Meb yayınları 8.sınıf vatandaşlık ve demokrasi eğitimi çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meb yayınları 8.sınıf vatandaşlık ve demokrasi eğitimi çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi

Meb yayınları 8.sınıf vatandaşlık ve demokrasi eğitimi çalışma kitabı sayfa 125 ve 126 cevapları

Meb yayınları 8.sınıf vatandaşlık ve demokrasi eğitimi çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.
Ekstra Bilgi:
 1. NİTELEME SIFATLARI
a.Biçim belirtir: düz tahta, sivri biber, dar oda...
b.Renk belirtir: kara koyun, beyaz gül, yeşil kumaş...
c.Durum belirtir: güzel roman, çalışkan öğrenci...
2. BELİRTME SIFATLARI
a. İşaret sıfatı: Önüne geldikleri adı işaret ederek yerini belirten sıfatlardır.
bu çocuk, şu ev, o ülke, beriki kitap, öteki masa...
b. Sayı sıfatı: Önüne geldikleri adların sayılarını, sayı sıralarını ve ölçülerini belirten sıfatlardır.
Sayfa 125

Sayfa  126


Asıl sayı sıfatları: yirmi kalem, on ağaç...
Kesir sayı sıfatları: onda altı pay, yüzde elli başarı...
Sıra sayı sıfatları: üçüncü sınıf, yirminci yüzyıl...
Üleştirme sıfatları: ikişer ceviz, yüzer lira...
c. Belgisiz sıfat: Önüne geldikleri adı kesinlik kazandırmadan belirten sıfatlardır.
bir gün, hiçbir olay, birkaç kişi...
d. Soru sıfatı: Önüne geldikleri adları soru yönünden belirten sıfatlardır.
ne iş yapıyor?ne kadar? kaç gün? nasıl kumaş? 
e. Unvan sıfatı: adları derece, görev, rütbe yönlerinden belirten ya da bu adlara “saygı” anlamı katan
sıfatlardır.
Bay Ali, Öğretmen Sevim, Yüzbaşı Mehmet, Ahmet Bey, Zeliha Teyze, Ali Efendi...


MEB YAYINLARI 8.SINIF VATANDAŞLIK VE DEMOKRASİ EĞİTİMİ ÇALIŞMA KİTABI CEVAPLARI 8

 Meb yayınları 8.sınıf vatandaşlık ve demokrasi eğitimi çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.

sayfa 125-126        
GERİ


Ekstra Bilgi:
Doğayı Koruma Bilinci
Insanlar var olduklarından itibaren doğayla  içe yaşadıkları için bulundukları çevreyle uyum içinde yaşamışlardır.  Tüm  ihtiyaçlarını  doğadan karşıladıklarından  ona  saygı duymuşlardır. Birçok  toplum kendi gücü  dışında oluşan doğa  olayları karşısında güçsüz  oldukları için onları dini inançlarının temeli saymışlardır.
Sanayi Devrimi ile birlikte doğal kaynakların aşırı ve bilinçsiz kullanılması doğal çevrede büyük bozulmalara  neden  olmuştur.  Bu bozulma  özellikle 19. yy.dan sonra  çok büyük bir hız kazanmıştır.
19.  yy.dan itibaren   gelişen teknoloji ve sanayi  faaliyetlerinin artmasına  bağlı olarak  ortaya  çıkan, kentleşme,  orman  yangınları, tarla açmalar, tarımda kullanılan  ilaçlar ile oluşan  kirlenmeler  sonucu doğal kaynakların korunması önem  kazanmaya  başlamıştır.
Doğaya yapılan müdahaleler günümüzde insan ve diğer canlı hayatını tehdit eder duruma gelmiştir. Doğadaki  bu tehditler büyük boyutlara ulaştığından doğanın kendi kendini yenileyerek eski hâline dönmesi de gittikçe güçleşmektedir.
Sistemli  doğa  koruma  bilinci, dünya  genelinde  1960'lı  yıllardan sonra  oluşmaya  başlamıştır. Bu amaçla  çevresel sorunlara  yönelik olarak son yıllarda pek çok düzenleme yapılmıştır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

