Meb yayınları 7.sınıf matematik ders kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meb yayınları 7.sınıf matematik ders kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe

Meb yayınları 7.sınıf matematik ders kitabı sayfa 235, 236, 237 ve 238 cevapları


Meb yayınları 7.sınıf matematik ders kitabı sayfa 235, 236, 237 ve 238 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 
Sayfa 235
Sayfa 236
Sayfa 237
Sayfa 238
 ____________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 TÜRKİYE’DE DALGALARIN OLTURDUĞU YER ŞEKİLLERİ
8333 km kıyı uzunluğuna sahip ülkemizde deniz akıntılarıyla oluşmuş şekiller olmakla birlikte dalgaların oluşturduğu şekiller daha yaygındır.
Ülkemizde  dalgaların  oluşturduğu aşındırma şekillerinin başında falezler (yalıyar) gelir. Karadeniz kıyılarında Ordu-Sarp arasında, Akdeniz kıyılarında özellikle Taşeli Platosu ve Teke Yarımadası’nda falezler yaygındır.
Kıyı kordonları ve kıyı okları dalgalar tarafından oluşturulmuş birikim şekilleridir. Fethiye (Ölüdeniz) ve Dalyan sahilindeki kıyı okları birçok turistin uğrak yeridir. Kıyı okları zamanla gelişerek deniz ile koyu birbirinden ayırır. Oluşan bu göllere lagün veya kıyı set gölü adı verilir. Küçükçekmece ve Büyükçekmece gölleri bu şekilde oluşmuştur.
Tombololar kıyı yakınındaki adaları kıyıya bağlayan kıyı kordonlarıdır. Böylece eski bir ada yarım ada hâlini alır. Marmara Denizi’ndeki Kapıdağı Yarımadası tombololara en güzel örnektir.
Kumsallar hem aşınım hem de birikim sonucunda oluşur. Kumsallar yaz turizmi açısından vazgeçilmez yerlerdendir.    En güzel kumsallarımız Akdeniz ve Ege kıyılarımızda yer alır.


Meb yayınları 7.sınıf matematik ders kitabı sayfa 226, 230, 231, 233 ve 234 cevapları


Meb yayınları 7.sınıf matematik ders kitabı sayfa 226, 230, 231, 233 ve 234 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 
Sayfa 226
Sayfa 230
Sayfa 231
Sayfa 233
Sayfa 234
 ____________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 Biriktirme Şekilleri
Akarsuların en önemli biriktirme şekilleri ovalardır.
Akarsularımızın eğiminin azaldığı, yatağın genişlediği yerlerde taşınan alüvyonlar ve kumlar birikmesiyle ırmak adaları oluşur.
Dağ yamaçlarından inen sel sularının dağ eteğinde eğimin azalmasıyla taşıdığı materyalleri yelpaze gibi yayarak biriktirmesi ile birikinti konileri oluşur.
rkiye’de Karstik Şekiller
Karstik şekiller, suların etkisiyle çözünebilen taşlar üzerinde oluşan yer şekilleridir. Ülkemizde kireçtaşı çok yaygın bir kayaçtır. Bu nedenle karstik aşınım ve biriktirme şekillerine hemen her yerde rastlanır.
Karstik  aşınım şekillerinin en  küçük  ve  yaygın  olanı  lapyalardır. Lapyalar ülkemizin güneyindeki Taşeli plâtosunda yaygın olarak görülür.
Karstik arazilerde suların etkisiyle erime çukurları meydana gelir. Bu çukurların en küçüğüne dolin ismi verilir. Dolinler genişleyerek uvalaları meydana getirir. Zamanla uvalalar da birleşerek çok geniş, polye adı verilen çukurlukları oluşturur. Bolkar Dağları, Aladağlar, Göller Yöresi ile Karaman’ın güneyinde bu r şekiller çokca görülür.
Karstik arazilerin mağara tavanlarının çökmesiyle oluşan çukurlara obruk adı verilir. Özellikle Obruk Platosu üzerinde birçok obruk vardır. Bazı obrukların içerisinde su birikerek obruk gölleri meydana gelir. Mersin’deki Cennet ve Cehennem obrukları ise birçok turistin ilgisini çeker.



