunu tutar,  namusunu korur ve kocasına  itaat  ederse,  kendisine:  hangi  kapısından  istersen cennete gir denir (250 hadis, s 186) buyrulmuştur.

 Anne ve babanın çocuklarına karşı rev ve sorumlulukları nelerdir?

Çocuklar ailenin bir meyvesi, Allah’ın anne ve babaya vermiş olduğu emanetidir.
Dinimiz anne ve babalardan çocukları güzel ahlaklı olarak yetiştirmelerini istemektedir.

 Çocukları hangi nasihatlerle eğitmeli?

Bu hususta da bize Hz. Lokman’ın oğluna vermiş olduğu öğütler en güzel örnektir. “Lokman oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma! Doğrusu şirk büyük   bir   zulümdür  demişti.”  (Lokman  suresi,  13.  ayet)  Öğütlerine  devamla “Yavrucuğum! Namazı  kıl, iyiliği emret,  kötülükten vazgeçirmeye  çalış, başına gelenlere  sabret.   Doğrusu  bunlar  azmedilmeye  değer  işlerdir.  Küçümseyerek,
insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah kendinî beğenmiş,  övünüp  duran kimseleri  asla  sevmez.  Yürüyüşünde   tabii  ol,  sesini alçalt unutma  ki  sesleri en  çirkin merkeplerin  sesidir.”   (Lokman  suresi, 17-18-19. ayetler)

Peygamberimiz  Hz.  Muhammed  (s.a.v.)’  de   Hiçbir   baba  çocuğuna   güzel terbiyeden   daha  üstün  bir  bağışta bulunmamıştır.  “(250  hadis, 204) buyurarak çocuk terbiyesinin önemini vurgulamıştır.
 Anne ve baba çocuklarını sevmeli, şefkat göstermeli, aralarında ayrım yapmamalıdır. Onların eğitimlerini yapmalarını sağlamalı, nafakalarını temin etmeli, evlenmek istediklerinde de  yardımcı olmalıdır. Peygamberimiz  (s.a.v.)  “Bir  insanın  bakmakla yükümlü  olduğu aile fertlerini ihmal etmesi günah olarak  kendisine yeter.” (Riyazüs-salihin, s331) Uyarısında bulunmuştur.


Demek ki çocuklara öncelikle dinini diyanetini öğreterek, güzel ahlaklı yetişmelerini sağlamak, bunun yanında maddi ihtiyaçlarını gücümüzün ölçüsünde israfa yol açmadan karşılamak her anne ve babanın görevidir.

Meb yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42 ve 43 cevapları





Ekstra Bilgi:
Kur’an’dan ve Hz. Peygamber (s.a.v)’den Aile ile İlgili Öğütler

İslam dini aileye büyük önem vermiştir. Bunu Kur’an’da, peygamberin uygulama ve sözlerinde açıkça görmekteyiz.

Kur’an ve hadisler bize ailenin nasıl kurulması ve korunması hususuyla, ailedeki bireylerin iletişimi ve sorumlulukları hakkında  yol gösterip öğütler verir. Hısım ve akraba ziyaretlerinin önemine işaret eder.

fiimdi aile ile ilgili Kur’an’da ve hadislerde yer alan bu öğütleri inceleyelim.

Ailenin kurulması ve korunması ile ilgili öğütler.

Bir erkekle kadının evlenmesi ile aile hayatı başlar. Peygamberimiz aile kurarak, evlilik yapacak kadın ve erkeklerin  seçerken arayacakları en önemli şartın güzel ahlaklılık   şartı  olduğunu  beyan  etmiştir. (Buharî,  1086)    Elbette  güzel  ahlaklı insanların kurduğu yuvalar sağlam olur, kolay kolay yıkılmaz.

Peygamberimiz ailenin korunması hususunda anne ve babaları “Hepiniz  elinizin altındakilerden (sorumlu  olduğunuz  kimse  ve  şeylerden) mesulsünüz” (Buharî,
484) diyerek uyarmıştır.