1.  Çevre sorunlarının çözümü  için uluslararası  birliği ve karşılıklı güven ortamının oluşturulması,
2.  Uluslararası alanda  yoğun bilgi alışverişi ve şeffaf çevre programlarının oluşturulması,
3. Oluşturulan  çevre  programlarının temelini  teşkil eden  araştırma ve geliştirme  çalışmaları  için yeterli kaynakların oluşturulması,
4.  Global çevre  koruma  çalışmalarına tüm  gelişmiş ve gelişmekte  olan  ülkelerin aktif katılımının sağlanması,

5. Bilimsel ve teknolojik bilgilere kolaylıkla ulaşarak gelecek için en gerçekçi adımları atmak şeklinde sıralanabilir.

Meb yayınları 8.sınıf vatandaşlık ve demokrasi eğitimi çalışma kitabı sayfa 104, 105, 106, 108, 110, 111, 112, 113, 118, 119, 121 ve 123 cevapları

Meb yayınları 8.sınıf vatandaşlık ve demokrasi eğitimi çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.  
Ekstra Bilgi:
Doğanın Bütünlüğü ilkesi
Doğa,  canlı ve cansız varlıklarıyla bütünlük  taşır ve doğada her şey birbirine bağlıdır. Ekologlar bu bütünlüğü 'besin zinciri' olarak adlandırmaktadır. Canlılar arasındaki beslenme ilişkilerinin bir zincirin halkaları şeklinde gösterilmesi, doğadaki  canlıların birbirlerine bağımlılığını vurgular. Doğ birdenge  içindedir ve  insan bilerek veya bilmeyerek bu canlı zincirin bir halkasını yok ettiği zaman,  bu dengeyi  bozmuş,  zincirin öteki halkalarını da  etkilemiş olur. Bu d  insana  doğanın bütünlüğünü hatırlatmaktadır.
Sayfa 104

Sayfa 105
Sayfa 106
Sayfa 108
Sayfa 110
Sayfa 111
Sayfa 112
Sayfa 113
Sayfa 118
Sayfa 119
Sayfa 121
Sayfa 123

Dünyada canlıların yaşam alanı olan biyosfer farklı ekosistemlerden oluşmuştur. Ekosistemlerin  yapı ve işleyişinin bozulması beslenme halkalarının da bozulmasına yol açar.  Böylece bazı canlı türleri  yok olur.

Tarihte Çevre Koruma Uygulamaları
Doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı ve tahribi   sonucu ortaya çıkan sorunlar  ve bu sorunlar  için alınan önlemler  yeni değildir. Tarihsel süreç  içinde doğayı koruma  bilinci günümüzdeki gibi olmasa bile  bu alanda bazı çalışmalar  yapılmıştır. Örneğin, bundan 2000 yıl önce Roma'da  meyve ağaçlarının korunması  için  önlemler   alınmıştır.  1250   yılında  Ingiltere'de kartal,  doğan,  atmaca  ve  balıkçıl kuşlarının korunması  istenmiştir  1343  yılında Dortmund (Almanya)'da  tarım alanları ve otlakların ağaçlandırılması belirli yasalara  bağlanmıştır. Bir alanın sahip olduğu  peyzaj güzelliği, şorası, faunası ve halkın belirli bir süre  için de olsa yararlanması amacıyla bu alanların  koruma  altına alınma fikri Hollanda'da  doğmuştur. 1576  yılında Orange  Prensi ve Lahey Valisi, Lahey Ormanı'nın değiştirilme- den korunması konusunda anlaşmışlardır.

MEB YAYINLARI 8.SINIF VATANDAŞLIK VE DEMOKRASİ EĞİTİMİ ÇALIŞMA KİTABI CEVAPLARI 7

Meb yayınları 8.sınıf vatandaşlık ve demokrasi eğitimi çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.

sayfa 104-105-106-108-110-111-112-113-118-119-121-123    

GERİ   
DEVAMI


Ekstra Bilgi:
Saka Kuşlarının Nesli Tehlikede
Temiz su  kanallarının  kirlenmesi,  kuraklık nedeniyle  çok  sevdikleri kara  hindiba  ve deve  dikeni tohumlarının yok olması ve ticari ürüne  dönüşmeleri  saka  kuşlarının varlığını tehdit  ediyor. Göç yollarında avlanmanın yanı sıra kuş pazarlarında da satılan saka kuşlarının nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Doğadaki  çeşitliliğin ve dengenin tehlike sinyalleri verdiği günümüzde daldan  dala konan saka kuşlarının, bitkilerin tohum  dağılımına ve üremesine katkısı büyüktür.
Basından

