Meram yayınları 6.sınıf matematik çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meram yayınları 6.sınıf matematik çalışma kitabı cevapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar

Meram yayınları 6.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 1 ile 50 arası cevapları

Soru korunma politikalarıyla ilgili soru test ve cevaplar
Soru 1 (Ağırlık 16.67%) 
Aşağıdakilerin hangisi genel bir önleme politikasının geliştirilmesine ilişkin hükmü kapsamaktadır ?
(x) İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği    Doğru cevap
( )İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği
( )Sosyal Sigortalar Kanunu
( )İş Teftiş Tüzüğü
Soru 2 (Ağırlık 16.67%) 
Aşağıdakilerin hangisi genel bir önleme politikasının geliştirilmesine ilişkin hükmü kapsamaktadır ?

224

( )İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği
(x) İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği    Doğru cevap
( )İş Teftiş Tüzüğü
( )Sosyal Sigortalar Kanunu

Puan: 100% GönderİptalTest içindeki puanı: 100% × 16.67 = 16.667%

220
Soru doğrudur  Soru 3 (Ağırlık 16.67%)

İş Sağlığı ve Güvenliği ve Çalışma Ortamına İlişkin 155 Sayılı İLO Sözleşmesi özellikle aşağıda belirtilen konulardan hangisini düzenlemektedir?
( )Çalışma Ortamının Niteliklerini
( )Sanayi ve Ticarette İş Teftişini
( )İş sağlığı Hizmetlerini
(x) İş sağlığı ve Güvenliği Politikalarını    Doğru cevap

Puan: 100% GönderİptalTest içindeki puanı: 100% × 16.67 = 16.667%

223
Soru doğrudur  Soru 4 (Ağırlık 16.67%)

Aşağıdakilerin hangisi uygun nitelikte Ulusal İş sağlığı ve Güvenliği Politikası oluşturma yöntemidir?
( )Sivil Toplum örgütleri ve Üniversiteler tarafından
( )Devlet tarafından oluşturma
( )İşveren ve işçi sendikaları tarafından
(x) İşveren ve işçi sendikalarına danışılarak Devlet tarafından    Doğru cevap

Puan: 100% GönderİptalTest içindeki puanı: 100% × 16.67 = 16.667%

222
Soru doğrudur  Soru 5 (Ağırlık 16.67%)

İş Sağlığı ve Güvenliği Politikası oluşturma amacı aşağıdakilerden hangisidir ?
( )İşletmenin ekonomik yapısını düzenlemek
( )Personel servisinin re-organizasyonunu gerçekleştirmek
( )Meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıklarının nedenlerini araştırmak
(x) İşyerlerinde tam önleme ve koruma sağlamak    Doğru cevap

Puan: 100% GönderİptalTest içindeki puanı: 100% × 16.67 = 16.667%

221
Soru doğrudur  Soru 6 (Ağırlık 16.67%)


İş Sağlığı ve Güvenliği Politikası aşağıdakilerden hangisi tarafından bilinmelidir?
(x) İşyerinde çalışanların tümü    Doğru cevap
( )Çalışma Bakanlığı
( )İş sağlığı ve Güvenliği Kurulu
( )İşverenin kendisi

Cuma

Meram yayınları 6.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135 ve 136 cevapları


 Ekstra Bilgi:
 TÜRK- İSLAM DEVLETLERİNDE
DEVLET YÖNETİMİ
ORDU
Gaznelilerde Ordu
Gazneli ordusu dönemin en modern ve profesyonel ordularından birisi  idi. Ordu daima savaşa hazır durumda bulundurulurdu. Ordunun  başkomutanı bizzat sultandı. Gazneli ordusunun önemli bir özelliği de  Hindistan’dan haraç olarak alınan fillerdi. Kaynakların belirttiğine göre fil sayısı en çok 1700 civarında olmuştur. Gazne ordusunda fillerin eğitilmesi ve barınması için filhane kurulmuştu. Gazne ordusundaki askerlerin çoğu süvari  (atlı) idi. Gazne ordusunun sayısı da yaklaşık yüz bin kişi civarında idi. Bu sayı savaş zamanında gönüllüler ve eyalet kuvvetlerinin katılmasıyla artardı.
Gazne ordusunu oluşturan unsurlar şunlardır:
Gulâmlar: Gulâm Farsça kul  demektir Orduda “Gulâm  Sistemi”  ise kulluk sistemi  demektir.    Gulâm  sistemi  en  gelişmiş  şekli  ile  Gazneliler  ve  Selçuklularda görülmektedir. Bu sistem bir bakıma o devrin askerî okulları idi. Çocuk yaşta toplanan asker  adayları,  gulâm  yetiştirme merkezlerine  (gulâmhane)  getirilirler,  burada  at üzerinde silah kullanmayı, saray terbiyesiyle sultana hizmet etme usullerini öğrenirlerdi. Sultana yakın devlet yöneticileri ve yüksek seviyeli  komutanlar gulâm sisteminden yetişiyordu. Gulâm sistemindeki eğitim süresi uzun olup, 18 - 20 yılı bulabiliyordu.