Ailenin korunması demek gücün yettiği ölçüde ailenin maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamakla olur. Bunun için öncelikle ailenin  barınma, beslenme gibi ihtiyaçları karşılanmalıdır. Hz.  Peygamber  (s.a.v.)  bir  hadisinde  “Allah  yolunda   harcanan paraların sevabı en çok olanı , aile fertlerine harcanan paradır.” ( Riyazüs-salihin, c1, s329) buyurmuştur.

Aile fertlerine güzel ahlaklı olmaları hususunda örnek olmalı, onları kötülüklerden uzaklaştırmalı, günah  ve  haram  olan  davranışlara  yönlendirmemelidir.  Bu  hususta Kur’an bizleri uyararak

“Ey  inananlar!  Kendinîzi   ve  ailenizi  yakıtı  insanlar  ve  taşlar  olan   ateşten koruyun…. (Tahrim  suresi,  6.  ayet)  ayetiyl kendimizin  ve  ailemizin  kötü sayılabilecek her türlü davranıştan uzak durmamızı öğütlemektedir.

Aile İçi İletişimle İlgili Öğütler
Dinimiz aile içinde bireylerin birbirlerine karşı sevgi, saygı, şefkat, merhamet ve güler yüzle hitap etmelerini, kırıcı, eziyet edici tavır ve davranışlardan da kaçınmalarını istemektedir.

Eve  girildiğinde  aile  efradına  selam  verilmeli,  onların  hatırları   sorulmalıdır. Peygamberimiz bir hadisinde “Oğlum,  ailenin yanına girdiğinde  selam ver ki sana ve ev halkına bereket  olsun” (Riyazüs-salihin, s347) buyurmuştur.

Eşlerin birbirlerine sevgi ve muhabbet içerisinde olmaları tavsiye  edilerek “Bir Müslüman  eşine sevgiyle baktığı, eşi de aynı şekilde ona baktığı zaman Allah her ikisine de rahmetle bakar…” (500 hadis, s83) buyrulmuştur.

Anne  ve  babalar  çocuklara  sevgi  ve  şefkatle yaklaşmalıdır. Onları  yaptıkları yaramazlıklarından ötürü güzellikle uyarmalıdır. Bu hususta şüphesiz en güzel örnek peygamberimizdir. O torunlarını sırtına bindirmiş, öpüp, okşamıştır.


Çocuklar da anne ve babalarına karşı çok saygılı davranmalıdır. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de “Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya  iyilik edin.  Onlardan biri  veya  her  ikisi senin  yanında  yaşlanırsa,  sakın onlara  "öf"  bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel z söyle. İkisine de  acıyarak  tevazu  kanatlarını indir.  Ve  şöyle de:  "Ey  Rabbim Onları beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et." (İsra suresi, 17-23-24 ayetler). denilerek anne ve babaya saygıyla, iyilik ve  şefkatle davranılması gerektiği vurgulanmıştır.

Meb yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 26 arası cevapları






Ekstra Bilgi:
Çevresel Sinir Sistemi
Beyin ve omurilikten çıkan sinirler çevresel sinir sistemini meydana getirirler. Bu sinirler
getirici-duyu (afferent) ve götürücü-motor (efferent) sinirler olmak üzere görev
yönünden ikiye ayrılırlar.
Motor sinirler de kendi arasında somatik ve otonom olmak üzere ikiye ayrılırlar. Somatik
motor sinirler iskelet kaslarımıza emirleri götüren kol, bacak, vücut ve başımızın
hareketini sağlayan sinirlerdir. İç organlara giden sinirler ise otonom sinir
sistemini teşkil ederler. Bu sistem de sempatik ve parasempatik sistem olmak
üzere iki kısımdan oluşur Otonom sinir sistemi beyin kontrolü altında değildir. Örneğin kalbin çalışması, midenin çalışması bu sistemle kontrol edilir. Hepimizin
bildiği gibi bu organları istemli olarak çalıştırmamız mümkün değildir. Otonom sistemin iki kısımdan oluşmasının nedeni ne olabilir?
Çünkü bu iki sistem birbirine zıt (antogonist) etki meydana getirirler. Bu sistemden
içorganlara giden sinirler çifttir ve bunlardan birisi sempatik, diğeri ise parasempatik
sisteme aittir. Eğer sistemden birisi organın çalışmasını hızlandırıyorsa, diğeri

yavaşlatıyor demektir. Otonom sistem sinirleri miyelinsizdir.