Ekstra Bilgi:
Dev Panda
Dev panda, ana  vatanı olan  Çin'in millî amblemidir. Boyu 1,5 metre,  ağırlığı ise 100-150 kg arasındadır. Çin'in Yangçe Havzası'ndaki bambu ormanlarında  yaşayan  dev  pandalar, günde  12-38 kg kadar bambu filizi yiyerek hayatta  kalır.
Bu havza, biyoçeşitlilik bakımından dünyanın en zengin bölgelerinden biridir. Çin'de yaşayan pandaların sayıları  bugün    1600  civarındadır. Çin'deki bambu ormanlarının giderek yok olması, pandaların hayatını tehdit  ediyor.  Pandalar   bugüne kadar  50 doğal rezerv kurularak koruma  altına alınmıştır.
Bambu  ormanları insan müdahalesi olmadığı sürece  dev pandalar için hayat sigortası, bambu ağaçları da varlıklarını devam  ettirmeleri için önemli bir beslenme kaynağıdır. Fakat Çin'de doğal kaynakların taşıma kapasitesi  düşünülmeden yapılan bu  uygulama  sonucunda beslenme zinciri bozulmuştur.

Basından

Meb yayınları 8.sınıf vatandaşlık ve demokrasi eğitimi çalışma kitabı sayfa 84, 85, 88, 89, 90, 92, 93, 94, 99, 100, 101 ve 103 cevapları

Meb yayınları 8.sınıf vatandaşlık ve demokrasi eğitimi çalışma kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir.
Ekstra Bilgi:
Müslümanların bilim ve medeniyete katkılarından bazıları nelerdir?
Tefsir, hadis, kıh, kelâm, siyer gibi kendine özgü ilim dalları  meydana getiremüslümanlar aritmetik,  cebir geometri  gibi  matematik  bilimlerinde;  astronomiharitacılık, coğrafya, fizik, kimya, tıp, p teknolojisi, jeoloji, meteoroloji, mineroloji, zooloji, veterinerlik, botanik, biyoloji gibi her çeşit bilim dalında da yeniliklere imza atmıştır: Matematikte kullanılan “0,1,2…8,9 rakamları aslında Müslüman Arapların rakamlarıdı v aynı  rakamlarda ola ondalık   sistemd Kuze Afrika’lı Müslüman matematikçilerin (el-Kâşi el-Üklidîsî) icadıdır.
Sayfa 84

Sayfa 85
Sayfa 88
Sayfa 89
Sayfa 90
Sayfa 92
Sayfa 93
Sayfa 94
Sayfa 99
Sayfa 100
Sayfa 101
Sayfa 103
 Cebir ilminin kurucusu “El-Cebr ve’l- M u k a b a l a eserinin yazarı Havârizmi’dir. Karekök, Lineer ve Kuadratik denklemlerde  El-Kerhinin,  İntegralde  El-Tûsînin,  cebirsel  sembollerde  İ bn ül- Benna’nın payı büyüktür. Geometri’de İbn ül-Heysem’in, Ömer Hayyam’ın, İbn T ü r k’ün  katkı inkâr  edilemez.  Trigonometri’nin  kurucularının  en  büyüğü  ise el-Battânî’dir.
Astronomi  ilminde,  dünyan  döndüğünü  ilk  kez  Ebû   Said  es-Siczî söylemiştir. Gökyüzünün izlendiği Usturlâb  aletini  İbrahim el-fezâri icad etmiştir. Modern  astronomini kurucusu  olarak  Bitrûcî  kabul  edilir.  Pusulan  icadı, el-Avfî’nin 1232 tarihli eserlerinde ele alınmıştır.
                                                                                                                    
