Volumetrik analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Volumetrik analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi

Eşdeğerlik Noktası ve Dönüm Noktası ne demektir? titrasyon hatası nasıl olur?

Bir titrasyonda ayarlı maddenin titre edilen maddeyi tam olarak tükettiği noktaya eşdeğerlik noktası denir.
Örneğin; kuvvetli bir asitle kuvvetli bir bazın titrasyonunda pH'ın 7 olduğu nokta, eşdeğerlik noktasıdır.
Demirin permanganatla titrasyonunda ise, ortamdaki demirin tamamının permanganatla tepkimeye girdiği nokta eşdeğerlik noktasıdır.
Eşdeğerlik noktası belli bir stokiometrik eşitliğe dayandığından, teorik olarak hesaplanabilir.
Örneğin; demirin permanganatla titrasyonu tepkimesinde, titrasyonun eşdeğerlik noktası, ortamdaki bütün demirin her beş mol’üne eşdeğer olan bir mol permanganattır.
Dönüm noktası ise, titrasyonda eşdeğerlik noktasını belirlemek için kullanılan indikatörün renginin değiştiği noktaya denir.
Eşdeğerlik noktasıve dönüm noktası aynı nokta gibi görünmekle birlikte farklı noktalar da olabilir.
Ayarlı bir asit çözeltisi ile baz tayininde indikatör olarak çoğunlukla fenolftaleyn çözeltisi kullanılır.
Damla damla asit ekleyerek yapılan analizde, damlanın düştüğü noktada kırmızı renk meydana gelir, ancak bu dönüm noktası değildir. Çünkü çalkalandığında kaybolur.
Titrasyona devam edildiğinde öyle bir noktaya gelinir ki asitin bir damla fazlası bütün çözeltiyi kırmızı renge boyar. Bu noktaya dönüm noktası denir.
Bu titrasyonda dönüm noktası ile eşdeğerlik noktası aynı değildir.
Çünkü fenolftaleyn pH yaklaşık 8.5 iken kırmızı renge döner. Eşdeğerlik noktası ise pH 7 iken söz konusudur.
Öte yandan demirin permanganatla titrasyonunda ortamdaki bütün demir(II) iyonları yükseltgendikten sonra permanganatın bir damla fazlası çözeltiyi mor renge boyadığından, bu titrasyonda eşdeğerlik noktası ve dönüm noktası aynı kabul edilir.
Dönüm noktasının eşdeğerlik noktasından farklı olduğu durumlarda titrasyon hatası söz konusudur.
Eşdeğerlik noktası ile dönüm noktasıne kadar farklı ise, ayarlı çözeltiden o kadar eksik (veya fazla) harcanacağından, bulunacak sonuçda o kadar farklı olacaktır.
Bu şekildeki titrasyon hatası hesaplanabilir, büyük olması hâlinde gerekli düzeltme yapılabilir.

Birincil (Primer) ve İkincil (Sekonder) Standart ne demektir? Bir maddenin birincil standart olarak kullanılabilmesi için sağlaması gereken koşular

Volumetride, çözeltiyi ayarlayabilmek için kullanılan çok saf maddeye birincil standart(veya primerstandart) denir.
Örneğin; permanganat çözeltisinin ayarlanması, saf ve kuru sodyum okzalatın belli bir miktarının çok duyarlı bir şekilde tartılması ve bunu permanganatla tepkimeye sokulmasıyla yapılabilir.
Bu ayarlamada kullanılan çok saf sodyum okzalata, birincil standart denir.
Aynı şekilde asit çözeltisinin sodyum karbonat ile ayarlanmasında veya gümüşnitrat çözeltisinin sodyum klorür ile ayarlanmasında, sodyum karbonat ve sodyum klorür birer birincil standart maddelerdir.
Her bileşik birincil standart olarak kullanılamaz. Bir maddenin birincil standart olarak kullanılabilmesi için bazı koşulları sağlaması gerekir.
1. Maddenin bileşimi tam olarak bilinmeli ve oldukça saf olmalıdır.
2. Ayarlanacak çözelti ile hızlıve stokiometrik bir tepkime vermelidir.
3. Oda sıcaklığında mutlaka kararlı olmalı, bir etüvde kurutulabilmeli ve su veya karbondioksit gibi maddeleri soğurucu özelliği olmamalıdır.
4. Eşdeğer ağırlığı, eğer mümkün ise büyük olmalıdır. Çünküküçük tartımlardaki hata oranıbüyük tartımdakinden daha büyüktür.
      Çözelti ayarlamada çok saf madde yerine ayarı belli başka bir çözeltide kullanılabilir. Kullanılan bu ayarı belli çözeltiye ikincil standart(veya sekonderstandart) denir.
Örneğin; ayarlı bir asit çözeltisi ile bir baz çözeltisinin ayarlanmasında veya gümüşnitrat çözeltisinin ayarı belli sodyum klorür ile ayarlanmasında, asit ve sodyum klorür çözeltileri birer ikincil standart maddelerdir.
Ayarlama işlemlerinde ikincil standart kullanmak, birincil standartdaki kurutma ve tartma gibi bazı işlemleri içermediğinden, daha az zaman alır ve bu nedenle birçok lâboratuvarlarda ayarlı çözeltiler bulundurulur.
Ancak bu çözeltilerin zamanla bozulmama, bulundukları kaptan ve güneşten etkilenmeme, gibi özelliklere sahip olması gerekir. Aksi hâlde ayarlı olarak bilinen çözeltinin derişimi değişeceğinden birçok hatalara sebep olabilir.
Sponsorlu Bağlantılar 2
banner