Sultanlar kendilerine en yakın askerler olan hassa birliklerini  (Gulâman-ı Has) gulâmlardan seçerlerdi. Hassa askerleri savaşa her an hazır olan eğitilmiş askerlerdi. Hassa ordusu askerleri yılda dört defa bistegani adı verilen maaş alırlardı. Gulâmlar saray teşkilatında da önemli görevler  alabiliyorlardı. Sultan Alp Arslan’ın kendisine bağlı 4000 gulâmı olduğu  bilinmektedir Gulâm sistemine giren askerlere memlûk (köle)’ da denilirdi. Fakat buradaki memlûk, hiçbir kanuni hakkı olmayan esir insan demek değildi. Bunlar tamamen özel statüde eğitilmiş askerlerdi.  İçlerinden yönetici ve komutan da çıkabiliyordu.

Muntazam birlikler: Sürekli askerlerin oluşturduğu yaya ve  süvarilerden karma düzenli birliklerdir.

Eyalet askerleri: Eyalet askerleri iktalarda yetişmiş atlı askerlerle, şehzade ve meliklerin kuvvetlerinden oluşmaktadır.

Ücretli askerler: Ücretli askerler Oğuz, Karluk ve Yağma Türklerinden seçilirdi.

Gönüllüler: Gönüllüler (gazi) herhangi bir savaş esnasında, savaş bölgesine yakın yerlerden orduya katılan kuvvetlerdi. Sultan Mahmud’un 1018’deki Hindistan seferine yirmi bin gönüllünün (gazi) katıldığı bilinmektedir.

Meram yayınları 6.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 112, 115, 117, 118, 119, 121, 122, 123, 125 ve 126 cevapları


 Ekstra Bilgi:
  TÜRK- İSLAM DEVLETLERİNDE
DEVLET YÖNETİMİ
ORDU
Türkler en eski dönemlerden beri askerliğe büyük önem vermişlerdir.  Türklerde ordunun önemi İslamiyeti kabul ettikten sonra da devam  etmiştir. Ayrıca Türklerin ordu-millet olma karakteri de aynı şekilde sürmüştür. Zaten İslam dünyasında Türkler, kendi devletlerini kurmadan önce İslam Devleti’nin ordu teşkilatında görev almışlardı. Abbasilerin ve  Samanoğullarının orduları büyük ölçüde Türklerden oluşuyordu. İlk Türk-İslam devletlerinden olan Tolunoğulları, İhşidiler ve Gaznelilerde yerli halktan da asker bulunmakla beraber, ordunun çoğunluğunu Türkler oluşturuyordu.

Türk-İslam devletlerinin ordu teşkilatında en önemli unsur insan unsurudur. Türk ordusunun insan kaynakları; gulâm sistemi, ikta askerleri, Türkmen birlikleri, tabi devlet kuvvetleri  ve gönüllüler’di.

Tolunoğullları ve İhşidlerde Ordu
Tolunoğulları  ve  İhşidiler, Mısır’da  askerî  güce  dayalı  bi devle kurmuş olduklarından varlıklarını ve bağımsızlıklarını koruyabilmek  için orduya ve donanmaya büyük  önem  vermişlerdir. İki  devletin  de  ordusunun  büyük  bir  kısmını Türkler oluşturuyordu. Fakat buna karşılık orduda yerli halktan da asker bulunuyordu.

Tolunoğulları meydana  getirdikleri  donanma  ile  Doğu  Akdeniz’de  söz  sahibi olmuşlar ve Adalar Denizi’ne (Ege) sayısız seferlerde bulunmuşlardır. İhşidoğulları da donanmaya büyük önem vermişler, Ravza  adasında bulunan tersanenin bir kısmını Fustat’a taşıyarak burada gemiler inşa etmişlerdir. Suriye’ye yaptıkları seferlerde, bu donanmalardan yararlanmışlardır.