MEB YAYINLARI 5.SINIF TÜRKÇE ÇALIŞMA KİTABI CEVAPLARI 3

MEB yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.

GERİ      sayfa 44-60 arası cevaplar      DEVAMI EKLENECEK..

Ekstra Bilgi:
HZ. FÂTIMA VE AİLE FERTLERİYLE İLiŞKİLERİ

Hz. Fâtıma, Hz. Peygamberin kızlarının en küçüğüdür. Kendisine “Beyaz, parlak ve aydın yüzlü  kadın” anlamına gelen  “Zehrâ”  denilmiştir. Ayrıca “namuslu  kadın” anlamına gelen “Betül” de denilmektedir. Çocukluğu Mekke’de geçmiştir. Annesi vefat ettiğinde Hz. Fâtıma 10 yaşlarındaydı.

Hz. Fâtıma, Mekke’den Medine’ye, ç şartlar altında hicret eden babasıyla birlikte hicret edemedi ve Mekke’de kaldı. Bir müddet  sonra, kız kardeşi Ümmü Gülsüm, Hz. Ebû Bekir’in ailesi, ileride kayınvalidesi olacak Fâtıma bint Esed’in de aralarında bulunduğu bir grupla birlikte Medine’ye hicret etti. Bir müddet sonra da Hz. Ali onu babasından istedi. Hz. Peygamber de kızından izin aldı ve  Hz.  Ali ile evlendirdi. Hz. Fâtıma, evlendikten bir yıl kadar sonra ilk çocuğu Hasan’ı, ondan bir yıl sonra da ikinci çocuğu Hüseyin’i  dünyaya getirdi. Daha sonraki yıllarda Ümmü Gülsüm ve Zeynep adlı kızları ile, Muhsin adlı oğlu dünyaya geldi. Ancak bu sonuncusu küçükken vefat etti.

Hz. Fâtıma’nın İslam kültüründe ün kazandığı hususlardan birisi, sağlık ve sosyal yardım alanındaki hizmetleridir.  Uhud  Savaşı’nda  gazilere  su  ve  yiyecek  taşımış, yaralıları tedavi etmiştir. Dişi kırılan babasının yüzündeki kanları temizlemiştir.

Hz. Fâtıma’nın en büyük özelliklerinden birisi, kanaatkâr olması ve sade bir hayat sürmesidir. Evlenirken çeyizi bir kadife örtü, iki su kabı ve bunların yanında birkaç sade eşyadan oluşuyordu. Ev eşyası, giyim ve yiyecek bakımından da son derece sade bir hayat yaşadığı bilinmektedir. O, hayatında maddi eşyalardan ve imkânlardan daha çok, iyiliğe, ahlak güzelliğine, sevgi ve saygıya önem vermiştir.

Babasının terbiyesiyle büyüyen ve onu çok seven Hz. Fâtıma, onun ahlakî özelliklerine de sahipti. Söz gelişi Hz. Aişe, onun doğru ve açık sözlü olduğunu söylemiştir. Bazı fizikî özellikleri de babasına  benzerdi. Meselâ konuşması ve yürüyüşünün babasına benzediği bilinmektedir.

Fâtıma bint Esed, Hz. Peygamberi sekiz yaşından itibaren evinde büyüten, himaye eden Ebû Tâlib’in hanımıdır. O, bir bakıma Hz. Peygambere annelik yapmıştı. Hatta öyle  ki,  kendi  çocuklarında önce  onu  doyurduğu  söylenir.  Hz.  Fâtıma’nın, kayınvalidesi  ile  birlikte  yaşaması, onun  babasına  yapılan  iyiliği  unutmamasını, kocasının annesine derin saygısını ve aynı zamanda uyumlu geçimini ortaya koyması bakımından anlamlıdır.
Hz Fâtıma,  k  k  babasını  ziyare eder onu hizmetind bulunurdu. Peygamberimiz kızı Fâtıma’yı görünce sevinir, onu ayakta karşılar ve yanına oturturdu. Hem Hz. Fâtıma’ya ve hem de Hz. Ali’ye  derin bir sevgi besleyen Hz. Peygamber, zaman  zaman  onların evine  giderek,  kızı ile  damadının arasına otururdu.  Bazen aralarında meydana  gelen  ufak  tefek  anlaşmazlıklarda aralarını bulur,  kendilerine nasihat ederdi. Hz. Fâtıma da babası evine geldiğinde, onu sevgi ve saygıyla karşılayıp ağırlardı.