Meb yayınları 7.sınıf matematik ders kitabı sayfa 216, 217, 220 ve 225 cevapları


Meb yayınları 7.sınıf matematik ders kitabı sayfa 216, 217, 220 ve 225 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 
Sayfa 216
Sayfa 217
Sayfa 220
Sayfa 225
 ____________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 TÜRKİYE’NİN OVALARI VE PLATOLARI
Ovalar
Akarsular tarafından derin yarılmamış, çevrelerine göre çukurda kalan, alüvyonlarla örtülmüş geniş düzlüklere ova denir. Ovalar tarım ve ulaşıma elverişli olduğu için birçok insanın yaşam ve geçim alanıdır. Ülkemizde seksenden fazla ova vardır. Alüvyonların  birikmes sonuc delta dağ   içi vad  v taşma  ovaları meydana gelmiştir. Ayrıca tektonik çanaklarda ve fay hatlarıyla parçalanmış  graben alanlarında oluşan ovalar da biriktirme sonucu oluşmuşlardır.  Karstik bölgelerdeki uvala,  polye  gibi  çanakların dış kuvvetlerin  taşıdığı  materyallerle  dolması sonucu karstik ovalar meydana gelmiştir.
Bulunduklar ı yer ler e gör e ovalar iki gruba ayr ılır :
1)Kıyı Ovaları: Türkiye’deki kıyı ovaları akarsuların taşıdığı alüvyal malzemenin, akarsuyun denize döküldüğü ağızda birikmesi sonucu oluşur. Bu ovalara, delta işaretine benzedikleri için delta ovası da denir. Çukurova, Silifke, Bafra, Çarşamba başlıca kıyı ovalarımızdandır.
2) İç Ovalar : Ülkemizdeki iç ovalar yükselti bakımından çeşitlilik göstermektedir.
İç ovaların çoğu, yer kabuğunun çöküntü alanlarının alüvyal malzemelerle dolması sonucu oluşur. Bu tür ovaların başlıcaları, Kuzey Anadolu fay hattı boyunca çöküntü alanlarında uzanan Düzce, Hendek, Tosya, Taşköprü, Niksar, Erbaa ovalarıdır. Batı Anadolu’daki graben alanlarında Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes ovaları, Akdeniz Bölgesi’nde Hatay oluğunda Amik Ovası diğer ovalarımızdır.
Ülkemizde kıvrım dağlarının arasında akarsuların biriktirmesi sonucu dağ içi ovalar oluşmuştur. Dağ içi ovalarının yükselti seviyeleri oldukça fazladır. Malatya, Elâzığ, Bingöl, Muş ve  Malazgirt ovaları bunların başlıcalarıdır.


İç Anadolu Bölgesi’nde epirojenik hareketler sonucu oluşan tektonik çanaklarda birikme sonucu Kayseri, Konya, Eskişehir ovaları meydana gelmiştir.


Akdeniz Bölgesi’nin Antalya Bölümü’nde karstik ovalar bulunmaktadır. Tefenni, Kestel, Elmalı ve Gölhisar başlıca karstik ovalarımızdır.


Çarşamba

Meb yayınları 7.sınıf matematik ders kitabı sayfa 208, 209, 210 ve 214 cevapları


Meb yayınları 7.sınıf matematik ders kitabı sayfa 208, 209, 210 ve 214 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 
Sayfa 208
Sayfa 209
Sayfa 210
Sayfa 214
 ____________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 TÜRKİYE’DE DEPREM
Alp-Himalaya   kıvrım kuşağı üzerinde yer alan ülkemiz, sık sık depremlerle sarsılır. Yer kabuğunun en hareketli (Arabistan, Afrika ve Avrasya) levhaları arasında sıkışmış  olan Anadolu, epirojenik hareketlerle yükselmiş ve bu esnada oluşan fay hatları ile kırıklı bir hâl almıştır. Türkiye toprakların % 42si birinci derecede deprem kuşağı üzerindedir. Ülkemizde yaşayan insanların % 22si birinci, % 30’u ikinci, % 48’i ise üçüncü,  dördüncü ve beşinci derecede deprem kuşakları üzerinde yaşamaktadır.
rkiye’de fay hatlar ıyla ilişkili olan üç depr em kuşağı var dır :
   Kuzey Anadolu deprem kuşağı: Bu kuşak, batıda Saros Körfezi’nden  başla- yarak, Marmara Denizi’ni geçer, İzmit Körfezi, Adapazarı, Bolu, Gerede,  Amasya, Tokat,  Erzincan’dan  doğuda Aras  vadisine  kadar  uzanır. Yaklaşık 1500  km  uzun- luğundadır. Ülkemizde oluşan depremlerin çoğu bu kuşak üzerinde gerçekleşir. 1924 yılındaki Erzurum, 1939 ve 1992 yıllarındaki Erzincan, 1999  yılındaki Gölcük (17
Ağustos) ve Düzce (12 Kasım) depremleri bu kuşak üzerinde olmuştur.
   Batı Anadolu deprem kuşağı: Bu kuşak, Ege Bölgesi’nde yer alan fay  hatları boyunca  çöküntü  alanlarında uzanır. Bakırçayı, Gediz,  Küçük  ve  Büyük  Menderes
ırmaklarının içinde aktığı graben alanları deprem kuşağı üzerinde yer alır. Ayrıca Muğla Gökova Körfezi ve Afyonkarahisar, Acıgöl civarı, Sandıklı ve Sultan dağlarının çevresinde bu kuşak içerisine girer. Bu kuşaktaki depremler İzmir, Aydın, Manisa, Muğla, Kütahya, Afyonkarahisar ve Burdur illerinde etkili olmuştur. Batı Anadolu deprem kuşağında oluşan en büyük deprem 1957 yılında (Muğla) Marmariste gerçekleşen 7,1 büyüklüğündeki depremdir. Bu kuşakta can ve mal kaybına yol açan en son deprem 1995 yılındaki Afyonkarahisar Dinar depremidir.