Karahanlılarda Ordu
Karahanlılarda ordunun çekirdeğini Karluk, Çiğil ve Yağma Türkleri oluşturmaktaydı.
Ordunun komutanına da sübaşı denilmiştir. Karahanlı ordusu şu bölümlerden oluşuyordu:
Saray Muhafızları: Başlıca görevleri hükümdarı ve sarayı korumaktı.
Hassa  Ordusu: Karahanlı hassa ordusu ücretli olup, doğrudan  hükümdara bağlı askerlerdi.
Hanedan Üyeleri  ve  Diğer  Devlet  Adamlarının Kuvvetleri:    Karahanlılarda bölge ve vilayetleri yöneten hanedan üyelerinin de kendi  emirleri altında askerî kuvvetleri vardı. Bu hanedan üyeleri ve devletin ileri gelenleri kendi birlikleriyle, savaş zamanında ana orduya katılarak Karahanlı ordusunu meydana getiriyorlardı.
Devlete Tabi  Türk  Topluluklarına Ait Askerler:  Karahanlı devletinde  yaşayan Çiğiller, Karluklar ve Yağma Türkleri gibi bazı Türk boylarına mensup kuvvetler de zaman zaman orduya katılırlardı.

Karahanlılarda askerî harekâtın durumuna göre ordunun komutasını bizzat hükümdar, şehzadeler ya da sübaşılar (kumandanlar) yapardı. Karahanlı  ordusunda hastahane örgütü ile düzenli bir posta teşkilatı da vardı.

Meram yayınları 6.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110 ve 111 cevapları


 Ekstra Bilgi:
Türk-İslam devletlerinde yaşayış şekilleri yönünden halkı üçe ayırmak mümkündür.
Bunlar:1. göçebeler (konar-göçerler), 2. köylüler,  3. şehirliler ile kasabalılardır.
Göçebeler (Konar-Göçerler)
Türklerden özellikle Oğuzların büyük bir kısmı konar-göçer şekilde Maveraünnehir, Horasan,  Irak  ve  Azerbaycan  yaylarında yaşıyorlardı.  Göçebelerin  başlıca geçim kaynakları hayvancılıktı. Karahanlılar ve  Gaznelilerde de halkın büyük bir kısmını göçebeler meydana getiriyordu. Göçebeler koyun, keçi, at, deve ve sığır sürüleri beslerlerdi. Yazın yaylalara  çıkan göçebeler,  kışın ovalara  ve  vadilere  inerlerdi.  Her  göçebe topluluğunun yaylak ve kışlakları ayrı idi.

Köylüler
Köylüler,  yerleşik hayata  geçerek  genellikle  çiftçilikle  uğraşmışlardır.  Bunun yanında az  sayıda hayvan  da  beslemişlerdir.  Mülkiyeti  devlete  ait  olan  toprakları işleyen köylüler, bunun karşılığında öşür denilen toprak ürünlerinden alınan bir vergi öderlerdi. Köylüler, ellerindeki toprakları işleyebildikleri sürece, veraset (miras) yolu ile bu topraklara sahip olabilirlerdi.

Şehirliler  ve Kasabalılar
Şehir ve kasabalarda yaşayanlar, özellikle ticaret ve zanaatlarla (tecrübe ve ustalık gerektiren iş, meslek) geçimlerini sağlamışlardır. Şehir ve kasaba halkından bazıları da tarla  ve  bahçelerinde  tarımla  uğraşırdı. Büyü şehirlerde tüccarlar,  demirciler, bakırcılar, dokumacılar gibi esnaf ve  zanaatkârların yanı sıra, devlet memurları ve askerler  de  şehir ve  kasaba  halkının önemli  bir  kısmını oluşturuyordu. Esnaf  ve zanaatkârlar, kendi aralarında ayrı ayrı birlikler (lonca) halinde örgütlenmişlerdi.
Türk-İslam devletlerinin önemli şehirlerinden bazıları Semerkant, Bağdat, Buhara,
İsfahan, Herat, rgenç, Rey, Nişabur, Cend, Belh, Gazne, Balasagun ve Kaşgar’dır.

Sponsorlu Bağlantılar 2
banner