Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma

Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 192, 193 ve 194 cevapları


Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 192, 193 ve 194 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 192
Sayfa 193
Sayfa 194
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Omurgasızlar
Omurga, sırtta yer alan sinir kordonunu çevreleyen ve vücuda destek sağlayan
kemiklerden oluşmuş yapıdır.
Omurgasızlar grubunda sınıflandırılan hayvanlarda sırtta sinir kordonu ve bunu
çevreleyen omurga bulunmaz. Hayvanlar âleminin en geniş grubudur. Omurgasız
hayvanların çoğunda vücudun dış kısmını örten ve destek sağlayan dış iskelet bulunur.
Tatlı sular, denizler, toprak, ormanlar, çöller vb. farklı yaşam ortamlarında yaşamaya
uyum sağlamış türleri vardır.
Omurgasızlar altı alt gruba ayrılarak incelenebilir. Bunlar süngerler, sölenterler,
solucanlar, yumuşakçalar, eklem bacaklılar, derisi dikenlilerdir.
Süngerler: Süngerlerde embriyolarının gelişimi sırasında hücreleri doku tabakaları
oluşturmaz. Vücutlarının belirli bir simetrisi yoktur. Ergin süngerler hareketsizdir.
Zemine bağlı olarak yaşar. Boyları 1 cm ile 2 m arasında değişebilir. Yaklaşık 500 milyon
yıldır dünya üzerinde varlıklarını sürdüren en basit yapılı hayvanlardır. Yaklaşık 8000
türü olan süngerlerin çoğu tuzlu sularda, sığ kıyı bölgelerinde yaşar. Kırmızı, gri,
sarımtrak, mavi ya da siyah renkte olabilir.
Vücutları torba şeklinde olup por adı verilen çok sayıda delik bulunur. Deniz suyu
porlardan vücut içine girer. Mikroskobik besin maddeleri bu sudan hücrelerin içine alınır.
Besinler hücrede sindirilerek kullanılır. Gaz (oksijen ve karbon dioksit) alış verişi ve
boşaltım maddelerinin atılması vücuda giren su ile hücreler arasında difüzyon sayesinde
gerçekleşir.
Süngerlerin sinir sistemi yoktur. Eşeyli ve eşeysiz çoğalabilir. Eşeysiz çoğalmaları
tomurcuklanma ile olur. ğskeletleri vücutlarının içinde yer alan organik veya inorganik
maddelerden oluşmuş iskelet iğneleri şeklindedir.
Süngerlerden kozmetik ve ilaç sanayiinde yararlanılır. Bazıları banyo süngeri olarak,
bazıları ise metal eşyaları parlatmada kullanılır.

Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 188, 189, 190 ve 191 cevapları


Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 188, 189, 190 ve 191 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 188
Sayfa 189
Sayfa 190
Sayfa 191
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Kapalı tohumlu bitkiler: Tür çeşitliliğinin en fazla olduğu bitki grubudur.
260.000’den fazla bilinen türü vardır. Çöllerden sulak alanlara, tatlı sulardan tuzlu sulara
kadar çok farklı koşullarda yaşamaya uyum sağlamışlardır. Boyları 2 mm’den (Örneğin su
mercimeği) 100 m’ye kadar (Örneğin okalüptüs) olabilir. Çoğu fotoototrof olmakla birlikte
parazit olan türleri de vardır.
Kapalı tohumlu bitkilerin tanımlayıcı özelliklerinden biri çiçeğe sahip olmalarıdır.
Çiçek bitkinin tohum üreten, eşeyli üremesini sağlayan sağlayan organıdır. Tohum
çiçekteki yumurtalık içinde oluşur.
Tohumları meyve içinde yer aldığından bu bitkilere kapalı tohumlu bitkiler denir.
Bu bitkilerin meyveleri birçok hayvan türü için besin taşıdığından meyve bitki
tohumlarının geniş alanlara yayılmasında rol oynar.
Kapalı tohumlu bitkiler tohumlarındaki çenek sayısına göre tek çenekli ve çift
çenekli bitkiler olmak üzere iki gruba ayrılır.
Çenek, tohumdaki bitki taslağının (embriyonun) ilk yapraklarıdır. Bazı bitki türlerinde
çenek çimlenme için gerekli besini depolar.
Tohumunda bir çenek bulunan bitkiler tek çenekli bitki, iki çenek bulunanlar çift çenekli bitki olarak adlandırlır.
Tek ve çift çenekli bitkiler arasında çenek sayısı dışında bazı yapısal farklıklar
vardır.
Tek çenekli bitkilerin yapraklarında madde taşınmasını sağlayan damarlar çoğunlukla
birbirine paralel, düz çizgiler hâlinde uzanır. Çift çenekli bitkilerin yapraklarında ise
genellikle ortadaki ana damardan yaprağın her yönüne doğru dallanan ve ağa benzer bir
görüntü oluşturan damarlar bulunur.
Tek çenekli bitkilerde saçak kök bulunur. Bu kök yapısında gövdeden birden fazla,
eşit kalınlıkta kök çıkar. Çift çenekli bitkilerde çoğunlukla kazık kök bulunur.
Gövdeden kalın bir ana kök ve bu köke bağlı daha ince yan dallar çıkıyorsa buna kazık
kök denir.
Tek çenekli bitkilerde taç ve çanak yaprakların sayısı üç ve üçün katları kadardır.
Çift çenekli bitkilerde ise bunların sayısı genellikle 4 ve 5’in katları şeklindedir.
Tek çenekli bitkilerde madde taşınmasını sağlayan iletim demetleri gövde içinde
dağınık olarak dizilmiştir. Çift çenekli bitkilerde ise iletim demetleri gövdede bir halka
olacak şekilde dizilmiştir.
Tek çenekli bitkilerin gövdesinde kalınlaşmayı sağlayan büyüme dokusu bulunmaz.
Çift çenekli bitkilerin gövdesinde ise enine büyümeyi sağlayan büyüme dokusu bulunur.
Tek çenekli bitkiler genellikle otsudur. Buğday, arpa, çiğdem, orkide, zambak,
mısır, muz, palmiyeler ve hindistan cevizi tek çenekli bitkilere örnektir

Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 184, 185, 186 ve 187 cevapları


Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 184, 185, 186 ve 187 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 184
Sayfa 185
Sayfa 186
Sayfa187
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Damarlı Tohumlu Bitkiler
Su ve besin taşıyan damarlara sahip olan, tohum üreterek çoğalan bitkiler damarlı
tohumlu bitkilerdir.
Tohum bir bitki taslağı ve depolanmış besin içeren, çimlenerek yeni bir bitki oluşturma
potansiyeli olan yapıdır.
Bu gruptaki bitkiler tohumla eşeyli üremenin yanı sıra eşeysiz de üreyebilir.
Gerçek kök, gövde ve yaprakları vardır.
Tohum yapısına göre açık tohumlu ve kapalı tohumlu bitkiler olmak üzere ikiye ayrılır.
Açık tohumlu bitkiler: Günümüzde 800 kadar türe sahip olan açık tohumlu bitkiler
genellikle ağaç ya da çalı şeklindedir.
Tohumları bir örtüyle kaplı olmadığı için bu bitkilere açık tohumlu bitkiler denir.
Tohum meyve içinde yer almaz. Genellikle kozalak adı verilen yapının yapraklarının
altında, açıkta bulunur. Çiçekleri yoktur. Bu bitkiler genellikle rüzgâr ile tozlaşır.
Açık tohumlu bitkilerin en yaygın ve en tanınan örnekleri kozalaklı bitkilerdir.
Sedir, köknar, ladin, çam kozalaklı bitkilere örnektir. Diğer açık tohumlu
bitki örnekleri ise ginko ve sikaslardır.
Açık tohumlu bitkiler özellikle de kozalaklı bitkiler ekonomik açıdan önemlidir.
Kereste, kâğıt ham maddesi, reçine vb. ürünlerin eldesinde kullanılır. Ayrıca ekolojik
açıdan da büyük öneme sahiptir. Tropikal yörelerde ve çöllerde de bulunmalarına karşın
en yaygın bulundukları bölge soğuk ve ılıman iklimin hüküm sürdüğü alanlardır.
Mineral bakımından fakir topraklarda yetişebilir. Bu bitkilerin oluşturduğu ormanlar
pekçok canlının habitatıdır.

Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 178, 179, 180 ve 182 cevapları


Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 178, 179, 180 ve 182 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 178
Sayfa 179
Sayfa 180
Sayfa 182
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Damarlı Tohumsuz Bitkiler
Damarlı tohumsuz bitkiler yaklaşık 14.000 türü kapsar. Gerçek kök, gövde ve
yapraklara sahip bitkilerdir. Topraktan kökler yardımıyla alınan suyu yapraklara, yaprakta
fotosentezle üretilen besini bitkinin diğer kısımlarına taşıyan damarlara sahiptir. Bu
yapıları sayesinde boyları 25 m’yi bulan türleri vardır.
Toprak altında yatay olarak uzanan rizom adı verilen gövde tipi bu gruptaki bitkilerin
çoğunda görülür. Rizomlar toprak altında uzun yıllar canlılığını koruyabilir.
Bu gövdeden toprak altına doğru kökler, toprak üstüne doğru yapraklar gelişir.
Üreme evrelerinde tohum değil spor oluştururlar. Damarsız tohumsuz bitkilerde
olduğu gibi eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip ettiği bir döngü görülür. Üremeleri
sırasında eşey hücrelerinin taşınması için su gerektiğinden bu bitkiler genellikle nemli
ortamlarda yaşar.
Eğrelti otları bu grubun en yaygın örnekleridir, kibrit otları ve atkuyrukları da
damarlı tohumsuz bitkilerdir.
Kibrit otları genelde ormanlarda, ağaç altlarında yaşar. Boyları 30 cm civarındadır.
Tropikal ormanlarda yaşayanlar 1,5 m’ye kadar uzayabilir. Atkuyrukları az sayıda türü
olmakla birlikte yeryüzünde geniş bir yayılıma sahiptir. Pulsu yaprakları vardır. Eğrelti
otları en çok evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen türleri ile tanınır. Ancak 10.000’den
fazla türü olan, boyları 1 cm ile 25 m arasında değişebilen oldukça geniş bir gruptur.
Tropikal ve ılıman bölgelerde, nemli ortamlarda yaygın bitkilerdir.
Bundan yaklaşık 400 milyon yıl önce ortaya çıkan damarsız tohumsuz bitkiler 250
milyon yıl öncesine (tohumlu bitkiler yaygınlaşana) kadar dünyadaki baskın bitki türleriydi.
Bu dönemde oluşturdukları geniş ormanlık alanlar zamanla bataklıklara dönüşmüş
burada biriken bitki kalıntıları oksijen bulunmadığı için çürümeden kalmış ve bugün
yakıt olarak kullandığımız kömür yataklarını oluşturmuştur.

Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 173, 174, 175 ve 176 cevapları


Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 173, 174, 175 ve 176 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 173
Sayfa 174
Sayfa 175
Sayfa 176
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Damarsız Tohumsuz Bitkiler
Damarsız tohumsuz bitkiler su iletimini sağlayan damarlara sahip olmadığından
nemli yerlerde yaşar ve boyları kısadır (genellikle 20 cm’den kısa). Kök, gövde ve yaprağa
benzer yapıları vardır. Üremeleri eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip ettiği döl
almaşı şeklindedir.
Eşeyli üreme evresinde eşey hücrelerini üreten bitki sperm ve yumurtayı oluşturur.
Sperm bitkinin yüzeyini kaplayan su tabakasında kamçısı yardımıyla yüzerek yumurtayı
döller. Yani bu bitkiler üremeleri için suya bağımlıdır. Döllenmiş yumurta gelişerek
spor üreten bitkiyi oluşturur. Bu bitki spor üreterek eşeysiz üremeyi sağlar. Sporlar çimlenerek
yeniden eşey hücrelerini üreten bitkiyi oluşturur. Bu şekilde üreme evreleri döngü
hâlinde devam eder.
Ciğer otları, boynuzlu ciğer otları ve karayosunları bu grupta yer alan bitkilerdir. Damarsız tohumsuz bitkilerden ciğer otlarının ilk karasal bitkiler olduğu düşünülmektedir.
6000 kadar türü olan ciğer otları genellikle nemli toprak yüzeyiyle doğrudan temas
hâlinde olan yassı bir doku tabakasından oluşur. Bu yapı rizoit adı verilen kök benzeri
yapılarla toprağa bağlıdır. Bitkinin üzerinde üreme hücrelerini üreten şemsiye benzeri
yapılar gelişir.
Yaklaşık 100 türü bulunan boynuzlu ciğer otlarının görüntüsü ciğer otlarına benzer.
Ancak spor üreten yapıları boynuza benzetildiğinden bu ismi almıştır. Hücresel yapıları
yeşil alglere benzer. Her hücrede bir tane büyük kloroplast bulunur. Diğer kara bitkilerinde
bu özellik görülmez.
Kara yosunlarının yaklaşık 10.000 türü vardır. Bu bitkiler ciğer otları ve boynuzlu
ciğer otlarına göre damarlı bitkilere daha fazla benzerlik gösterir. Bazılarında su iletimini
sağlayan ilkel damar dokusu vardır. Kara yosunları hemen her iklim koşulunda yaşayabilen
türlere sahiptir. Bazı kara yosunları su kaybını azaltan ve susuzluğa dirençli olmalarını
sağlayan özellikleri sayesinde çöl yaşamına uyum sağlamıştır.
Kara yosunları ve diğer damarsız tohumsuz bitkiler hem ekolojik hem de ekonomik
açıdan önem taşır. Üzerinde yaşadıkları kayaların parçalanmasını sağlayarak toprak
oluşumuna katkıda bulunur. Kuzey kutbuna yakın bölgelerdeki ekosistemlerde kara
yosunları hayvanlar için başlıca besin kaynağıdır. Bazı kara yosunu türleri yakacak olarak
kullanılır. Ayrıca bahçe topraklarının verimini artırmak için de kara yosunlarından
yararlanılır.

Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 168, 170, 171 ve 172 cevapları


Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 168, 170, 171 ve 172 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 168
Sayfa 170
Sayfa 171
Sayfa 172
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
Maya mantarları
Bir hücreli mantarlardır. Şekilleri küresel ya da ovaldir. Nemli ortamlarda
yaşar. Eşeysiz üremeleri basit hücre bölünmesi ya da tomurcuklanma ile olur. Mayalar
geçici anaerobik organizmalardır. Oksijensiz solunumları sırasında karbonhidratları etil alkol
ve karbon dioksite parçalar. Mayaların gerçekleştirdiği bu olay bir tür fermantasyondur. Hamurun mayalanması, bira ve şarap üretimi maya mantarlarının fermantasyonu sayesinde
gerçekleşir.
Küf mantarları
Yiyeceklerin küşenmesine neden olan mantarlardır. Bir küf mantarı
sporu organik maddenin bol bulunduğu ortama, örneğin peynir, ekmek, salça, limon
gibi yiyeceklerin üzerine ulaştığında bölünerek önce hişeri sonra yiyeceğin üzerini saran
küfü oluşturur. Hişerden bir kısmı gelişerek spor üreten keselere dönüşür. Bu keselerden
serbest kalan yeni sporlar çevreye yayılır. Bazı küf mantarlarının ürettiği maddeler kansere yol açarken bazıları özel peynir
türlerinin üretiminde kullanılır. Bakterilerin neden olduğu bazı hastalıkların tedavisinde
kullanılan penisilin antibiyotiği bir tür küf mantarından elde edilir.
Şapkalı Mantarlar
Ağaç altlarında, çayırlarda yetişen, dış görünümü şemsiye şeklinde olan mantarlardır. Bir sap ve şapka kısmına sahiptir. Şapka kısmında sporların üretildiği
yarıklar bulunur. Şapkalı mantarların zehirli ve zehirsiz türleri vardır. Protein, demir,
bakır, fosfor açısından zengin olan kültür mantarları besin olarak tüketilir.
Ağaç Mantarları
Ağaçların kök ve gövdeleri üzerinde yaşayan mantarlardır. Sap
kısımlarının olmamasıyla şapkalı mantarlardan ayrılır. Ağaç mantarları odunsu veya
etli olabilir. Odunsu ağaç mantarları uzun yıllar ağaç üzerinde yaşar ve her büyüme
mevsiminde yapılarına spor üreten yeni bir tabaka ekler. Bu tabakalar ağaç gövdesindeki
yaş halkalarına benzer. Ağaç mantarının tabakaları da mantarın yaşını gösterir. Odunsu
ağaç mantarları bazı bakteriler için yaşama ortamı oluşturur.
Ağaç mantarları ağaçların çürümesine neden olduğu için kereste üretiminde ekonomik
kayıplara yol açar. Bazı yörelerde ağaç mantarlarının belirli türleri besin olarak tüketilir,
ancak bu mantarlar insanda sindirim sistemi rahatsızlıklarına yol açabilmektedir.

Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 164, 165, 166 ve 167 cevapları


Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 164, 165, 166 ve 167 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 164
Sayfa 165
Sayfa 166
Sayfa 167
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Mantarlar
Mantarlar âleminde tanımlanmış yaklaşık 60.000 tür yer alır. Mantarlar genellikle
çok hücreli ökaryot canlılardır. Bir hücreli mantar türleri de vardır. Hücreleri kitinden
yapılmış hücre duvarı ile çevrilidir. Tüm mantarlar heterotrof organizmalardır.
Mantarların büyük çoğunluğu ayrıştırıcıdır. Ölü organizmaları ve canlı atıklarını
inorganik maddelere parçalayarak beslenir. Bu şekilde madde döngülerinde önemli rol
oynarlar. Mantarların bir kısmı ise bitkiler ve alglerle karşılıklı faydalanma esasına
dayanan simbiyotik ilişki içindedir. Bitki kökleri ile etkileşim hâlinde yaşayan mantarlar
(mikoriza) bitkinin topraktan gerekli maddeleri (fosfor, azotlu bileşikler vb.) almalarını kolaylaştırır. Bitkiler ise mantarlara besin sağlar. Mantarların yeşil alglerle ortak yaşamı
ile likenler oluşur. Liken yapısındaki mantar topraktan aldığı suyu alglere iletir, algler
ise fotosentez yaparak mantara besin sağlar.
Mantarların parazit olanları da vardır. Parazitler üzerinde yaşadıkları canlıdan
besin elde ederken o canlıya zarar verir. Parazit mantarların bir kısmı bitkilerin, bir
kısmı hayvanların üzerinde yaşar. Birkaç farklı mantar türü insanlarda, deri, ağız ve
üreme organlarında enfeksiyona yok açar. Mantarlar bazı böcekler üzerinde de parazit
olarak yaşar. Özellikler tarım bitkilerine yol açan mantarlar da parazittir.
Mantarların çoğunda hem eşeyli hem eşeysiz üreme görülür. Hem eşeyli hem de
eşeysiz üremelerinde farklı yollarla sporlar oluşturulup serbest bırakılır. Sporlar su, rüzgâr
gibi etkenlerle taşınır. Besinin ve uygun koşulların bulunduğu ortama ulaşan sporlar
gelişerek mantarı oluşturur. Mantarların çoğu hif adı verilen ince ipliksi yapılardan olu-
şur. Hişer üzerinde yaşadığı organik maddenin içine doğru gelişirken dallanıp
birleşerek misel adı verilen yapıları oluşturur. Mantarlar miselleri aracılığıyla
bulunduğu ortama tutunur. Buraya salgıladığı enzimler ile büyük organik molekülleri
sindirir. Sindirilmiş besinleri emerek beslenir.

Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 160, 161, 162 ve 163 cevapları


Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 160, 161, 162 ve 163 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 160
Sayfa 161
Sayfa 162
Sayfa 163
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Cıvık Mantarlar
Cıvık mantarlar heterotrof canlılardır. Çürümekte olan yapraklar ve ağaç kabukları
üzerinde yaşar. Amip gibi hareket eden cıvık mantarlar organik maddeleri oluşturdukları
yalancı ayak benzeri yapılarla içine alarak sindirir. Bu şekilde organik maddeleri ayrıştırarak
madde döngüsüne katkıda bulunur. Spor ile eşeyli ya da eşeysiz olarak üreyebilir.
Görünüşleri küf mantarlarına benzese de yapıları farklıdır. Hücre duvarları yoktur.
Bazı türleri sarı, yeşil, kırmızı, mor, mavi, turuncu gibi parlak renklere sahiptir. Cıvık
mantarların bir kısmı tek hücrelidir, bir kısmı ise tek hücre zarıyla çevrelenmiş büyük
bir sitoplazma ve bu sitoplazma içinde binlerce hatta milyonlarca çekirdekten oluşan
bir yapıya sahiptir.
Dictyostelium (Diktiyostelyum), Ceratomyxella (Seratomiksella), Arcyria
(Arkirya) cıvık mantarların örnekleridir.

Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 155, 156, 157 ve 158 cevapları


Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 155, 156, 157 ve 158 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 155
Sayfa 156
Sayfa 157
Sayfa 158
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Sporlular
Sporlular hareket organeli olmayan bir hücreli canlılardır. Hayvanların vücudunda
parazit olarak yaşar, besinlerini hücre zarlarından difüzyonla alır. Besin kofulları yoktur.
Çoğalmaları eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip ettiği iki evrede gerçekleşir.
Plasmodium (Plazmodyum), Toxoplasma (Toksoplazma), Gregarina (Gregarina) bu
gruptaki canlılara örnektir. Plasmodium insanlarda sıtma hastalığına yol açar Bu canlı anofel cinsi sivrisineğin
dişisi tarafından insana taşınır ve alyuvarların içinde çoğalır. Çoğalma sırasında insanda
hastalık belirtileri (ateş, titreme) ortaya çıkar.
Algler
Bu gruptaki canlıların bazıları bir hücreli bazıları çok hücrelidir. Çoğunlukla sucul
ortamlarda yaşar. Hem tatlı hem de tuzlu sularda bulunabilir. Toprakta ve ağaç kabuklarının
üzerinde yaşayan türleri de vardır. Algler ototrof organizmalardır. Fotosentez yoluyla
plastitlerinde kendi besinlerini üretir. Bu nedenle algler sularda yaşayan organizmaların
besin ve oksijen kaynağıdır.
Diatom, Chlamydomonas (Klamidomonas) bir hücreli alglere, Ulva (Ulva), Ulothrix
(Ulotriks), Sargassum (Sargassum) çok hücreli alglere örnektir. Çok hücreli
alglerde doku farklılaşması yoktur. Bu nedenle kök, gövde, yaprak gibi organları geliş-
memiştir. Algler hem eşeyli hem de eşeysiz üreyebilir.
Algler taşıdıkları pigmente göre yeşil algler, kırmızı algler, kahverengi algler, altın
sarısı algler olarak gruplandırılır.
Kahverengi alglerin boyları 50 metreyi bulabilir. Genellikle sığ kıyı sularında
yaşarlar. Algin adı verilen ve birçok yiyecekte (dondurma, mayonez vb.) kıvam artırıcı
olarak kullanılan madde kahverengi alglerin hücre duvarından elde edilir. Algin gıda
sanayii dışında kozmetik ve plastik sanayiinde de kullanılır.
Kırmızı alglerdeki pigment, okyanusların derinliklerine kadar sızan mavi ışığı
emerek kırmızı alglerin diğer alglere göre okyanusların çok daha derin kısımlarında
yaşamalarına olanak tanır. Bu alg grubundan elde edilen agar da besinlerde kıvam artırıcı
olarak kullanılır. Ayrıca ilaç sanayisinde de bu maddeden yararlanılır, mikrobiyoloji
çalışmalarında kültür ortamı hazırlanmasında kullanılır.

Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 151, 152, 153 ve 154 cevapları


Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 151, 152, 153 ve 154 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 151
Sayfa 152
Sayfa 153
Sayfa 154
 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Kök Ayaklılar
Bu gruptaki canlılar yalancı ayaklarla hareket eder. Tümü bir hücrelidir.
Bazılarında kalsiyum karbonat ve silisten yapılmış bir kabuk bulunur. Kabuklu olan
türlerde yalancı ayaklar sabit şekilli ve ipliksidir. Bu nedenle sabit bir hücre şekline
sahiptir. Radiolaria (ışınlılar) ve foraminifera grubu bu canlılara örnektir. Radiolaria ve foraminifera grubundaki canlılar denizlerde ve okyanuslarda yaşar. Bu
canlılar öldüklerinde dibe çöken kabukları tortul kayaçları oluşturur. Dünyadaki kireç
taşı yataklarının çoğu foraminifera kabuklarından oluşmuştur. Mısır’daki piramitler de
foraminifera kabuklarının çökelmesiyle oluşmuş kayaçlardan kesilen bloklarla yapılmıştır.
Bu gruptaki bazı canlılarda ise kabuk bulunmaz. Oluşturdukları geçici yalancı
ayaklar nedeniyle sabit hücre şekilleri yoktur. Amoeba (amip) kabuksuz kök ayaklıların
en bilinen örneğidir. Amipler tatlı veya tuzlu sularda, toprakta yaşayan
türleri vardır. Bazı türleri parazittir. Parazit türlerden bazıları sindirim sistemi hastalıklarına
yol açar. Çoğu ortamdaki alg, bakteri ve organik maddelerle beslenen heterotrof canlılardır.
Kök ayaklılar mitoz bölünme ile eşeysiz ürer.

Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 146, 147, 148 ve 150 cevapları


Meb yayınları 6.sınıf ingilizce ders kitabı sayfa 146, 147, 148 ve 150 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 146
Sayfa 147
Sayfa 148
Sayfa 150

 ___________________________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Kirpikliler (Silliler)
Silliler hücre yüzeyinde bulunan, sil (kirpik) adı verilen yapılarla hareket eden bir
hücreli canlılardır. Yaklaşık 10.000 bilinen türü vardır. Silliler ilk olarak 17. Yüzyılda
Anton van Leeuwenhoek tarafından gözlemlenmiştir.
Bu gruptaki canlılar oldukça gelişmiş organellere sahiptir. Örneğin sillerle kaplı
ağız benzeri bir yapı, diğer canlılara karşı savunma sağlayan zehirli maddeleri atan
yapılar, hücreye giren fazla suyun boşaltılmasını sağlayan kofullar ve besin kofulları gibi.
Bu canlılarda hücre zarının altında yer alan mikrotübül ağı silleri birbirine bağlar
ve hareketlerinin düzenli olmasında rol oynar.
Silliler hücrelerinde iki tip çekirdeğe sahiptir. Bunlardan biri büyük çekirdek,
diğeri küçük çekirdek olarak adlandırlır. Büyük çekirdek hücrenin metabolik olaylarını
ve eşeysiz üremesini düzenler. Küçük çekirdek ise eşeyli üremeyi kontrol eder.
Silliler tatlı ve tuzlu sularda yaygındır. Bakteriler, algler vb. canlılarla beslenir.
Besinlerini hücre ağzından fagositozla alır, besin kofullarında sindirir, atıkları hücre
anüsünden ekzositozla atar.
Bazı silliler serbest olarak yaşar, bazıları koloni oluşturur. Hayvanlarda parazit olarak
yaşayan türleri de vardır. Bazıları ise diğer canlılarla karşılıklı fayda sağlayarak
ortak yaşar. Örneğin geviş getiren hayvanlardan sığırın midesindeki silliler selülozun
sindirilmesini sağlayarak hayvanın beslenmesine katkıda bulunur. Karşılığında hayvandan
besin ve uygun koşullara sahip bir yaşama ortamı elde etmiş olur.
Sillilerin insanda ishale neden olan parazit türleri vardır. Bunlar hayvan dışkısıyla
kirlenmiş besinlerle insana geçer.
Sponsorlu Bağlantılar 2
banner