  Güneydoğu Anadolu deprem kuşağı: Hatay’ın Samandağ İlçesi’nden başlayarak Nur Dağlarından kuzeye doğru Kahramanmaraş’a, oradan da bir yay çizerek Malatya, Elâzığ, Bingöl  ve  Muş’u geçen  kuşak Van’ın doğusuna  kadar  uzanır. Güneydoğu Anadolu deprem kuşağı üzerinde oluşan depremlerde en büyük can kaybı (3840 kişi) 1976’da Van (Muradiye-Çaldıran) depreminde olmuştur.

Fay hatları ile kuşatılmış olan Anadolu son yüzyıl içerisinde büyüklüğü 5,5 ile 7,9 arasında olan 80’i geçkin deprem yaşamıştır. Bu bakımdan Türkiye deprem riskinin yüksek olduğu bir ülkedir.



Meb yayınları 7.sınıf matematik ders kitabı sayfa 203, 205, 206 ve 207 cevapları


Meb yayınları 7.sınıf matematik ders kitabı sayfa 203, 205, 206 ve 207 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 
Sayfa 203
Sayfa 205
Sayfa 206
Sayfa 207
 ____________________________________________________________
Ekstra Bilgi:
 TÜRKİYE’NİN DAĞLARI
Türkiye’deki dağların çoğu Tersiyer’de meydana gelen Alp kıvrımları sonucunda oluşmuştur. Paleozoikten Tersiyer’in başlarına kadar var olan Tethys (Tetis) Denizi (Akdeniz’in bulunduğu çevre) çukurlarında biriken tortullar, Pangaea kara kütlesinden ayrılan Lavrasya ve Gondvana kütlelerinin sıkıştırması sonucu kıvrılarak yükselmiş ve Alp dağ kıvrımlarını oluşturmuştur.


Tersiyer’in ortalarında Anadolu’da meydana gelen yükselme ile Egeit karasında (Ege Denizi’nin olduğu yer) meydana gelen alçalma sonucu Ege Bölgesi’ndeki tabakalar  kıvrılamayarak kırılmaya uğramıştır. Bu  kırılma sonucu  Gediz,  Küçük Menderes ve Büyük Menderes ırmaklarının aktığı grabenler ile bu grabenleri birbirinden ayıran Bozdağlar ve Aydın dağları gibi horstlar meydana gelmiştir. Ayrıca yeraltındaki magmanın çıktığı yerlerde biriken lavlar Ağrı ve Erciyes gibi volkanik dağları oluşturmuştur
Volkanik dağlar, yerin derinliklerinde ergimiş hâlde bulunan magmanın yer kabuğundaki çatlak ve kırık hatlarından yeryüzüne çıkarak soğuması sonucu oluşmuş- tur. Türkiye’deki volkan dağlarının çoğu oluşum bakımından gençtir.
Volkan  konilerinin  şekilleri ve  yükseltileri  çıkan lâvların akışkanlığına göre değişir. Akışkanlığı yüksek olan lâvlar geniş alanlara yayılır. Böyle oluşan volkanların şekli yayvandır ve yükseltisi azdır. Örneğin, Anadolu’nun güneydoğusunda yer alan Karacadağ böyle bir volkandır. Lâvlar çok akıcı değil ise volkanın şekli koni gibidir. Örneğin, Anadolu’nun kesiminde yer alan Erciyes Dağı koni şeklindedir.


Sponsorlu Bağlantılar 2
banner