İbn  Havkal’ın ve Bîrûnî’nin  dünya  haritası vardır.  Amerika  kıtasını ve keşfinden asırlar önce Antartika kıtasını haritasında gösteren Piri Reis’in, (öl,1553) dünya haritasının mükemmelliği ise tartışma götürmez bir gerçektir.
Fizik’te izafiyet (rölativite) teorisini ilk kez el-Kindi ortaya koymuştur. Optik ilminin en önemli isimlerinden birisi İbn  Heysem’dir. Atom’un parçalanabileceğini ve parçacıklarının döndüğünü söyleyen ve bunu “Sema ile sembolize eden Mevlânâ’dır. Kum saatini bulan ve güneş saatini geliştiren Müslüman bilginler, ilk hassas terazileri de yapmışlardır.(el-Hâzinî,  er-Râzî gibi)

İlk uçuş denemelerini ve ilkel uçma makinelerini Endülüslü bilimci İbn Firnas
yüzyılda yapmıştır.  “Karanlık  Oda”yı İbn  ül  Heysem  bulmuştur. Nilometreyi (su seviye ölçer) 861’de El-Fergâni icad etmiştir.
 Kimya biliminde ilk yoğunluk ölçme aletini (piknometre)  Bîrûnî  yapmıştır. Kimya da ilk sayısal metodu (kantitatif), Lavoisier’den 700 l önce Ebu’l Kâsım el- şi   kullanmışr.   Kimyasal  Fı rınlar ı,  Câbir  İbn  Hayân  yapmışr.  Petrol  ve damıtılmasından ilk bahsedenlerden birisi de Zekeriyya Râzî’dir.

Biyoloji ilminde, tekâmül nazariyesinin temeli en-Nazzâm tarafından atılmıştır. Câhız, (öl.869) bu teoriyi geliştirmiş,  çevre ve  türlerin değişimi, hayat kavgası teorilerini ele almıştır.  Botanikte  Bîrûnî,  İbn  Vahşîyye, İbKuteybe önemli isimlerdendir.  İb ü Avvâm,  pek  çok  hayvan  cinsini  tarif  etmiş,   hayvan
hastalıklarından bahsetmiştir. Zekeriyya el-Kazvînî, dağların oluşumu, volkanlar ve depremlere açıklama getirmiştir. Gökyüzünün maviliğini Kindî, yağmurun sebebini Fârâbî, gökkuşağını Karâfî açıklamıştır.

Mineroloji bilimine en büyük katkıyı madenlerin oluşumu fikriyle Câbir İbn Hayyân yapmıştır. Ziraat’te, İbn ül Avam insan-bitki arasındaki sevgi-nefret bağını keşfetmiş, ağaç hastalıklarından bahsetmiştir.

p biliminde, kan dolaşımını ilk keşfeden İbnü’n-Nefis’tir.  Psikofizyoloji bilimini el-Kindî kurmuştur. İlk anesteziyi (narkoz), 9.  yüzyılda Sâbit İbn Kurrâ kullanmıştır Mikrobu,  P a s t e u r’den  400  yıl  önce   tohum”   adıyla  Akşemsettin keşfetmiştir Modern  osteoloji’yi   Abdüllatif  el-Bağdadi  kurmuştur Kılcal  kan dolaşımını el-Mecusî  keşfetmiştir. Reçeteyi ve farmakolojiyle ilgili ilk kitapları da Müslüman bilginler yazmıştır. Batıda yeni keşfedilen müzikle tedavi (müzikoterapi), Kindî’den (öl.866) beri uygulanan bir yöntemdir. İbn-i Sîna (980-1037) ise yüzü aşkın eseri ile p ve felsefe alanı başta olmak üzere pek çok alanda bilime ve medeniyete öncülük etmiş bilginlerdendir.

Bu liste böyle uzayıp gider…Görünen şudur ki asırlar  boyu büyük icat ve teorilere imza atan müslüman bilginler, 15.  yüzyıldan itibaren duraklama devrine girmişlerdir. Batılı bilginler  ise bilimde gelinen noktada atağa kalkara bilim ve medeniyete hizmet etme yarışında, bayrağı müslümanlardan  devralmışlardır. Bilim ve medeniyet,  insanlığın  ortak  mirasıdır  ve  herkes  katkı   yapmak  durumundar. Müslümanlar bilim ve medeniyette  tekrar  öncü olabilmek için, eğitime ve eğitim kurumlarına eskiden olduğu gibi gereken önemi göstermek zorundadırlar.
Sponsorlu Bağlantılar 2
banner