Peygamberimizin    soyu,    Hz.    Fâtıma’nı çocuklarıyl devam    etmiştir. Hz. Peygamber diğer çocukları sevdiği gibi, Hz. Fâtıma’nın çocuklarını da çok sever ve sevgisini ölçülü bir şekilde açıkça   ifade  ederdi. Onlara ilgiyi camide ve ibâdet esnasında bile ihmal etmezdi. Bir  gün Hz. Peygamber minberde iken Hz. Hasan ve Hüseyin düşe kalka  Mescid’e girerler. Hz. Peygamber konuşmasını yarıda keserek aşağı iner ve onları önüne oturtarak, konuşmasını bıraktığı yerden sürdürür.

(Prof. Dr. İbrahim SARIÇAM, Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı Ankara 2003.

s. 293’ten yazarı tarafından geliştirilmiştir.)

MEB YAYINLARI 5.SINIF TÜRKÇE ÇALIŞMA KİTABI CEVAPLARI 2

MEB yayınları 5.sınıf türkçe çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.

DEVAMI      sayfa 27-43 arası cevaplar      GERİ

Ekstra Bilgi:
Hısım ve Akrabalarla İlgili Öğütler
Hısım ve akrabalarımız geniş anlamda ailemizin bir parçasıdır. Akrabalar sık sık ziyaret  edilmeli,  uzakta  olanları  ise  hiç  değilse  telefonla  aranıp  halleri  hatırları sorulmalıdır. Yardıma  muhtaç  olanların  ihtiyaçları  giderilmeli,  bayram  gibi  özel günlerde  ziyaret  edilip gönülleri alınmalıdır. İslam kültüründe akraba  ziyareti  sıla-i rahim  olarak da adlandırılır. Kur’an-ı Kerim hısım  ve akrabalık üzerinde önemle durmuştur. Bu ayetlerden bazılarını belirtelim
.
“….Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah’a ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve  kölelere  sevdiği  maldan harcar,  namaz   kılar,  zekât  verir.” (Bakara  suresi,
177. ayet)

“…De ki: Maldan harcadığınız şey ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular için olmalıdır…” (Bakara suresi, 215. ayet)

“…Akrabalık haklarına riayetsizlikten sakının…” (Nisa suresi, 1.ayet)
 “…fiüphesiz ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl suresi, 90. ayet) “…bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma” (İsrâ suresi, 26. ayet).

Görüldüğü gibi Allah, akrabamızı her hususta görüp gözetmemizi öğütlemektedir. Hz.  Muhammed  (s.a.v.)  yaşantısında, akraba  ziyaretlerini,  onlara  yardım  etmeyi benimsemiş ve bizlere de örnek olmuştur. O da akrabalık hak ve ilişkileri hususunda şunları beyan etmiştir:

“    Yakınları ile ilgisini kesen kimse cennete giremez (Riyazüs Salihin c1, s 370)

“Aralarında  akrabası ile  ilgisini  kesen  kimseler  bulunan  topluma  rahmet inmez.” (Seçme hadisler, s208)


Görüldüğü üzere gerek Kur’an gerekse, Hz. Muhammed (s.a.v.)  akraba ile olan ilişkilerimizin nasıl olması gerektiğini bize tafsilatlı olarak açıklamaktadır. İnsanlar bu öğütlere  kulak  verirlerse,  aileler  arasınd sevgi,  saygı  oluşur. Aksi  taktirde  en yakınlarımızla bile yabancılaşmaktan kurtulamayız.


Sponsorlu Bağlantılar 2
banner